Mor taşın tamamen yok olmasının üzerinden aylar geçmişti.
Bu kez gerçekten gitmiş gibiydi.
Ne mor enerji vardı.
Ne kontrol edilen Pokémonlar.
Ne de gökyüzünü kaplayan karanlık bulutlar.
Pikachu, Charmander, Squirtle, Bulbasaur ve Eevee sonunda huzurlu günlerin tadını çıkarıyordu.
Bir gün yarış yaptılar.
Pikachu yine kazandı.
Squirtle ikinci geldiğini iddia etti.
Ama herkes onun üçüncü olduğunu biliyordu.
"Hayır! Ben ikinciydim!" diye bağırdı Squirtle.
Charmander gülüyordu.
"Tamam Squirtle, tamam."
Sonraki gün meyve topladılar.
Daha sonraki gün dere kenarında oyun oynadılar.
Bir hafta sonra yeni bölgeler keşfettiler.
Her şey harikaydı.
Pikachu artık mor taşı düşünmüyordu bile.
Ta ki bir geceye kadar...
Gökyüzünde garip bir sarı ışık belirdi.
Bu ışık mor enerjiye benzemiyordu.
Ama aynı derecede ürkütücüydü.
Eevee yıldızlara bakarken ilk fark eden oldu.
"Arkadaşlar..."
Herkes gökyüzüne baktı.
Uzakta dev bir sarı ışık yükseliyordu.
Bulbasaur'un yüzü ciddileşti.
"Bu da ne?"
Kimse bilmiyordu.
Ertesi sabah ışığın geldiği yere gittiler.
Ve gördükleri şey karşısında donup kaldılar.
Devasa bir kristal...
Ama bu kez mor değil...
Parlak sarı renkteydi.
Kristalin içinden altın renkli enerji çıkıyordu.
Pikachu kötü bir hisse kapıldı.
"Bu normal değil."
Tam o sırada kristalden enerji dalgaları yayıldı.
BOOOOOM!
Yakındaki Pokémonların gözleri sarıya döndü.
Bir Pidgeot saldırıya geçti.
Arkasından bir Charizard.
Sonra bir Blastoise.
Sonra onlarcası...
Sonra yüzlercesi...
Eevee korkuyla geri çekildi.
"Yine mi?!"
Bulbasaur dişlerini sıktı.
"Ama bu mor taş değil."
Tam o sırada yaşlı Noctowl ortaya çıktı.
"Noctowl!" dedi Pikachu.
Yaşlı Pokémon kristale baktı.
Sonra yüzü soldu.
"Hayır..."
"Nedir?" diye sordu Charmander.
Noctowl yavaşça konuştu.
"Bu Sarı Taş."
"Sarı Taş mı?"
"Evet."
"Mor taşın daha güçlü hali."
Bir anda herkes sessizleşti.
"Nasıl yani?" dedi Squirtle.
"Noctowl devam etti."
"Mor taş yok olmadı."
"Hayır."
"Evrimleşti."
Bu sözler herkesi şok etti.
Mor taşın enerjisi değişmişti.
Daha güçlü hale gelmişti.
Daha akıllı hale gelmişti.
Ve artık Sarı Taş olmuştu.
Savaş başladı.
Pikachu Thunderbolt kullandı.
Charmander alevlerini gönderdi.
Squirtle su saldırıları yaptı.
Bulbasaur asmalarını kullandı.
Eevee de elinden geleni yaptı.
Ama hiçbir işe yaramadı.
Sarı Taş'ın etrafında görünmez bir enerji kalkanı vardı.
Yaklaşmaya çalışan herkes geri fırlıyordu.
BOOOOM!
Pikachu metrelerce uzağa savruldu.
Charmander yere düştü.
Bulbasaur yaralandı.
Eevee korkuyla geri çekildi.
Sarı Taş kendisini koruyordu.
Üstelik kontrol ettiği Pokémonlar da durmadan saldırıyordu.
Binlerce Pokémon artık onun tarafındaydı.
Günler boyunca savaştılar.
Ama ilerleyemediler.
Sonunda yaşlı Noctowl tekrar konuştu.
"Bir yolu var."
Herkes ona döndü.
"Nedir?"
"Farklı tür Pokémonların güçleri aynı anda kristale çarpmalı."
Pikachu anlamadı.
"Nasıl yani?"
"Noctowl açıkladı."
"Elektrik."
"Ateş."
"Su."
"Bitki."
"Normal tip."
"Hepsi aynı anda vurmalı."
"Eğer bunu başarırsanız kristalin kalkanı kırılabilir."
Bu umut vericiydi.
Ama büyük bir sorun vardı.
Sarı Taş bunu biliyordu.
Bu yüzden sürekli Pokémonları kullanarak kendisini koruyordu.
Kristale yaklaşmak bile neredeyse imkânsızdı.
Ekip günlerce plan yaptı.
Ama her denemeleri başarısız oldu.
Bir gün Pikachu tam saldıracakken bir Raichu önüne çıktı.
Başka bir gün Squirtle'ın yolu Blastoise tarafından kesildi.
Başka bir gün Bulbasaur'u onlarca Pokémon durdurdu.
Sarı Taş her hamlelerini biliyor gibiydi.
Ama ekip vazgeçmedi.
Bir akşam gün batarken yüksek bir tepede oturuyorlardı.
Aşağıda Sarı Taş parlıyordu.
Onun etrafında binlerce kontrol edilen Pokémon vardı.
Eevee sessizce konuştu.
"Başarabilecek miyiz?"
Kimse hemen cevap vermedi.
Sonunda Pikachu ayağa kalktı.
Gözleri kararlıydı.
"Başaracağız."
"Nasıl?"
"Bilmiyorum."
"Ama bir yol bulacağız."
Arkadaşları ona baktı.
Sonra hepsi gülümsedi.
Çünkü şimdiye kadar her zorluğu birlikte aşmışlardı.
Belki Sarı Taş şimdiye kadarki en güçlü düşmandı.
Ama ekip de hiç olmadığı kadar güçlüydü.
Ve büyük savaş henüz yeni başlıyordu...
Devam edecek...
⚡🔥💧🌿🦊