Tatlılarımı gömdükten sonra o kadar uykum gemişti ki salonda ki koltuğa yatıp uyumuştum. Sabah uyandığımda ise belimde korkunç bir ağrı ile kalktım. Kendi kendime kızarak kalktım. Gerinerek lavaboya doğru yürüdüm. Arada ki fotoğrafları görünce burnumu çekerek o anıları unutmaya çalıştım. Annemle babamın boşanmadan önce çektiğimiz o mutlu anılar. O zamanlar ben öyle düşünüyordum ama şimdi geriye baktığımda hiç de mutlu olmadığımızı anlıyordum. Elimde ki fotoğraflara bakıp bir iç çektim. Ani bir kararla elimde ki fotoğrafları vestiyerin çekmecesine koydum ve lavaboya gittim. Lavabo da işlerimi halledip salona gittim. Telefonu elime aldığımda bugün hastanenin deprem yüzünden bir kısmı yıkık olduğundan tatil olduğunu gördüm. Yani tamamı değil ama benim çalıştığım yer yıkıldığı için izinli oluyordum.
Buna sevinemedim çünkü Kerem'i göremeyecektim. Üzgün bir şekilde mutfağa doğru ilerlediğimde kapının çalındığını duydum. Hemen kapıya doğru gidip delikten baktım. Kerem gelmişti. Kapıyı açıp Kerem'e baktım. Elinde balon vardı onu bana verip kollarını açtığında balonları içeri bırakıp ona sıkıca sarıldım. Evimin girişinde sarmaş dolaş bir şekilde Keremle sarılırken karşı evin kapısı açıldı ve apartmanın ayaklı gazatesi olan Fatma Teyze dışarı çıktı. Bunu umursamayıp Kerem'e daha sıkı yapıştım. Bizi süzerken Kerem benden ayrılıp seni çok güzel bir yere götüreceğim dediğinde çantamı alıp dışarı çıktım. Zaten üstüm giyinik olduğu için değiştirmeye lüzum görmemiştim. Tam biz el ele aşağı ineceğimiz sırada Fatma Teyze'nin
"Tüh tüh, gençlerde de edep saygı kalmamış." değinde Kerem "Teyze bundan size ne ? Benim sevgilim değil mi ? İstersem sarılırım istersem öperim . Bu sizi hiç ilgilendirmiyor . " dediğinde Fatma Teyze " Aa ! Ne terbiyesizlik bu. Bir de öperim diyor. " Fatma Teyze söylenmelerine bize bakarak devam ederken Kerem bana döndü dudağıma bir öpücük kondurdu sonra da beni omzuna alıp merdivenleri inmeye başladı.
Fatma Teyze ise arkamızdan söylenmelerine devam ediyordu...

