İçeriğe geç

POLARİS ve Yıldızların Gizemi

Bölüm 3 · 6 dk okuma

POLARİS ve Yıldızların Gizemi

Bölüm 3

Noel ve Halloween

🏰

Keyifli Okumalar!

Atıştırmalıklarınızı unutmayın!

🏰

Tam yemeğe başlanıcakken Profesör Fomalhaut ayağa kalkarak konuşmaya başladı.

"Sevgili öğrenciler ve sayın eğitmenler yemeğe başlamadan önce size bir şey bildirmek istiyorum.Bu güzel Noel ve Halloween akşamında sizlere bir konuğumuz olucak " dedi ve sağ eliyle kapıyı işaret etti.

Herkes merakla kapıya bakıyordu .

"Noel ve Halloween ...birlikte mi?" dedi Capella mırıldanarak.

Aniden kapıdan beyaz uzun sakallarıyla ve kırmızı şapkasıyla şişman bir adam uçarak girdi.

"N-Noel baba ?" dedi Rigel ağzı açık bir şekilde.

Hera kafasını iki yana salladı.

"Evet o Noel Baba " dedi Capella.

Herkes büyük bir şaşkınlıkla Noel Babaya bakıyordu.

Noel Baba ise koca salonun içinde kahkaha atarak dönüyordu.

Masanın üstünde birbirinden leziz duran bir kurabiye aldı ve yere indi.

Yürüdü ve hızla arkasına döndü.

İçeri birbirinden güzel kız elçiler girdi ve koca salon ortasında dans etmeye başladılar.

Aynı zamanda dansa korkunç bir şarkıyla eşlik ediyordular.

"Çığlık atan kafalar bugün tüm ruhunu sarsacak , cenazeni belirle bu noel gecesinde " kulağa hoş gelmeyen, ürkütücü bir melodi de vardı.

"Tabuttan gizlice sızabilir bu yaramaz hayaletler, çıldırtabilir seni bu Halloween gecesinde ."

Şarkı nihayet bitmişti.

Noel baba eliyle kapıyı işaret etti elçilere ve sonra yönetmenlerin oturduğu masaya oturdu.

Profesör Fomalhaut ellerini iki yana açarak yemeğe başlamalarını söyledi.

Herkes yemeğe başladı.

🏰

Yemek bitmişti salonda sadece 12 kişi vardı.

Hera koca salonun içerisindeki süslenmiş çam ağacına doğru yürüdü.

Çam ağacının süsleri o kadar çok parlıyordu ki göz kamaştırıyordu.

En üstte ise parlayan büyük yıldız.

Hera süslenmiş ağacı seyrederken yanına Profesör Fomalhaut geldi yani Outworld'un müdürü .

"Gözünü alamıyorsun değil mi?" dedi Fomalhaut gülerek.

Hera evet anlamında başını aşağı yukarı salladı.

Gözlerine sanki bir hüzün düşmüş gibiydi.

"Peki şu en büyük yıldızın ne anlama geldiğini biliyor musun?" dedi Fomalhaut.

"Hayır efendim " dedi Hera kafasını iki yana sallayarak.

"O baban Sirius'u temsil ediyor" deyince Hera hafifçe gülümsedi .

"Baban çok parlaktı Hera , hayal edemeyeceğin kadar fazla parlak."

"Birşey sormak istiyorum efendim çok merak ediyorum da ... onları kim öldürdü ?" deyince Fomalhaut hızla kafasını Hera'ya çevirdi.

"Çok mu merak ediyorsun? " dedi yutkunarak yaşlı adam.

Evet anlamında kafasını salladı Hera .

Fomalhaut gülümsedi ve Hera'nın kafasına elini koydu.

"Öğrenmek için merak gerekir " dedi .

Hera gülümsedi ve Fomalhaut oradan ayrıldı.

🏰

Soğuk kış her yere vuruyordu. Beyaz kar taneleri her yeri beyaza boyuyordu.

Müdür yardımcısı Gemma Connell herkesi yanına hızla topladı.

Hera ve Capella ise hala oda hakkında konuşuyordular.

"Oda'yı neyle açmayı düşünüyorsun acaba?" dedi Capella eliyle yüzünü korurken .

Onlar bunları konuşurken Bayan Gemma herkese birşey söylemişti ve dağılmışlardı.

Hızla Bayan Gemma'ya yürüdüler.

"Siz ikiniz neredeydiniz? " dedi kaslarını çatarak Bayan Gemma.

"Şey efendim..." dedi Capella utanarak.

"Geçin çabuk Fomalhaut sizi bekliyor." dedi elindeki rulo şeklindeki kağıtla gitmelerini işaret ederek.

"Onlar neden bu kadar katılar? " dedi Capella.

"Katı değiller biz kurallara uymuyoruz " dedi Hera hızla yürürken.

Neyse ki yetişmiştiler.

Hızla yerlerine oturdular.

"Evet herkes geldiyse size çok önemli bir açıklama yapmam gerek." dedi Fomalhaut.

Yüzündeki ifadeden söyleyeceği şeyin dehşet verici olacağı belli oluyordu.

"Bir öğrencinin yıldızı tüm yıldız büyücüleri tarafından öğrenilmiş ve bu pekte hoş karşılanmamış. " deyince herkes kendi arasında konuşmaya başladı.

"Susun!" diye bağırınca Fomalhaut herkes sustu.

"Hera Wizard" deyince herkes Hera'ya döndü.

Hera'nın ise gözleri faltaşı gibi açılmış Fomalhaut'a bakıyordu.

Sertçe yutkundu Hera.

Tedirginleşmişti.

Hera hızla ayağa kalktı.

"Bağışlayın efendim" diyerek hızla koca salondan çıktı .

Hızla koşuyordu ama nereye gittiğini bilmiyordu.

Bir anda yere yığıldı.

Bacağını soymuştu. Bu onda hafif acı bir inletme yarattı.

Karşısında daha önce gördüğü yıldız sembollü kapı vardı.

Hemen ayağa kalktı ve asasını çıkardı .

Yutkundu ve kapıya baktı.

Capella ise hızla yanına gelmek için koşuyordu.

"Aperitur nomine!" dedi Hera ve karşısındaki kapı büyük bir hiddetle açıldı. Kızgın rüzgar hızla vuruyordu.

Kapı tamamen açılınca rüzgar dindi.

Bir anda Capella bağırdı.

"Hera oradan hemen uzaklaş! " dedi ancak Hera sadece ona baktı.

Aniden Hera'nın etrafını gri gölgeler sardı ve etrafında hızla dönemeye başladı.

Hera yere çömeldi ve eliyle yüzünü korudu.

Gölgeler hızla etrafını sararken birkaç kişinin sesini duydu.

"Leves!" diye bağırıyordu etraftaki kişiler.

Hera hafifçe başını kaldırdı ve etrafına baktı 4 kişi parlıyordu .

Etrafta ki gölgeler gidince Hera yerden kalktı ve 4 parlayan kişiye baktı.

"Kızım dedi parlayan bir kişi ."

"Anne Halley " dedi Hera'nın gözlerinden bir kaç yaş damlası süzülürken.

"Sirius , baba" dedi Hera.

Babasına sarılıcakken eli babasının bedeninden bir hayalet gibi geçti.

Diğer iki kişiye baktı ve onları tanıması zor olmadı.

"Büyükanne Castor , Büyükbaba Gredi!" dedi Hera mutlulukla.

"Süremiz doldu kızım bunu al bu seni koruyacaktır , sakın kimseye verme" dedi annesi Hera'ya garip bir cisim uzatırken.

"Görüşürüz kızım " dedi babası elini sallayarak ve sonra hepsi yok oldu.

Hera kapıya baktı ancak kapı hâla kapalıydı.

Capella hızla Hera'ya koştu ve sarıldı.

Hera hemen elindeki şeyi cebine sakladı.

"İyi misin?" dedi Capella telaşla.

Evet anlamında başımı salladı Hera.

"Onları gördüm " dedi Hera.

"Kimi gördün " dedi Capella etrafına bakarak.

"Annem ve babamı " dedi Hera.

"Saçmalama Hera etrafta kimse yoktu sadece birkaç dakikalığına donuk kaldın" dedi Capella gülümseyerek.

🏰

"Hera elinde ki ne ?" diye tekrar ediyordu Capella durmadan.

Hera ise cevap vermek istemiyordu.

Elinde ki tılsımı ona göstermeye hiç niyeti yoktu.

Çünkü annsei ona "Kimseye vermemesi konusunda uyarmıştı " ancak zihni vermek konusunda gidip geliyordu.

Yatakhane'de geceydi ve onların hiç uyumaya niyeti yoktu çünkü kimse uyumuyordu .

Herkes kendi kafasında takılıyordu .

"Hadi ama!" dedi Capella tılsımı almaya çalışırken. Aniden tılsım gere düştü.

Bir kızın ayağının önüne düşmüştü.

Kız tılsımı yerden aldı ve inceledi.

"Fazla ilginç" dedi kız gözlerini kısarak , bakışlarını Hera'ya çevirdi.

"Onu bana ver Alnilam" dedi Hera tılsımı almaya çalışırken.

Alnilam dalga geçercesine geriye bir adım attı ve Hera'nın düşmesini sağladı.

"Noldu üzüldün mü yoksa almadığın için mi? " dedi gülerek.

Hera hızla yerden kalkarken asasını çıkardı ve Alnilam'a doğrultu.

"Exire!" dedi Hera ve birden Alnilam duvara yapıştı.

Bu onun inlemesine sebep oldu.

Aniden odaya Bayan Gemma girdi.

"Neler oluyor burada ? Bayan Alnilam? İyi misiniz? " dedi dönük kalmış bir şekilde.

Gemma , Alnilam'ın elinde ki tılsımı aldı ve Hera'ya döndü.

"Bayan Hera benimle gelin lütfen " dedi ve yürümeye başladılar.

Hera utanç içinde yüzünü buruşturdu.

Pijamaları altında üşüyordu.

"Bu tür büyü yapmanız hiç hoş değil Bayan Hera" dedi Gemma.

Gemma onu odasına getirdi ve ona oturmasını söyledi.

"Bana ceza mı-" dedi Hera.

"Asla" dedi Gemma sözü keserek.

"Yıldızını merak etmiyor musun?" dedi Gemma .

Hayır anlamında başını iki yana salladı Hera.

"Hiç düşünmedim bile" dedi Hera.

"Peki bunu sana söylememi ister misin?" dedi Gemma tebessüm ederek.

"Neden olmasın ki?" dedi Hera.

Gemma cama doğru yürüdü. Hera'da onun yanına geldi.

"Yıldızını görüyor musun?" dedi Gemma derin bir nefes alarak.

"Hayır efendim" dedi Hera.

"Göremezsin çünkü ... ancak ölürsen görebilirsin" dedi.

"Ne yani ölmem mi gerek?" dedi Hera yüzünü buruşturarak.

"Yapma Hera sen akıllı bir kızsın, öldüğünde ancak bir yıldız olursun ve gökyüzünde parlarsın" dedi Gemma gülerek.

"Yani annem ve babamı girebilir miyim?" dedi Hera meraklanarak.

"Bak bakalım gökyüzüne " dedi Gemma.

Hera cama yaklaştı ve karanlık gökyüzüne baktı .

Ancak hiçbir yıldız gözükmüyordu.

"Hayır efendim" dedi Hera.

"Çünkü onları sadece mutluyken görebilirsin " dedi Gemma.

Hera büyük bir şaşkınlığa uğradı.

"Mutlu musun?" dedi Gemma.

"Sanmıyorum efendim... yıldızım...onu söyleyebilir misiniz?" dedi Hera.

"Bunu yarın Profesör Fomahaut'tan öğrenmen daha doğru olur" dedi Gemma derin bir nefes alarak.

Hera tamam anlamında kafasını salladı ve yavaş adımlarla odadan çıktı.

Gemma'nın söyledikleri beynine kazınmıştı.

Yatakhaneye geldiğinde herkes uyuyordu.

Hera hızla yatağına girdi ve derin bir uykuya daldı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.