İçeriğe geç

Persona

Bölüm 3 · 17 dk okuma

Persona

Bölüm 3

3. Bölüm "Narsist"

Akel sorguda

Polis : Akel, Hare'nin telefonunu incelediğimizde seninle olan mesajlarını gördük. Sürekli Hare ile birbirinizle uğraşıyormuşsunuz ve sürekli mesajlarınızda 10 ekim lafı geçiyordu. Bu 10 ekim olayı nedir bize birazcık açabilir misin ? Kardeşinin ölümüyle bir alakası olabilir mi? Hare neden sürekli o günle ilgili pişmanlık mesajları yazıp sana bela okuyordu.

A: Hare ile daha önceden gönül ilişkimiz bulunmaktaydı. 10 Ekim günü bizim için önemli bir gündü işte.

Polis: Nasıl bir önemi vardı 10 ekimin Hare neden mesajlarında sürekli seni suçluyordu?

A: Biz 10 ekim günü Hare ile biraz yakınlaştık bense duygusal bağ kurmak istemiyordum hiç kimseyle. Takılma amacım vardı takıldıktan sonra Hare'ye görüşmek istemediğimi söyledim. Hare ise daha önce hiç kimse ile yakınlaşmadığı için bana bağlanmıştı ben de biraz onu kırdım. ( Yutkundu) Aslında o gün bazı şeyler değişmişti kalbi o kadar temizdi ki onu seviyordum. İstemeden kıskanıyordum kıskandıkça da hakaretler edip hesap soruyordum. O da beni seviyordu ama ben sürekli ona nefret kustuğum için gitmek zorunda kalıyordu. O yanımda kalmaya çalıştıkça incittim ve her ne kadar kardeşimle çıkmış olsa da ben onun beni unuttuğunu düşünmüyorum.

Polis: Hare ile kardeşin nasıl çıkmaya başladılar ve Hare onu öldürebilecek birisi mi ?

Akel: O Hare'yi tavlamaya çalışıyordu bense kıskanıyordum. Hare'de bir gün onu çok rezil ettiğimde kardeşimle bana inat çıkmaya başladı sonra ona gerçekten bir şeyler hissetmeye başladı. Ben onunla iletişim kurmaya çalıştıkça Hare benden kaçıyordu. Bense ona bulaşıyordum. Suç bendeydi ona hiç duygularımı diyemezdim tam onunla çıkacak gibi olduğumuzda onu unutup kafa dinlemek için şehir dışına giderdim onu hep yalnız bırakırdım. Hare bir böceği bile incitemez.

P: Erkek kardeşiniz daha önce hiçbir kıza cinsel saldırıda bulundu mu?

A: bilmiyorum Neden bana böyle bir soru soruyorsunuz ? Yoksa Hare'ye bir şey mi yapmış ! ( Sesi yükselmeye başladı ve masaya sert bir yumruk geçirdi.)

Polis memuru: Sadece böyle bir ihtimal olup olmayacağına dair bir soruydu Hare ile alakalı bir soru değil. Hare'nin mesajları incelendiğinde onu çarşamba günü öpmüş olduğun bir mesaja ulaştık. Hare ile yasak bir ilişkiniz mi vardı?

A: Hayır, sadece Hare'nin onu sevdiğine inanmadığım için Hare'yi öptüm. Sizce ben varken Hare'nin onu sevmesi mümkün olabilir mi ? Ben hiçbir zaman bu ihtimale inanmadım her ne kadar onu sevse de beni başkalarından kıskandığının da farkındaydım.

Hare

10 Ekim devam

Telefonunu sertçe sehpaya koyduktan sonra gözlerimin içine derince baktı." Hare, yaşananları kimsenin bilmesini istemiyorum. Bak bilinirse benim için sıkıntı olmaz ama senin okulda adın çıkar. "Tehditkâr bir ses tonuyla konuştu. Bir nevi bu geceyi unut başıma bela olma eğer başıma bela olursan seviştiğimizi herkese anlatırım ses tonuydu bu.

Yüzümü buruşturdum. "Yani beni tehdit mi ediyorsun? "Diye sordum. Gözlerini gözlerimden ayırıp göz teması kurmadan buz gibi bir sesle konuştu.

"Seni tehdit etmiyorum sadece olacakları önceden belirtiyorum eğer bu gece yaşananlar duyulursa senin üzerine gelirler insanların kafa yapısı bu." Dedi çok keskin bir seslem Ona karşı içimde bir öfke hissetmiştim ama belli etmemeye çalıştım.

"Yani erkek sevişince kral kadın yapınca orospu mu? "dedim öfkemi belli eden bir sesle. Yapmacık bir öksürükle boğazımı temizledim. " ben kimseye bir şey demem sen merak etme ama eğer bu duyulursa şöyle diyeyim beni yargılayacak hiçbir pisliği ciddiye almam erkek yapınca kral kadın yapınca oruspuymuş ben bu düzeni bozarım Akel! "Sesimi biraz yükselttiğimde gözlerinden afalladığı belli olmuştu.

"Ben seni düşündüğüm için dedim yoksa tehdit falan yok ve sanırım uyuyakalacağım. "dedi esneyerek. Konuyu kapatmaya çalışıyordu. Sırtını bana döndüğünde sırtından ona sıkıca sarıldım. Onun tenine dokunuyor olmak bana güvende hissettiriyordu. Sanırım en sevdiğim yeri saçları, gözleri ve sırtıydı. Kokusunu içime çekerek gözlerimi kapadım. "Sana iyi uykular uykucu şirin. "Diyerek ensesine bir öpücük kondurdum.

"Anne eli değmiş gibi. "Uykulu bir sesle mırıldandığında sanki o da görüyormuş gibi tebessüm ettim.

"Böyle demene sevindim. "Diyerek saçına öpücük kondurdum ve koynumda uyumasına izin verdim. İçim onun kokusuyla dolup taşıyordu. Akel ile hep bu halde olmak istiyordum. Uyurken oldukça masum gözüküyordu.

16 Ekim

Hare

Matematik ile zıtlaşmalı saatler geçiriyorduk ben diyordum her türlü soruları çözeceğim o diyordu yapamayacaksın sonuç olarak kazanan o oluyordu. Konu anlatımı videosunu kapatıp test kitabını da yere fırlattım. Olmuyordu, işte bu dersi bir türlü yapamıyordum. Sınavda hiç hevesim yoktu. Mezuna kalmaktansa bıkmıştım. Zilin sesini duyduğumda Onurun geldiğini düşünüp homurdanarak kapıya doğru ilerledim. Her Kapıyı açmamla onu gördüm. Akel ıpıslak halde tam karşımda duruyordu. Resmen içki kokuyordu. "Sarhoş musun sen!" diye cırladığımda, hiçbir şey demeden kendini kanepeye attı. Telaşla ona bakmayı sürdürdüğümde, gözlerinde bir parıltı oluştu. Gülümsedi, ama içimdeki endişeyi bastıramadım.

"Hasta olacağım, üstümü değiştirsen iyi olur," dedi yüzsüzce. Kollarını havaya kaldırıp bana "hadi gel" bakışı attığında, ona kıyamayıp tişörtünün eteklerini tutup çıkardım.

"Sana en iyisi kardeşimin giysilerinden getireyim," diyerek salondan çıkıp kardeşimin odasına doğru yöneldim. Dolabından rastgele eşofman ve tişört alıp salona doğru ilerlediğimde, Akel'in pantolonunu çıkardığını gördüm. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bana doğru gelip elimdekileri çekip aldıktan sonra muzip bir sesle "Bana bakma, çok ayıp, arkanı dön," dediğinde, direk giyinmesi için odadan çıktım.

Saçmalama Hare.

İçimde garip bir heyecan vardı, mutfakta ada çayı yapmaya başladığımda boynumda bir öpücük hissettim. "Senin bu anaç hallerine bayılıyorum, nefesimi kesiyorsun," diye mırıldandığında güçlükle yutkundum.

Kaşlarımı çatarak kristal mavisi gözlerinin içine baktım. "Akel, neden buradasın? Gerçek sebebi ne?" diye sorduğumda, altın sarısı saçları dağınık ve ıslak bir haldeydi, kristal mavisi gözleri ise sanki baş edemediği bir acıyla yüzleşemiyorcasına bana bakıyordu. "Dur, tahmin edeyim, canın sıkıldı ve benle uğraşmak istedin."

"Hayır, sadece seni görmek istedim," diye mırıldandı.

Bıkkın bir şekilde nefesimi verdim. "Kullanıp attın beni işte."

Usulca yutkundu. "Hayır, seni kullanmadım." Yalancısın Akel!

Gözlerimi kırpıştırarak ona baktım. "Akel, kafamı karıştırmaya çalışma."

"Bana iyi geliyorsun ve toparlanmaya ihtiyacım var. Den yanımda olunca daha iyi toparlanıyorum," dedi yüzsüzlüğü karşısında ağzım açık kaldı. O ise bu halime gülüyordu. Yanağıma hızlı bir öpücük kondurduğunda onu ittirdim.

"Bana şımarıp durma, git terapistine anlat bunları, ben senle uğraşamam," diye tısladığımda cebinden o gece kaybettiğim kolyeyi çıkardı. "Bu bayadır bendeydi, sana vermeyi unutmuşum," demesiyle kolyemi sertçe avucunun içinden aldım.

Gözlerim büyüdü. "Sadece senden tek istediğim, evimden gitmen."

"İyi değilim, gözleri güzel bakan kadın."

Gözlerimi devirdim. "Akel, ben o gece yaşananları unutmaya çalıştıkça sen hem bana hatırlatmak zorunda mısın? Ben gerçekten bıktım, o geceyi hatırlatmandan," diyerek ofladım.

Nefesini bıkkınca verdi. "Sürekli tartışmak zorunda mıyız, biraz kendini ana bıraksan?" Dedi. Alt dudağımı stresten yara edercesine dişledim. Yüzümü avucunun içine aldıktan sonra okşamaya başladığında nefesim kesildi. "Senin gibi bir kadın neden bu kadar inat olmayı seçer?" diye sorduğunda gözlerim gözlerine hapsoldu. Bu kristal mavisi gözler her zaman böyle ateşini bana mı diyordu, yoksa bu bana mı özeldi?

Kanma, aptal Hare!

İç sesim yeniden devreye girmişti.

"Güçlükle konuştum. "Akel, lütfen sana bağlanmamı sağlama, git buradan."

"Seni kaybetmek istemiyorum, sana karşı hissettiğim garip bir bağ var ve ben bu bağın bitmesini istemiyorum," diye fısıldadı güçlükle.

"Akel, ben sadece derdi yatak olan bir adamla bağ kurmak istemiyorum. Bu bir film değil, gerçek hayat, ve kötü çocuğun değişmeyeceğini en iyi ben biliyorum," dedim gözlerim dolu halde. "Akel, lütfen git," dedim ona yalvarırcasına, oysa gitmek yerine yanağıma bir öpücük kondurdu.

"Derdim seninle yatmak değil, bana iyi geliyorsun, garip bir şekilde," dedi buruk bir sesle. İşte o an, o gecenin verdiği etkiyle dudaklarımızı birleştirdim. O dudakları, o geceden beri bazen hissetmek istiyordum. Beni yavaşça öpmeye başladığında, yine kendimi ona hapsediyordum. Akel'in elleri kalçamı okşadığında midemde garip bir his oluştu. "Akel, gitmen iyi olur," diyerek kendimi geri çektim.

"Seni hissetmek, bana iyi geliyor, sana çok ihtiyacım var," dediğinde, güçlükle yutkundum.

"Yaralarını silmek için beni kullanma," dedim yüzüne üzgünce bakarken. "Akel..." sözümü kesen dudaklarını dudaklarıma sürtmesiydi.

"Gitmemi mi istiyorsun, kalmamı mı?" diye sordu.

"Kalmanı," diye fısıldadım. Ellerimi ellerinin arasına alıp kalbine götürdü.

"Senin yanındayken tam şurama bir şey oluyor," dedi, ardından kokumu iyice içine çekti. Kalp atışlarım, kalbimin içinde koşuşturmaya başlamıştı. Aniden sağ bacağımı okşamaya başladı. "Tenin çok hoş."

"O zaman, tenime hapsol," dedim cüretkâr bir sesle. "Bu birincisiydi, ikincisiyse, beni sevgiye boğ." Akel bacağımı okşadıkça, kalbimde garip çarpıntılar oluşuyordu.

"Sana karşı koyamıyorum," diye dudaklarıma doğru fısıldadı. Ardından ellerimi tutup beni ilerletmeye başladı. Mutfakta çıktığımızda kendimi odamda buldum. Akel'in yüzünde şımarık bir gülümseme belirdi. Aniden çenemi kavrayıp baş parmağıyla dudağımı okşadığında, "Sana hapsolmaktan korkuyorum," dedim. "Aynı durumdayız. "diyerek beni onayladı. "Âmâ kabul et ikimizde birbirimizden etkileniyoruz. "dedikten sonra kardeşime ait olan tişörtü üzerinden çıkardı. "Böyle daha iyiyim. "diyerek dudağımı öptüğünde parmaklarım saçlarının arasında gezindi. "Birisini sevip onu keşfetmek sonra ise onunla aile olmak istemişimdir hep." Dudaklarımdan çıkan saçma itiraf karşısında Akel kıkırdadı.

"Aşk kadınısın yani," dedi, gözlerinde bir kıvılcım belirirken.

"Evet," diye mırıldandım, yüzüne doğru eğilerek. "Senden nasıl bir baba olur acaba?" diye sorduğumda, dudaklarımda hafif bir gülümseme belirdi. Bu soru, içimdeki merakı ateşledi.

"Bunları konuşmak için daha erken," dedi, ama sesindeki ton bile bu konunun onu düşündürdüğünü belli ediyordu.

Bozulmuştum...

Ona bunu belli etmemem gerekiyordu. Ancak, odada yükselen gerilim ve duygusal yük, aramızdaki mesafeyi giderek azaltıyordu. Birbirimize karşı çekim gücü, hava bile değişmeye başlamıştı.

Gözlerimiz birbirine kilitlendiğinde, aramızdaki atmosfer sıcaklığını arttırdı. Bir an, sadece nefes alıp vermek, ikimizin de kalbini hızlandırmaktan başka bir şey yapamadığımız bir an oldu.

Ve o an, hiçbir kelimeye gerek kalmadan, bedenlerimiz birbirine doğru kaydı. Ellerimiz birleşti, dudaklarımız buluştu ve zaman durdu. O an, sadece birbirimize ait olmanın ve bu yakınlaşmanın gücünü hissetmenin tadını çıkardık.

***

Gözlerimi açtığımda yanımda yatan onu gördüm. Anılar zihnimde canlandığında, kendimi garip hissettim. Yarı baygın gözlerle ona bakarken, o mışıl mışıl uyuyordu. Onu dürtüp uyandırdığımda dudaklarıma bir öpücük kondurdu. "Aşk kadın, bugün seninleyim," dedi, neşe dolu bir sesle. "Birazdan duşa gireceğim, sonra da film izleriz," dediğinde gülümsemeden edemedim.

Akel'in saçını kuruttuktan sonra maske yapıp yüzümüze sürdük. Maske yüzümüzde kururken, bir yandan da "Redeeming Love" filmini izliyorduk. İkimiz de maskeyi yıkamaya üşenmiştik, bu yüzden film bitince yıkayacaktık. Başım onun omzundaydı, bir kanepeye ikimiz zar zor sığmıştık. Bugün, sanırım, hayatımın en güzel günü olabilirdi. Michael kadını öptüğünde, Akel de dudak kenarıma bir buse kondurdu. "Film güzelmiş, gerçekten. İkinci izleyişin mi?" diye sorduğunda, "Hı hı," diyerek yanıt verdim.

"İyi ki sana geldim, bana iyi geliyorsun," diye fısıldadı aşk adam. "Yasemin annem hep bana çocukken kitap okurdu," derin bir nefes alıp verdi. "Bana filmden sonra kitap okur musun? Ama saçlarımı severek."

Gamzesinden öptüm. "Kitap okuma eşliğinde saç sevmek tam benlik," diye şevkle mırıldandım. Filmi açtım ve ona iyice sokularak kokusuyla sarhoş oldum.

Ben bu adamı seviyordum, buna artık emin olmuştum. Onun kokusundan sarhoş olurken, aynı zamanda istemsizce onu elinde bebekle hayal ediyordum. "Seni seviyorum, Akel," diye fısıldadım. Ben ilk defa bir erkeğe bu kadar yeniliyordum. O ise bu cümleyi söylememle hiçbir şey demeden kalkıp kapıya doğru ilerlemeye başladı. İşte o an iyice anlamıştım: Her şeyden kaçabilirsin, ama gerçekler her zaman bir tokatmışçasına yüzüne çarpar. Bu hikayenin sevilmeyeni de bendim. Arkasından ilerledim böyle kolayca gelip kafamı karıştırarak gidemezdi. şok içinde kalmıştım. "Ama... Ben seni gerçekten seviyorum, çekip gidemezsin " dedim, zoraki bir gülümsemeyle. "Neden beni incitmeye çalışıyorsun?"

Ama Akel'in bakışları değişmedi. " Benim ilgim artık sende değil, Hare. Hare, senin hissettiğin duyguları paylaşamıyorum, çünkü benim için bağlanmak bir zayıflık işareti. Senin aşkına yanıt vermemem, sadece benim gerçek benliğimi korumak için gereken bir adım. Senin hissettiğin duyguların bana ait olmadığını anlaman gerekir. Benim kalbimde sadece benim yerim var, senin değil. Bu ilişki, senin gibi bağlanmaya meyilli biri için bir hayal kırıklığı olabilir, ama benim için sadece bir eğlence aracıydı. Ve bu oyunun artık sona erdiğini kabul etmelisin."

Kızgınlıkla yanıtladım: "Beni incitiyorsun çünkü çünkü senin egon bunu kaldıramıyor, değil mi? Seni aşkınla doldurmamı istedin, ama senin doyumsuzluğunla baş edemiyorum."

Ama Akel, sadece narsist bir gülümsemeyle karşılık verdi. "Beni anlamak için zekanın yeterli olmadığını söylemek istemiyorum, ama... Seninle olan ilişkim, benim için sadece bir oyunun parçasıydı. Ve ben artık oyunu bitirdim."

Bu sözler karşısında içimde bir çaresizlik belirdi. "Seni hiçbir zaman gerçekten anlayamayacağımı biliyordum, Akel. Ama en azından benim gibi birini kaybetmekle karşı karşıya olduğunu bilmelisin."

Akel, umursamaz bir bakışla karşılık verdi. "Seni kaybetmekle aslında hiçbir şey kaybetmiyorum, Hare. Benim gibi birini bulmak senin için bir daha mümkün olmayacak."

Yüzündeki soğuklukla birlikte odadan beni kendi içsel savaşımın derinliklerinde bırakarak çıktı. ***

24 Ekim Hare (geçmiş)

Sahi en çok ne zor, hiçbir şey olmamış gibi yaparak hayatına odaklanmak mı yoksa yarım kalan bir sevgi mi? Akel'e olan duygularım bütünüyle beni zehirliyordu.Onu ne merak etmek istiyorum ne de kıskanmak . Beni de kendisine dönüştürmeye başladı ve bu çok berbat.Biz başından beri yanlıştık 10 ekim gibi berbat bir günden doğru bir hikayenin çıkmasını beklememiz yanlıştı. Sevgi neden en saçma kişileri bile bulurken bana düşmandı ? Bugün yine Akel sınırlarını aşıyordu. Hem beni seviyormuş gibi davranıyordu hem de sinirlerimi bozuyordu. Yanımda bir karşı cins arkadaşımı gördüğünde gözleri dolu gibiydi sonrasındaysa gelip bana kimse ben olamaz o etrafındaki erkeklerin niyetleri başka diye saçmalıyordu. Yanımda karşı cinsten birisini görmesi onu çıldırtıyordu ama beni sevdiğini kabul bile edemiyordu. Tanımadığım kızları masama getirip onlarla benim masamda oturuyordu. Beni arayıp durduk yere bulaşıyordu sonra sürekli ben kafamda kuruyormuşum gibi konuşuyordu. En son attığı mesaj Hare aklımdan siktir gitti fakat sürekli rahatsız eden de kendisiydi. Akel'i sevmek hayatımın en berbat dönüm noktasıydı. Akel'i çözmeye çalışıyordum. Kişilik Bozukları kitabını açarak Akel'in hangi kişilik bozukluğuna sahip olabileceğini çözmeye çalıştım. Ona en yakın gözüken kişilik bozukluğu Narsistik kişilik bozukluğuydu. Resmen bu kişilik bozukluğu Akel ile bütünleşiyordu okuduğum her cümle onu anlatıyordu.

Narsistik kişilik özellikleri ilişkilerde çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir:

Empati Yoksunluğu: Narsistler genellikle partnerlerinin duygularını anlamakta zorlanır ve empati göstermezler. Karşılarındaki kişinin duygularını önemsemezler ve çoğu zaman başkalarının duygularını göz ardı ederler.

Kendini Öne Alma: Narsistik kişilik özellikleri olan bireyler genellikle ilişkide kendilerini öne çıkarmaya ve kendi ihtiyaçlarını diğerlerinin önüne koymaya eğilimlidirler. Partnerlerinin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarına dikkat etmezler ve ilişkide genellikle kendi isteklerini ve beklentilerini ön planda tutarlar.

Manipülatif Davranışlar: Narsistler, ilişkide kontrolü ellerinde tutmak ve istediklerini elde etmek için manipülatif taktikler kullanabilirler. Partnerlerini suçlama, eleştirme veya suistimal etme eğilimindedirler.

Bağımlılık Yaratma: Narsistler, ilişkide partnerlerini kendilerine bağımlı hale getirmeye çalışabilirler. Onların bağımsızlıklarını kısıtlayabilir, kararlarını etkileyebilir ve ilişkide güç dengesini kendi lehlerine çevirebilirler.

Yüzeysel İlişki Kurma: Narsistik bireyler genellikle ilişkilerde derin bağlar kurmak yerine yüzeysel ilişkileri tercih ederler. Partnerlerini kullanarak kendi ihtiyaçlarını gidermeye odaklanırlar ve duygusal olarak bağlı olma konusunda zorluk yaşarlar.

Kıskançlık ve Rekabet: Narsistler, partnerlerinin başkalarıyla ilişkilerini kıskanabilirler ve onların başarılarına veya mutluluklarına rekabetçi bir tutum sergileyebilirler. Kendi üstünlüklerini korumak için çaba gösterirler ve partnerlerini kontrol altında tutmaya çalışabilirler.

Bu özellikler, narsistik kişilik özelliklerine sahip olan bireylerin ilişkilerinde sıkça görülen davranışları içerir. Bu tür ilişkiler genellikle dengesiz ve sağlıksız olabilir, çünkü narsistik bireyler genellikle partnerlerini manipüle etme eğilimindedirler ve karşılıklı olarak destekleyici bir ilişki kurma konusunda zorluk yaşarlar.

Aşırı İlgilenme Beklentisi: Narsistler, partnerlerinden aşırı bir şekilde ilgi ve hayranlık bekleyebilirler. Kendi egolarını tatmin etmek için sürekli dikkat ve övgü arayışındadırlar ve partnerlerinden sürekli onay ve beğeni bekleyebilirler.

Sorumsuzluk ve İlgisizlik: Narsistik bireyler, partnerlerinin duygusal ihtiyaçlarını ihmal edebilir ve ilişkiyi önemsemeyebilirler. Kendi çıkarlarına odaklandıkları için partnerlerinin duygusal veya fiziksel ihtiyaçlarını görmezden gelebilir ve ilişkiye yeterince katkıda bulunmayabilirler.

Duygusal Manipülasyon: Narsistler, partnerlerini duygusal olarak manipüle etmek için çeşitli taktikler kullanabilirler. Suçlama, tehdit etme, duygusal şantaj yapma gibi yöntemlerle partnerlerini kontrol altında tutmaya çalışabilirler.

Özgüven ve Kendine İlgili Tutum: Narsistler genellikle kendilerine aşırı güvenen ve kendilerini diğerlerinden üstün gören tutumlar sergilerler. Kendi başarılarını abartabilir, diğer insanları küçümseyebilir ve kendilerini sürekli olarak övmeye ihtiyaç duyabilirler.

Bu özellikler, narsistik kişilik özelliklerine sahip olan bireylerin ilişkilerde sergilediği davranışların birkaç örneğini içerir. Bu davranışlar, ilişkilerde çatışma, huzursuzluk ve mutsuzluk yaratabilir ve genellikle sağlıklı bir ilişki dinamiği için engel teşkil eder.

3 saat sonra

Saat gece yarısını geçmişken Hare, Akelin onu aramasıyla Cozanın önüne gitmişti. Cozanın kapısının önünde Hare ve Akelin sesleri yankılanıyordu. Hare'nin yüzü öfke ve hüzünle karışmıştı. Gözlerindeki nefret hâla sönmüş değildi. Akel 'in kendisini kullandığını düşünüyordu. Hare sevgili olmayı beklerken Akel ona cidfi bir ilişki düşünmediğini birbirleeinden uzak durmaları gerektiğini söylemişti. Akel soğuk ve kararlıydı hayatındaki hiç bir kadına bağlanmak istemiyordu. Akel'e göre kadınlar sevemezdi. Akel kadınlarin sevgisine hiçbir zaman inanmazdı.

"Beni kullandın. Akel senden nefret ediyorum!" diye bağırdı Hare. " Her kadın aynı değil bunu anla."

Akel sert bir şekilde karşılık verdi, "seni kullanmadım Hare! Kulansaydım şu an seninle muhatap bile olmazdım diğerleri gibi görürdüm"

Hare, göz yaşlarını zorlukla tutarken adım adım Akel'e yaklaştı. "Seni sevmem gerekiyor ama buna engel olamıyorum Akel."

Akel, sessizce başını salladı ve derin bir nefes aldı. "Siktir git Hare seni yakınımda görmek bile istemiyorum!" Aslında tam tersiydi. Akel onu kendinden uzaklaştırmak içun kıricı konuşsada içten içe Hare'nin gitmesini istemiyordu.

Hare, ona acı dolu bir bakış attı. "Ben bir aptalım sana güvendiğim için seni farklı sandığım için bir aptalım"

Akel sessiz kaldı, içi burkulmuştu. "Hare siktir git , seni çağırdığıma yine pişman ettin"

Hare gözlerini yumdu ve derin bir nefes aldı. "Daha fazla hayatında olmam merak etme." Hare dudağını gerginlikten yara edercesine dişledi. "Ben senden uzak duracağım ama sende beni kıskanamayacaksın."

Akel yapmacık şekilde güldü."sen ne saçmalıyorsun?Ne kıskanması?"

Hare gözlerine derince baktı. "Yani ysnımda çocuk görünce omuz atıp durma."

Akel başını hafifçe salladı, sessizce kabul eder gibi. "Tamam"diye mırıldandı. İkisi de sessizlik içinde, ayrı yollardan yürümeye başladılar. Ancak kalpleri hâlâ birbirlerinin sesini duyuyordu.

***

Akel - Hare texting(geçmiş)

Akel:Az bak bi

Hare:Yine ne var, Akel.

Akel:Ses

Akel:ses

Hare:Akel yeter bıktım kufürlerinden

Akel :Hasta mısın kızım sen? İstemiyorum seni neden anlamıyorsun? Sülük müsün sen?

Hare:Akel sen ne saçmalıyorsun? Siktir git artık.

Akel:Atlas senden hoşlanıyormuş ve bunu bana söyledi. Senin derdin ne Hare. Bunu Atlas'a bilerek söyletince seni kıskanacağım mı sandın?

Akel : Bilerek sen senden hoşlandığını söyletirdin demi Hare?

Akel :Siktir git, millete neden Akele benden hoşlandığını yaz diyorsun mal mısın sen???

Hare:Akel ben yemin ederim öyle bir şey demedim

Akel:İkiz yüzlü yalancı

Akel:kafan basmıyor mu uzak dur benden

Hare:Akel sen cidden iyi değilsin, ben senden uzağım sen duramıyorsun gerizekalı

Akel: Hare bana yapışma sülük gibi

Ak:anla şu laftan

Akel:siktir git

Hare :sensin sülük sorun sende, anla şunu maymun sümüğü😡😡

***

Akel:Yardımına ihtiyacım var

Ares:Akel ben sana yardım etmeyeceğim bu konuda sınırlarını gerçekten aştın

Ares:Oğlum kendine gel kızla neden bu kadar uğraşıyorsun? Gittikçe gerçekten sınırlarını aşıyorsun

Ares: Kızı sürekli rezil ediyorsun

Ares: Senin bu kızla derdin ne swnin yüzunden başkaları kıza zarar vermeye kalkar. Sayende fazla gündem oldu.

Akel :Hare'ye kim zarar veriyormuş onu var ya kendi ellerimle defalarca gebertirim. Hare'ye kimse zarar veremez aq

Akel:lan zarar vermeyi bırak kimse Hare'ye sesini bile yükseltemez

Akel :bana yardım edeceksin Ares, sen benim en iyi dostumsun aynı zamanda tek sırdaşımsın Hare ve sen benim için çok değerlisiniz

Ares:Bak Hazeni sonuçta tanıyorum iyi kalpli bir kız bu kadar üzerine gitmen malca Akel o kız sadece seni sevdi

Akel:Hare'nin beni sevdiğine bile inanmıyorum o da bir yalancı beni kandırmaya çalışıyor. Beni seven kadın ne olduğu belirsiz olanlarla dolaşmazdı. O başı ndan beri yalancı

Ares: Bazen iyi olmadığını düşunüyorum. Hare'yi korumamız gereken bence sensin. Sınırlarını aşıyorsun ve bu konuda sana yardım edemem. Hare ile seviştikten sonra anlıktı bitti, uzak dur benden diyen sendin kızı kullandın ve bunun üzerine sana sadık olmasını bekledin Akel. Kız nereye gitse oradaydın kız kaçtıkça rahat bırakmadın. Akel, Hare'yi sürekli ağlatmaya çalıştın, kardeşim artık kendine gel.

Akel: Onu kullanmadım !

Akel: tamam aq yardım etme bana clubdede sürtüştüğün kızların sevgilileri sana saldırdığında kavgalarına karışmayacağım .

***

Akel: Sanem yardımın gerek

Sanem:doyumsuz musun sen😋

Akel:kankalığa geri dönüyoruz o günü siktir et

Sanem:ne istiyorsun peki

Akel:Benim Hare'yi biliyorsun

Sanem:evet ama benle ne alaka

Akel: En iyi olduğun konuyu yap Hare'yi tek başına bırakmak istiyorum. Bu ara Mügeylede biraz dolaş Hare tek kalsın.

Akel:onu tamamen yalnızlıkla sınamak istiyorum dışlat onu gerekirse benimle yattığını duyur.

Sanem:Ne sen Hare ile mi yatın wtf😳🤣

Akel:evet, bu soruyu sorma daha

Sanem :Akel sen kafayı mı sıyırdın

Sanem:bu aşırı ağır olur ayrıca bence kimseye deme adı çıkar.

Akel: Duyulmadıkça Hare fazla serbest davranıyor. Duyurabilirsin bu o hak ediyir bunu.

Akel:o yalnızlaşmalı Sanem, bunu yap ve Ares ile aranızı yapmamı izle.

Akel :senin dilinde bir anlaşma yapalım dedim

Sanem:O kızı herkesin içinde neden yalnızım diye ağlatacak şekilde dışlatacağım sen bana güven Akel.

***

Akel:Yardımın gerek dostum

Akel:Hare ile arkadaşsın diye ona asılmakla seni suçlamıştım ya

Akel: Hare'ye aşık olduğunu düşündüğüm için paranoyağa bağlamıştım ya

Akel:özür dilerim dostum

Eko:ne istiyorsun Akel

Akel : eski en yakın arkadaşımın yeniden arkadaşım olmasını ve beni anlamasını

Akel:hani bana sana Hareden hoşlanmadığımı kanıtlayacağım demiştin ya

Eko:evet demiştim

Akel:bak ben Hareyi seviyorum kendime itiraf edemesemde ama onunla sevgilide olamam gider Eko kadınlar sevemez

Eko:sende bir kadına sadık olamazsın

Akel:Konu bu değil Hare'nin sevgisini kaybetmemek için uğraşıyorum

Eko:ben ne alaka peki

Akel:Harenin beni sevdiğini bütün okula duyur senin çevren geniş

Eko: Akel,bazen salağın teki olduğunu bilmesem senden ürperirdim

Akel'e sövenler?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.