Benim baktığım yerde kimse yoktu şok içindeydim.
Sara; “Sakin ol bu gece seninle birlikte eve geleceğim”. Eve gittik. Sara ile pijamalarımızı giydik. Crna’ya mamasını verdim ve Sara ile dizi izlemeye başladık. Dizinin ortasında ensemde bir soğukluk hissettim ve bir anda arkamı döndüm hiçbir şey yoktu. Sara yanımda uyuya kalmıştı. Üstünü örtmek için çamaşır odasına battaniye almaya gittiğimde Crna karşıdaki duvara baka kalmıştı. Duvarın önünde bir bitkim vardı fakat sanki orada birşey bizi izliyordu. Büyük bir bulanıklık vardı. Korkmaya başladım, hareket edemiyordum. Kendimi zorladım ve ani bir refleksle kapıyı kapattım. Crna’yı kucağıma aldım, titriyordu. Yatak odasından kendi yorganımı aldım ve içeri gittim. Sara’nın olduğu çekyatı açtım ve birlikte yattık. Nasıl uyuyacağımı bilmiyordum. Odamda birşey var ben ne yapacağım? Crna bile çok korkmuştu kafamın ucunda yatıyordu. Bütün günün verdiği strest ve korkudan olmalıydıki uyuya kaldım. Gece korkunç birşey olmadı. Sara;”Amira kalk! Amira acele et!” diyerek beni uyandırdı.
A: Ne oldu Sara?
S: Dün gece söylemedim ama bu evde kötü bir enerji var!
A: Nasıl yani?
S: Sorgulama, al burada kıyafetlerin kedinide al çabuk! dedi
Sara ve annesi Aura tarzı işlerle uğraşıyordu. Hemen Crna’yı aldım ve Sara ile bir restoranta oturduk.
S: Dostum sana musallat olmuş kötü bir enerji var.
A: Kanka saçmalama böyle şeyler gerçek değil, alt tarafı yorgunluktan siület gördüm.
S: Saçmalama kızım ya biraz sözümü dinle.
A: Hayır, böyle şeyler çok saçma.
Lafın tam ortasında garson geldi fakat garsonun elleri o korkunç adamın ellerine aşırı benziyordu ve çok kalın bir sesi vardı.
G: Sipariş…
S: Ne sipariş düzgün konuşsana.
Garsonun yüzü çok korkunçtu, saçları sağ gözünü kapatıyordu, kafasını Sara’ya çevirip eğdi.
G: Ne istersiniz?
S: İki kişilik serpme kahvaltı olsun. Lütfen.
A: Ben yemek yemeyeceğim, midem bulanıyor.
S: Yok öyle birşey. İki kişilik olsun.
Garson kafasını salladı ve gitti.
S: Ne tuhaf bir mekan tiplere bak.
A: Ya öyle.
Bir süre sonra tatlı bir garson kadın geldi.
G: Kusura bakmayın dizin siparişlerinizi almayı unuttuk.
S: Pardonda bizim siparişimizi bay bir garson az önce aldı
A: Evet, siparişlerimiz alındı.
G: Hanımlar fakat burada hiç erkek garson çalışmıyor. Benimle birlikte dört bayan garson var.
S-A: Ne!
S: Biz birşey istemiyoruz. Amira kalk!
A: T-tamam.
Sara ve ben korkmuştuk. Sara belli etmemeye çalışıyordu fakat ben ise artık delirmek üzerindeydim.Donup kaldım. Sara Crna’nın olduğu taşıma çantasını aldı ve beni kolumdan tutarak çekiştirdi. Sara arabasını çalıştırdı. Hızlıca uzaklaştık.
S: Korkma tamam mı sakin ol.
A: …
S: Benim evime gidiyoruz annemlerden çekinme bir süre buradayız dedi.Onların evinde bir süre kaldık. Evleri çok güzeldi hiç tuhaf bir şey yaşanmadı. Sara’nın annesi Maria çok şefkatli bir kadındı. Bana bir süre kalabileceğimi söyledi. Gece hep beraber balkonda oturduk ve yattık.
S: Amira kanka sen ekmek almaya git biz kahvaltıyı hazırlarız.
A:Tamam kanka.
Çıktım mutlu hissediyorum sonunda o lanetten kurtulduğumu düşünüyordum. Fırına girdim ekmek rafına gittim ama hangi ekmeği alsaydım ki ve kaç tane alacağımı unutmuştum. Sara’yı aramak için elimi cebime attım fakat telefonu evde unutmuştum. Omzumda bir el hissettim.
Kasadaki personel buyrun bir sıkıntı mı var?
A:Evet
P:Ne oldu?(Gülümseyerek)
A:Telefonumu evde unuttum.
P:İsterseniz numaranızı alayım.
A:Olur tabikide
A:054* *** ** **
Adam çok yakışıklıydı sesi çok kibardı resmen büyülenmiştim.
P:Buyur açtılar
A:Sara kaç tane ekmek alayım
S:3 tane yeter
A:Tamam
A:Çok teşekkür ederim adınız neydi?
P:Adım Elton, peki sizinkisi?
A:Adım Amira
P:Memnun oldum siz zahmet etmeyin ben poşete ekmekleri koyarım. Kaç tane olsun?
A:3 tane evet 3 tane
P:Pekala
Uzun bir boyu vardı. Esmer tenli siyah gözleri vardı. Tam bir beyefendi gibi görünüyordu. Parayı ödedim ve çıktım.
Arkamdan seslendi,”İyi günler yine beklerim”. Arkamı dönüp el salladım. Çok mutlu hissediyordum. Çok güzel bir andı. Hemen eve gittim. Maria abla ve Sara kahvaltıyı hazırlamış beni bekliyorlardı.
M:Gel Amira otur kızım.
S:Hadi kanka.
A:Geliyorum.Bir dakika elleri yılamam lazım.
S:Tamam kanka
Ellerimi yıkadım,sofraya oturdum. Birlikte sohbet ettik.
Çok güzel bir kızdı. Numarasını eklesem rahatsız olur mu ki? Adı neydi ya,hatırladım Amira.
E:Merhaba Amira!
Yemek bitti ben Crna’nın çantasını toparlarken bir mesaj geldi. Merhaba Amira mı, buda kim?
A:Merhaba! Kimsiniz?
E:Benim fırıncı.
A:Hatırladım buyrun bir sorun mu var?
E:Hayır yok. Tanışabilir miyiz?
A:Elbette.
E:Hangi binada yaşıyorsunuz, ben buraları iyi bilirim.
A:Burada oturmuyorum. Arkadaşımın yanına geldim.
E:Anladım. Neler yapmaktan hoşlanırsın?
A:Resim çizmeyi severim.Peki sen?
E:Bende spor yapmaktan hoşlanırım.
A:Oo güzelmiş.
E:Ne hakkında çizersin?
A:Portre, karakter,bina…
E:Yanına gelsem birlikte resimlerini incelesek nasıl olur?
A:Şimdi olmaz.
E:Neden ki?
A:Çünkü, evim tadilatta da ondan.
E:Anladım sen gel o zaman.
A:Bilmiyorum.
E:Sende haklısın yabancı birisinin evine gitmek mantıklı değil. O zaman başka zamana.
A:Yok yok farketmez benim için. Netede oturuyorsun?
E:Fırının üst katında.
A:Akşam oturmaya geliyorum o zaman.
E:Peki bekliyorum. Görüşürüz.
A:Görüşürüz.
Ayy neden kabul ettim ki, daha tanımıyorum bile. Ne kadar aptalım neyse en azından Sara var.

