Dönüşümün üzerinden birkaç hafta geçmişti. Artık kampüste “Hayalet” olarak anılıyordum. Koridorlarda yürürken eğitmenler başlarını eğiyor, diğer ajan adayları yol veriyordu. Lorenzo’nun odasına çağrıldığım gün, içimde garip bir heyecan vardı. Kapıyı çaldım, içeri girdim. Lorenzo masasında oturuyordu, önünde bir dosya açık. Bana bakıp hafifçe gülümsedi. “Otur, Ariv.” Karşısına oturdum. Siyah deri bir koltuktu; sırtım dimdik. “İlk görevin,” dedi dosyayı önüme kaydırarak. Kapağını açtım, fotoğraflara baktım. Hedefin yüzü netti: Genç, yakışıklı, kendinden emin bir ifade. Adı Aras Yalın’dı. İstanbul’un yükselen iş adamlarından biri; teknoloji ve gayrimenkul sektöründe hızla büyüyen bir şirketin sahibi. İçimde hiçbir şey kıpırdamadı. Ne merak, ne öfke, ne heyecan… Hiçbir duygu yoktu. Kampüsteki aylar duygularımı tamamen söndürmüştü. Hipnozlar, terapiler, acı… hepsi beni boş bir kaba çevirmişti. Sadece görev kalıyordu. Gözlerimi fotoğraflardan kaldırıp Lorenzo’ya baktım. Sesim düz, soğuk. “Aras Yalın’ın tam suçlaması ne?” Lorenzo bir an sustu, gözlerimde duygu aradı ama bulamadı. Hafifçe başını salladı, memnun. “Resmî dosyada vergi kaçakçılığı, kara para aklama, ihale yolsuzluğu var. Ama asıl mesele bu değil, Ariv.” Bir sigara yaktı, dumanı yavaşça üfledi. “Gerçek suçlaması örgütümüzün rakibi olan bir Rus mafya ağıyla bağlantısı. Hassas operasyon bilgilerimizi sızdırıyor; güvenli ev adresleri, ajan rotaları, finansal akışlar… Son altı ayda üç adamımızı kaybettik onun yüzünden. Doğrudan kanıt yok, ama tüm izler ona çıkıyor.” Dosyayı işaret etti. “Senin görevin ona yakınlaşmak. Kimliğin hazır: Ariv Noir, uluslararası bir yatırım danışmanlık firmasından üst düzey yönetici. Şirketiyle iş bağlantısı kurduk. Yarın akşamki gala davetindesin; teknoloji sektörünün yıllık kokteyli. Orada temas kur, güvenini kazan, gerektiği kadar yakın davran. Bilgiyi al. Eğer tehdit olmaya devam ederse… ortadan kaldır.” Fotoğraflara tekrar baktım. Aras Yalın bir yatta, bir kadınla… Bir otel açılışında, takım elbiseli… Güvenlikli bir sitede arabasına binerken. “Koruma durumu?” “Üç bodyguardı var, profesyonel. Silahlı. Ama senin için sorun olmaz.” Başımı salladım sadece. “Anlaşıldı.” Lorenzo bana uzun uzun baktı. “Kişisel bir bağın yok, değil mi?” “Hayır,” dedim hemen. “Sadece bir hedef.” Lorenzo gülümsedi – nadir, gerçek bir gülümseme. “İyi. İşte bu yüzden seni seçtim. Duygusuz, kusursuz.” Dosyayı kapattım. Ayağa kalktım. “Yarın İstanbul’dayım.” Odayı terk ettim. Koridorda yürürken topuk seslerim yankılanıyordu. Ariv Noir’düm artık. Duygusuz. Hesapçı. Makine gibi. Ve çok yakında… Aras Yalın benim karşımda olacaktı. Gözüne girecektim. Gerekirse dokunacaktım. Ve sonra… gerektiğinde bitirecektim. Görev buydu.
Bölüm 10
9.Bölüm
Bölüm sonu
Sonraki bölüm kilitli
11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.