İçeriğe geç

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Peşimdeki Tehlike // FanFiction

Bölüm 2

2🩹Kırmızı Işık

Sonunda konser alanına vardığımızda polislerle beraber hemen şirketten içeri girdik.

Önümde polis memurları olduğu için onlarla birlikte kolaylıkla şirketten içeri girmeyi başarmıştım.

İçeri girer girmez konser salonuna doğru koşmaya başladım. Çok hızlı koşma gibi bir yeteneğim olduğu için polis memurlarını dahi arkada bırakıyordum.

Sonunda son sürat çığlık seslerinin olduğu salona girdim. Bu kadar gerilimin yaşandığı dünyama Stray Kids üyeleri sahnede "Hellevator" şarkısını söyleyerek âdeta eşlik ediyordu.

Salon küçüktü, kalabalık da normal hâlinden daha azdı.

Yorgunluktan dolayı ellerimi diz kapaklarıma dayayarak nefeslenirken aynı zamanda çevreme bakınmaya başladım.

O psikopat buralarda bir yerlerde olmalıydı. Bu kadar korumanın, bu kadar güvenliğin olduğu yere nasıl girmiş olabileceği meçhuldü ama adı üzerinde psikopattı işte.

Bana gönderilen videodaki görme açısını dikkate alarak yeniden göz attım çevreme. Hiçbir şey göremedim.

Hızla nefes alıp verirken kuruyan dudaklarımı dilimle ıslattım. Sertçe yutkunup boğazımdaki kuruluğu bir nebze olsun gidermek istedim.

Sahnede "Hellevator" performansını sergilemeye devam eden Stray Kids üyelerine yeniden dönüp onlara odaklandım.

Tam da o an, gördüğüm şeyle ellerimi dirseklerimden çektim ve şaşkınlıkla ağzımı aralayarak doğruldum.

Üyelerin her birinin üzerinde sırayla kırmızı bir ışık dolaşıyordu. Bunun lazer olduğunu anlamamak için kör olmak lâzımdı ama hiç kimse fark etmiyordu. Sahneyi aydınlatan o kadar ışık vardı ki böyle bir şey dikkat çekmiyordu.

Arkamdan gelip aynı benim az önce yaptığım gibi ellerini dizlerine koyarak soluklanan ve çevreyi tarayan sivil polis memurlarından birinin kolunu dürttüm.

Salonun sesinden dolayı yüksek sesle bağırarak işaret parmağımla sahnedeki üyeleri gösterdim.

"Üzerlerinde gezen şeyin lazer olduğuna eminim ajusshi(bayım)!"

Daha fazla yerimde duramadım. Polis memurunu dahi dinlemeden konser alanına girişi engelleyen korumalara doğru koştum.

Yine çok hızlıydım ve beni gören korumalar durmam konusunda ikaz ederek bellerindeki tabancalarına sarıldılar.

Birazcık tırsar gibi olsam da aldırmadan koşmaya devam ettim. İki korumaya yaklaştığım esnada zaten bu hızla fren yapamayacağımı da bildiğim için elastik bir hareketle yan dönerek korumaların arasından geçtim.

Korumalar silahlarını çıkarıp beni hedef alırlarken sanırsam arkamdaki polis memurları ellerinde kimliklerini sallayıp bağırarak onları durdurdu.

"Durun! Sakın ateş etmeyin! Polis, polisiz biz! Sakın ateş etmeyin!"

Ben sadece koşmaya devam ettim.

En sonunda yüksek platformlu sahneye yine çok elastik bir şekilde sıçrayarak atladım ve kendimi performans sahneleyen Stray Kids üyelerinin arasında buldum.

Müzikler durdu.

Az önce bangır bangır müzik ve fanların çığlıklarıyla dolu olan salon şimdi oldukça sessizdi.

Fanlar kaşlarını çatmış şekilde fısıldaşarak hafif bir uğultu yapıyor ve beni izliyordu.

Üyeler bile şaşkınlıktan oldukları yerde durup bana bakmaya başladı. Tüm gözlerin odağı ben oldum ama benim gözümün takıldığı tek yer, şu an Felix'in üzerinde tam kalbine hedeflenen kırmızı ışık oldu.

...

👇🏻Gülünce gözlerinin içi parlayan, parlayan gözleriyle hayatımıza ışık olan Seungmin'imiz.😍👇🏻

Bölüm sonu

3 yorum