İçeriğe geç

Pencere

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Pencere

Bölüm 7

7/Unutulan Fotoğraf

Bölüm 7 — Unutulan Fotoğraf

Lâl uzun süre fotoğrafa bakakaldı.

Sanki gözlerini ayırırsa içindeki bir şeyi kaybedecekti.

Fotoğraftaki küçük kız kendisiydi.

Bundan emindi.

Ama yanında duran çocuk..

Onu tanımıyordu.

Ya da tanıyordu da hatırlamıyordu.

Bu düşünce bile kalbini sıkıştırmaya yetmişti.

Yavaşça yatağına oturdu.

Fotoğrafı dizlerinin üzerine koydu.

Çocuk kameraya bakmıyordu.

Başını hafifçe ona çevirmişti.

Fotoğraf çekildiği anda bile dikkati Lâl'deymiş gibi görünüyordu.

Lâl kaşlarını çattı.

Neden?

Neden bu çocuk ona bu kadar tanıdık geliyordu?

Telefonu titredi.

Lâl irkildi.

Ekranda yine o bilinmeyen numara vardı.

"Bulduğunu biliyorum."

Lâl derin bir nefes aldı.

Artık korkudan çok merak hissediyordu.

"Bu fotoğraf ne?

Mesajı gönderdi.

Cevap hemen geldi.

"Bir anı."

"Neden hatırlamıyorum?"

Bu kez uzun süre cevap gelmedi.

Lâl ekrana bakmayı bıraktı.

Tam telefonu yatağa bırakacaktı ki yeni mesaj geldi.

"Çünkü unutman gerekiyordu."

Lâl'in içi ürperdi.

Bu cevap onu rahatlatmamıştı.

Aksine daha fazla soru doğurmuştu.

Fotoğrafı tekrar eline aldı.

Bu kez arkasına baktı.

Solmuş mürekkeple yazılmış birkaç kelime vardı.

"Lâl ve Arven."

Kalbi hızlandı.

İsmi görünce nefesi kesildi.

Altında bir tarih vardı.

12 Temmuz

Ama yıl kısmı silinmişti.

Sanki biri özellikle görünmemesini istemişti.

Tam o sırada başı ağrımaya başladı.

Keskin bir ağrı.

Gözlerini kapattı.

Ve bir anlığına bir görüntü gördü.

Yeşil ağaçlar.

Yağmur.

Bir çocuk sesi.

Kahkaha.

Sonra bir çığlık.

Lâl gözlerini hızla açtı.

Nefes almakta zorlanıyordu.

Telefon yeniden titredi.

"Hatırlamaya başladın."

Lâl ekrana korkuyla baktı.

"Sen bunu nasıl biliyorsun?"

Birkaç saniye sonra cevap geldi.

"Çünkü ben de oradaydım."

Odaya sessizlik çöktü.

Lâl pencereye yürüdü.

Dışarıda hava kararmıştı.

Sokak lambaları yeni yanmıştı.

Tam perdeyi kapatacaktı ki aşağıda birini gördü.

Bir siluet.

Bu kez çok kısa sürdü.

Gözlerini kırptığında gitmişti.

Telefon tekrar titredi

"Pencereye fazla yaklaşma."

Lâl'in kalbi duracak gibi oldu.

Hemen geri çekildi.

Çünkü bu mesaj geldiğinde gerçekten pencerenin önündeydi.

Demek ki biri onu görüyordu.

Ya da...

İzliyordu.

Tam o sırada kapısının önünden bir ses geldi.

Gıcırdayan bir tahta sesi.

Lâl yavaşça kapıya baktı.

Evin içinde ondan başka kimse olmaması gerekiyordu.

Ama sanki koridorda biri yürümüştü.

Telefon son kez titredi.

Ekranda tek bir cümle vardı:

"Kapıyı açma."

Ve birkaç saniye sonra...

Kapı üç kez tıklatıldı.

Tak.

Tak.

Tak.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.