Birincisi Bölüm: Gecenin Örtüsünde Yankılanan Phoenix Işıkları
Gizemli gecenin perdeleri aralandığında, dünya sessiz bir bekleyiş içine gömülür. Rüzgarın hafifçe esmesiyle yapraklar hışırdar, yıldızlar gökyüzünde pırıl pırıl parlar. Ancak bu gece, gökyüzündeki en büyük sürpriz henüz sahneye çıkmamıştır.
Küçük bir kasaba olan Eldoria'nın halkı, yıllardır geceleri gökyüzünde beliren tuhaf ışıklar hakkında efsaneler anlatırlar. Bu ışıklara "Phoenix Işıkları" adını vermişlerdir. Anlatılanlara göre, Phoenix Işıkları gecenin derinliklerinden yükselir ve yıldızların arasında dans eder. Bir kısmı bu ışıkların kaybolmuş ruhların izleri olduğuna inanırken, diğerleri onların evrenin sırlarını çözmeye çalıştığı mistik varlıklar olduğunu düşünür.
Kasabanın merkezinde, bir gözlem kulesi yükselir. Burası, Eldorialıların Phoenix Işıkları'nı en iyi gözlemleyebilecekleri yerdir. Genç ve merak dolu Anna, gözlem kulesindeki teleskobu her gece sabırsızlıkla ayarlar. Gökyüzünü izlerken, ışıkların anlamını çözmeye çalışır. Gökyüzündeki o sihirli anları kaçırmamak için her gece uykusuz kalır ve rüyalarında ışıkların sırrını arar.
Bir gece, Anna'nın teleskobuyla gördüğü şey tüm beklentilerini aşar. Gökyüzünde, rengarenk parlayan ışıklar oluşmaktadır. Bu kez, daha önce hiç görmediği bir şov başlamıştır. Işıklar, göklerin derinliklerinde dans ederken adeta müzikle senkronize bir şekilde hareket ederler. Anna'nın kalbi heyecanla çarpar, çünkü bu olağanüstü anın bir parçası olmanın farkındadır.
İşte tam bu noktada, bir esinti hisseder. Rüzgarın tınısı kulaklarını okşarken, gözleri ışıkların içine çekilir gibi olur. Anna, sanki uzak diyarlara gidiyormuş gibi hisseder. O anın büyüsü içinde, Phoenix Işıkları'nın sırrını çözmek için başlamış olduğu yolculuğun daha da derinine inmeye karar verir.
Gizemli Phoenix Işıkları'nın büyülü dünyasına atılan ilk adımı atmış olan Anna, artık kasabanın ve evrenin sırlarını keşfetmek üzere yola çıkmıştır.