İkinci Bölüm: Işıkların Gölgesindeki Gizemler
Eldoria kasabasının sakinliği ve gecenin büyüsü, Anna'nın içindeki merakı daha da ateşler. Phoenix Işıkları'nın dansını izledikçe, onların sadece güzelliklerinin ötesinde bir amaç taşıdığına inanmaya başlar. Ancak gecenin büyüsünü çözmeye çalışırken, karşısına çıkan gizemlerin de farkına varır.
Bir sabah, Anna gözlem kulesinde gizemli bir not bulur. Not, Antik Kitaplar Kütüphanesi'ne gitmesi gerektiğini söylemektedir. Gökyüzündeki ışıklarla ilgili ipuçlarının bu kütüphanede saklı olduğunu düşünen Anna, hemen yola koyulur. Kütüphane, kasabanın en eski yapısıdır ve yıllar boyunca sırların korunduğu bir yer olarak bilinir.
Kütüphaneye adım attığında, Anna eski ve tozlu rafların arasında kaybolur. Antik kitapların sayfalarını çevirirken, gökyüzündeki ışıkların kökeni hakkında pek çok ilginç efsane ve anlatıya rastlar. Fakat aradığı gerçek hâlâ elinin altında değildir.
Bir gün, kütüphanenin en uzak köşesinde unutulmuş gibi duran eski bir defter bulur. Defterin sayfaları, gökyüzündeki ışıkların gizemini çözebilecek anahtarı içeriyor olabilir mi? Defteri titreyen elleriyle açar ve sayfaları karıştırmaya başlar. Aniden, sayfaların arasından düşen bir harita kağıdı fark eder.
Harita, kasabanın etrafındaki ormanlara doğru uzanmaktadır. Anna, haritanın gösterdiği yere gitmeye karar verir. Ormanın içine adım attığında, daha önce hiç görmediği bitkilerin ve ağaçların arasında yürürken, sanki başka bir dünyaya adım atmış gibi hisseder. Haritanın işaret ettiği sonunda, gökyüzündeki ışıkları yansıtan bir göl bulur.
Gölün kenarında durduğunda, suyun yüzeyine baktığında gördüğü manzara tüm çabalarını değmiş gibi hissettirir. Gölde yansıyan ışıklar, gökyüzündeki gibi dans etmektedir. Ancak bu sefer, yüzeyin altında daha derin bir gerçeğin izlerini seçebilir gibidir.
Işıkların Gölgesindeki Gizemler'in içinde, Anna'nın yolculuğu sadece gökyüzündeki ışıkların ötesinde bir amaca ulaşmakla kalmaz; aynı zamanda kasabanın ve kendi geçmişinin de gizemini aydınlatmaya başlar.