İçeriğe geç

Plajda Aşk

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Plajda Aşk

Bölüm 8

Heyecan Dorukta

O gün restoranda epey oturduk. Gece yarılarına kadar canlı müzik devam etti. Havanın yeni yeni serinlemesinden dolayı da , restoranda oturan kimsenin kalkası yoktu, bizimde öyle. İçimdeki heyecan, yerini harika bir duyguya bırakmıştı. Duygu diyorum, çünkü o an hissettiğim duyguyu tarif etmeye bir kelime yok buna eminim. O akşam Mehmet ellerimi hiç bırakmadı. Ellerinden kayıp gideceğim sanki diye ödü kopuyordu , belliydi. Bende onun bu aşkına karşılık, onu asla bırakmayacaktım. İkimizinde hak ettiği değer kavuşmaktı elbette. Her ne kadar uzun ve yorucu bir yol gibi görünse de bizim için vız gelir vız giderdi. Aramızda heyecan , tutku, aşk, macera ve sevgi, müthiş bir doruktaydı.

Bu tutkuyu düşürmeye niyetim yoktu en azından şimdilik böyle düşünüyordum tabi.

Gece yarısı olduğunda, taksiyle benim kaldığım pansiyonun önüne geldik. Bana eşlik etmek için Mehmet'de taksiden indi ve beni uğurlarken şunları konuştuk:

"Sakın tedirgin olma Sinem ve bana güven, seninle çok güzel bir hayat yaşayacağız, seni çok mutlu edeceğim "

Her bir sözlerini hayran hayran dinliyordum.

" sen yanımda ol, gerisi önemli değil " dedim titreyen sesimle. Kalbim hızlı çarpıyordu çünkü ve bunun nedeni ona olan yüksek aşkımdandı.

"Çok seviyorum seni, şimdi gir eve ve uyu olur mu bitanem" dedi ve kucakladı beni. Sımsıkı sarıldık ve beni kucağında bir tur havada döndürdü. Saçlarım havalanıyordu, ikimizinde ağzı mutluluktan sonuna kadar açık sırıtıyorduk.

Daha sonra ben kapıyı açıp içeri girdim, girene kadar arkamdan baktı ve sonra Mehmet'te taksiye bindi ve gitti.

Eve girdiğimde Kader hariç herkes uyuyordu. Olan biteni benden dinlemek için sabırsızlıkla bekleyen arkadaşım, hemen bize içecek birseyler koydu ve beni odaya çağırdı. İlk önce üstumdekileri çıkardım ve rahat kıyafetler giydim. Gece saat üç olmuştu yine de Kader'e herşeyi baştan anlatmam gerekiyordu. Sabaha kadar bekleyemezdi, yüzündeki sabırsız ifadeyi okuyabiliyordum. İlk önce gecemizin güzelliğinden bahsettim. Burada kalacağımı Kader'e nasıl söyleyeceğimi bilemediğim için bu konuşmayı sona sakladım. Manzarayı, yemekleri, Mehmet'le sarılışımızı , mutluluğumu anlattım. Heyecanla dinliyordu beni, ağzımdan çıkacak olan sözleri kaçırmamak için hayli odaklıydı bana ve o da artık birşeyleri eksik anlattığımı fark etmişti. " başka bir şey olmadı mı yani ?" dedi.

İlk başta derin bir nefes aldım "biliyordum işte hadi dökül" dedi Kader.

"Bu konuşmayı bilerek sona sakladım Kader, ama artık söyleme zamanım geldi farkındayım. Bu gece Mehmet bana bir teklifte bulundu. Aşkımıza sahip çıkmalıyız dedi ve burada onun yanında kalmamı söyledi. Kendini toparladığında da evlenmek istiyor benimle".

"Nee sen şaka mı yapıyorsun, sen ne dedin peki?"

Kader'in şaşkınlıktan gözleri parlıyordu. Her ne kadar benim mutluluğumu düşünse de onu bırakacağım için üzülmüştü anlıyordum.

"Kabul ettim teklifi, lütfen bana darılma onu çok seviyorum" dedim yalvarır bakışlarla.

"Peki ya annen? Yada Izmirde'ki düzenin ne olacak? Yeni bir hayat kurmak nasıl birşey biliyormusun?"

"Hiçbirşey bildiğim yok Kader. Ama öğrenmek istiyorum tamam mı? Mehmet'i bırakmayacağım kararım kesin. Bilmen gerekiyordu ve işte anlattım şimdi izin verirsen uyumak istiyorum artık, saat çok geç oldu. Sabah tekrar konuşalım olur mu? Anneme anlatacağım zaten, sende yanımızda ol ve duy bil hepsini tamam mı?" Dedim yorgun bir biçimde.

Şaşkınlığı devam eden Kader artık bana surat asıyordu, ama önemli değildi, nasılsa sabah gönlünü alırdım şimdi gerçekten çok uykum vardı ve umursuzca yatağa girip uyudum. Sabah , her zamankinden daha geç uyanmıştım. Mutfağa doğru gittiğimde, Kader herkese herşeyi anlatmış olmalı ki masada abim , annem ve Kader oturmuş beni bekliyorlardı. Üstümdeki uyku marurluğunu henüz atamadığım için esner vaziyette " günaydın, kahvaltı yaptınız mı?" Diye yüzsüzce sordum.

" kahvaltıdan önce bize anlatacağın birşeyler olduğunu düşünüyoruz " dedi annem. Muhtemelen bana kızgındı ve haklıydı da. Ama çok ani alınan bir karardı bu ve bu haberi zaten ancak şimdi söyleyebilirdim elimden gelen başka ne vardı ki?

"Annem biraz sinirli, geç hadi otur yanımıza da anlat işin aslını " diyerek, abim beni yanındaki sandalyeye davet etti.

Yavaş yavaş yürüyerek sonunda masaya geçtim. Tüm gözler benim üzerimdeydi. Hepsi anlatacaklarımı dinlemek için bekliyordu. Bu telaş benim uykumu artık açmıştı ve söz bana düşüyordu:

"Ben artık çocuk değilim, yetişkin bir insanım ve ne var ki aşık oldum, duygularıma esir oldum. Mehmet'i size anlattım biliyorsunuz, muhtemelen siz dönmeden de sizi onunla tanıştırırım. Bilmeniz gereken şu, siz bensiz döneceksiniz çünkü ben burada , aşık olduğum kişiyle kalacağım ve ileride evleneceğiz. Size karşı yaptığım herhangi bir gizleme olayı falan yok. Sadece herşey çok hızlı gelişti ve bu teklifi ben daha dün gece aldım. Mehmet'e evet dedim. Onu çok seviyorum ve anne , abi şunu bilin ki kızınız, kardeşiniz burada , sevdiği ile çok mutlu olacak..." Bu sözlerle cümleme son verdim. İstem dışı bir şekilde gözlerimden yaşlar akıyordu. Belki sevinç göz yaşı, belki ailemi özleyeceğimi bildiğimdendi bu yaşlar.

Bölüm sonu

1 yorum