İçeriğe geç

Pembe

Bölüm 9 · 6 dk okuma

Pembe

Bölüm 9

Gözlük

"Kanarya Hanım ne yapıyor?"

diye sordum Kağan Bey'e.Yanımda adım sıra yürüyordu.

"O böyledir.Biraz anlaması zordur ama alışırsın."

Kanarya arabasının anahtarıyla arabasına bir şeyler yapıyordu.Sonunda ona yetiştik.

"Böyle mi arabayı süreceksin?Hava sıcak."

Kanarya onun suratına bile bakmadan konuştu.

"Hayır.Üst fonksiyonu test ediyorum."

Kağan Bey,Kanaryanın durumunu anlamıştı sanırım.

"Her neyse...bugün ne yemek istersin,Merve?Fransız tatlılarına ne dersin?Çok iyi bir mekan biliyorum."

Aslında o kadar da aç değildim.Ayrıca şu zenginler gibi Fransız tatlılarını çok bilmiyordum.Gene de yemek yiyecektik.

"Çok kibarsınız.İyi bir mekana gerek yok.Sıradan yemekleri olan bir mekan da yeter."

Şöyle acı bir tantuni olsa ne güzel olurdu.Kanarya o sırada bize hiç bakmadan konuşmamızı böldü.

"Fransız tatlıları sıradan yemeklerdir.Ağzına koyup çiğniyorsun."

Tabii ki bu sadece zengin züppeler için geçerlidir.Ayrıca her yemekte aynısı yapılıyordu.

"Yani demek istediğim pahalı yemeklere gerek yok.Sıradan şeyler yeterli."

"Ahh..İstediğin buysa,mekanı sen seçebilirsin."

Hayatım boyunca kimse bana mekan seçme hakkı tanımamıştı.Sanırım bu ilk olacaktı.Bugünlerde canım çok et yemekleri yemek istiyordu.

"O zaman et yemekleri olan bir mekana gidebilir miyiz?"

Kanarya gene aynısını yaptı.

"Sıkıcı tercihlerin var."

"Pasta ya da midye..."

"Çok yağlı."

"Tavuklu pilav..."

"Yakında Gut hastası olacaksın."

Kağan Bey konuşmamıza atladı.

"Kanarya,Merve seçsin demiştim."

Kanarya öfkelendi.

"O zaman seçsin hanımefendi."

Bu davranışlarını hiç sevmiyorum.

"O zaman buralara yakın her zaman gittiğim bir mekan var.Ona ne dersiniz?"

Sonunda tantunilerime kavuşacağım.

"Pekala.Kanarya sen mi süreceksin yoksa ben mi süreyim?"

"Sen."

Beraber Kanaryanın arabasına bindik.Arabasıda epey serindi.Araba camından Kanaryayla göz göze geldik.

"Ağrın mı var?Neden bu kadar gerildin?"

"Bugüne kadar sadece taksi ve otobüs kullandım.Bu şekilde lüks araçlara pek binmiyorum."

Gerçekten de hayatım boyunca hiç arabaya binmemiştim.Ailem hiçbir zaman kendilerine araba almadı.Benim de hiç bir tanıdığımın arabası olmadı.Bu acaba benim mi şansım ya da benim fakirliğim mi bilmiyorum.

"Hepsi tekerlekli araç sonuçta.Bunu da taksi gibi düşün."

Onu zaten ben de biliyordum.Böyle lüks bir aracı nasıl taksi olarak hayal edebilirdim ki?Kağan Bey konuşmamıza katıldı.

"Bu benim taksi şoförü olduğum anlamına gelmiyor."

Hiç şakadan anlamayan Kanarya konuşmaya başladı.

"Kağan komik değil.Sadece açım."

"Lütfen streslenme Merve.Kanaryanın yanında olmak streslendirebilir biliyorum.Bazen ben de streslenebiliyorum."

Gülümsedim.

***

Sonunda mekana gelebilmiş ve bir masaya oturabilmiştik.Kağan Bey masada neye dokunursa Kanarya onu elliyordu.Masada duran kırmızı biber tozunu tavuğunun üstüne boşalttı.Fakat öyle böyle değil hepsini boşaltıyordu.Sanırım hanımefendi kırmızı biber tozunu çok sevmiş olmalı ki ona kimse dokunmasın diye hepsini boşaltmıştı.Tavuk o kadar kırmızı olmuştu ki tavuğun gerçek rengi gözükmüyordu.Tavuğunun yanında duran makarnasını büyük bir iştahla yedi.

"Makarna seviyor musunuz Kanarya Hanım?"

"Neden?Yiyemez miyim?"

Hey sakin ol koçum.Sana yiyip yiyemeyeceğini söylememiştim.

"Makarna seveceğinizi zannetmiyordum."

"Doğru.O kadar çok makarna sipariş ettin ki lokantada makarna kalmadı."

Yemek yemesi bile çok güzeldi bu kadının.Gözlerimi ondan alamıyorum.

"Neye bakıyorsun?"

"Hiçbir şeye."

"Yemeğine biraz da olsa baharat atamaz mısın?"

"Gerek yok.Yemekleri baharatsız severim."

Aslında kırmızı biber tozunu çok severdim ama sağolsun Kanarya Hanım bütün tozu yemeğine boşaltmıştı.

"Pastana biraz şeker dök."

Şeker kutusunu alıp bütün şekeri pastama boşaltmıştı.

"Teşekkürler."

Ben şimdi bu pastayı nasıl yiyicektim?

"Sokak yemekleri sevmiyorsunuz sanırım.Sadece lüks restoranlarda veya organizasyon yemeklerinde yemek yiyeceğinizi sanıyordum."

Bu soruyu da niye sormuştum ki şimdi?Gerçi onun böyle yiyecekler yediğine emindim.

"Hanım olmam sadece organizasyon yemeklerinde yiyeceğim anlamına gelmiyor.Eğer ailen siyasetle ilgilenmiyorsa sıradan birisidir.Hiç bu konuda dizi falan izlemedin mi?"

"İzlemiştim.İlk beş bölümü gerçekten de güzeldi."

"İkinci sezonu da çıkacaktı değil mi?Adı neydi?"

Kağan Bey bir ara Kanaryaya bir şey söyledi.

"Merve,buraya neden hayalet geçiti diyorlar?Doğrusunu söylemek gerekirse Kanarya ile buralara pek aşina değiliz."

Bu lokantanın adı Hayalet Geçidiydi.İyi durumu olan bir zenginin burada yemek yemeyeceğini biliyordum.

"Annem bana geçmişte Kolera salgını sırasında şehir bölgesinde ölü bedenleri yakmanın yasa dışı olduğunu söyledi.Bu yüzden insanlar,cesetleri bu bölgenin etrafındaki camilere getirmek zorunda kalmış.İnsanların ve cesetlerin içinden geçtiği geçite "Hayalet Geçidi" denir."

İkisi de sanki aşırı korkunç bir hikaye anlatmışım gibi korktular.Hatta Kanarya yediği lokmayı yutmakta zorlandı.

"Neden bu kadar çok konuşuyorsun?Yemek yemeye mi yoksa gezmeye mi geldin?

Sanki o hiç konuşmamı istemiyormuşta ben konuşuyormuşum herhalde.Cidden ne gibi sıkıntıları var acaba?

"Merve,burayla ilgili yerel halkın efsaneleri var mı?"

"Evet var.Ayrıca bir camideki aç hayaletler hakkında bir hikaye var.Aç hayaletler çok uzun olurmuş.İğne ucu kadar küçük ağızları varmış.Geceleri,ortaya çıkarak insanlardan erdem payları isterlermiş.Kederli iniltileri ürkütücüymüş."

Kanarya daha çok korkarken birden Kağan Bey gelip onu korkuttu.

"Ne yapıyorsun ya?!"

"Gözünde canlandırmada zorlanırsın diye sana göstermek istedim."

İstemsizce gülümsedim.

"Sana söylemeyi unuttum Merve.Kanarya hayaletlerden çok korkar.Asla korku filmi izleyemez yoksa gece uyuyamaz."

Kanarya hafifçe boğazını temizledi.Belli ki bundan hoşnut olmamıştı.

***

Onlarla vakit geçirmek gerçekten de güzeldi.Fakat akşam olmuştu.Kanarya lüks arabasıyla beni evime bıraktı.

"Teşekkürler."

deyip Kanaryanın yanından gidip Kağan Bey'in yanına geldim.

"Beni bıraktığınız için çok teşekkürler,Kağan Bey."

Hızlıca oradan ayrılıp bahçeye geldim.Onlar da arabaya binip yollarına gittiler.Eve girer girmez bir duş aldım.Odama gelince beni Yıldız karşıladı.

"Doğru ya,Merve.Nadir üçümüz birlikte yemek yiyelim mi diye sormamı istedi.Mezun olduğumuzdan beri birlikte yemeğe çıkmadığımızı söyledi."

Şu an karnım tıka basa doluydu.Bir şeyler yersem muhtemelen kusardım.Yıldızın bir elinde telefon kucağında da köpeğimiz vardı.

"Bu ara çok meşgulüm.Sonra çıkarız."

"Ona böyle bir şey mi söyleyeyim?"

Bence gayette iyi bir cevap olurdu.Birinin meşgul olması ne zaman ayıp oldu?

"Evet söylersin."

"Peki,peki."

Hemen masama oturup çalışmaya başladım.

"Eee,abla,değer verdiğin kişiyle çalışmak nasıl bir duygu?Aşkından daha az delirdin mi?"

Kanaryaya âşık olduğumu sadece Yıldıza söylemiştim.

"Aşkından delirmek mi?!Şimdi delireceğim."

Ne saçmalıyordu bu?Bu beni kızdırmıştı.Kimse aşkından delirmezdi değil mi?ya da ben mi böyle düşünüyorum?

"Eh?Neden ki?"

Bir de hâla "neden ki?" diye soru soruyor.

"Nasıl açıklasam bilemiyorum.Tanıdığım Kanarya Saraç bir anda hiç bilmediğim birine dönmüş."

Ben anlatırken o da köpeğimizi besliyordu.

"Anlaması çok zor biri."

Yıldız oturduğu pufuma yaslandı.

"Sadece Kanarya değil de bence Pamirin de anlaşılması zor.Bir şey yapmama izin vermiyor.Bir yere gitmeme izin vermiyor.Bir şey yapmama bile izin vermiyor.Sevgilim mi yoksa mahkum gardiyanı mı belli değil."

Pamir,Yıldızın sevgilisiydi.Dediği gibi Pamir biraz baskıcı biriydi.Onu çok üzüyordu ama Yıldıza göre çok yakışıklı olduğu için onu bırakamıyordu.

"Yorum yok.Beni yine ilişkinizde kötü kişi yapma.Değil mi Leo?"

Sürekli onu bu konuda uyardığım için beni kötü biri olarak belirlemişti.Leo köpeğimizin adıydı.Yıldızın yanındaki pufa oturdum.

"O zaman bir dahakine Yaseminin ısmarlamasına izin ver,abla yani bebeğim.Hemen elini ver."

Elimi verip dilimi çıkardım.

"Ah!Tıpkı Leo gibisin."

"Hey,dikkat et."

Leo bacağımın altına girmişti.Onu Yıldızın kucağına oturtturdum.

"Her neyse,kalmama izin verdiğin için teşekkürler.Son günlerde çok yalnızım.Sanırım tek başıma yaşamayı öğrenmem gerek."

Normal zamanda benim odamda durmasına asla izin vermezdim.Çünkü o her zaman kıyafetlerimi alır ya da parfümümü sıkardı.Aslında hiçte yalnız değildi.Sadece geceleri birilerini görmeyip uyusa çok bir şeyi olmazdı.Bir anda telefonuna bir mesaj geldi.

"Ah!Pamir."

Eline telefonu alıp koşa koşa yatağıma oturdum.Kendimce güldüm.

"Bu köpek olsa da,şuradaki de köpek."

İki köpeğe sahibim.Bir anda benim telefonuma da mesaj geldi.Leoyu yere bırakıp telefonumu aldım.Kanarya bana emoji atmıştı.Ben de ona emoji attım.

"Neden cevap verdin?Neden hâla uyanıksın?"

"Uyumak üzereydim."

"Uyuma.Benimle konuş."

Kanarya benimle konuşacak ha.Hiç beklemezdim.

"Kiminle uyuyorsun?Tek başına mı?"

Kanarya neden bana bu konu hakkında bir soru sormuştu ki?Gözüm yatağımdaki Yıldıza kaydı.

"Tek başımayım."

"Yatağının altında boşluk var mı?Varsa hayaletler saklanabilir."

Bugünkü konuşmamı hatırlatıyor değil mi?Benden intikam alacağını zannediyor ama avcunu yalasın.Benim hayaletlerden korkum yok.

"Kanarya Hanım,sakın pencereden dışarı bakmayın.Aç hayaletler belirebilir."

Bakalım kim kimi korkutabiliyormuş.

***

Sabah oldu.Gene okulda sıradan bir gün.Her zamanki gibi okul binasına giriş yaptım.Bu sefer okula ilk geldiğimde gördüğüm panoya baktım.Neyseki onun resmini hâla kaldırmamışlardı.Hafifçe gülümsedim.Kanaryayla aramız her geçen gün daha iyiye gidiyordu.Bazı sıkıntılar olabilirdi ancak bu ondan nefret etmem gerektiğini anlatmıyordu.Tam gidecektim ki biri omzumu tutup duvara sürükledi.Kim olduğunu anlayamadım.Bu Kanaryaydı.

"Kanarya Hanım."

Bana yaklaştı.Gözlüğünü hafifçe indirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.