İçeriğe geç

PAYLAÇO

Bölüm 6 · 4 dk okuma

PAYLAÇO

Bölüm 6

5. BÖLÜM

Berfin ilerledi en son öğretmenler masasının yanına geldiğinde durdu ve ellerini masaya koydu. Berfin baştan aşağı üçünü de süzdü:

Melike: Zeki ne yapacağını iyi bilir. Ama Berfin dışında.

Zehra: Nereden vuracağını iyi bilir. Berfin kör noktasını iyi bilir.

Hanife: Sessiz kalır alttan zarar vermeye çalışır. Berfin'in alt yapısı yeter.

Üçlü grupta Berfin'i süzdü:

Berfin: Göz yaşlarını silmiş ama kızaran kulakları ve burnu onu ele veriyordu. Gözleri toprak kahverenginden mezarlarına atılacak olan o kara toprak rengine dönmüştü. Ürperticydi.

Sessizlik herkesi avcuna almıştı. Tam Berfin konuşacakken sınıfın kapısından içeriye Merih girdi Zehra direk:

" Merih beni bu deliden kurtar !!! "

Merih'in gözleri direk fal taşı gibi açıldı çünkü o da benim gibi Zehra'dan nefret ederdi. Melike ve Hanife aynı anda:

" Peki bizi kim kurtaracak ? " Zehra hemen vitesi geriye aldı ve:

" Pardon Merihcim bizi kurtar !!! "

Berfin'in bakışları her şeyi açıklıyordu bakışın anlamı şuydu:

" Ne yapıyor bu mallar ? "

Arkadan iki tane kocaman ses yükseldi. Kim olabilirdi tabi ki de Alp ve Mustafa hızla arkamı döndüm ve:

" Hoppala paşam ben buradayken siz konuşamazsınız ben konuşaca- " birşeyler daha ekleyecekken arkadan bir ses sözümü kesti arkamı döndüm ve sesin sahibine baktım. Çok konuşan Zehra:

" Konuş bakalım boş boğaz " dedi. Berfin:

" İlk olarak sözümü bir daha kes- " cümlesi bitmeden Zehra:

" Kesersem no- " diyecekti ki Berfin bağırırcasına:

" Sözümü kesmeyeceksin yoksa ben seni keserim bu bir, benim hakkımda adam akıllı konuşacaksın bu iki, bir daha benim sıramın yanından geçmeyecek esyalarıma dokunmayacaksın yoksa sizi silgi olarak kullanırım anladın !!! " dedi. Zehra hemen:

" Merih görüyor musun beni tehtid ediyor. " dedi. Merih:

" Sende hak ediyorsun kız sana az yapıyor. " dedi ve Berfin'e göz kırptı. Berfin hiç beklemiyordu çok şaşırmıştı. Merih Zehra'yı kendinden uzaklaştırdı ve suyunu almak için sırasının yanına gitti. Suyunu aldı ve tekrar yanımıza döndü. Tam o sırada zil çaldı hemen kendimi topladım ve:

" Hadi böm böm bakmıyoruz aşağı iniyoruz. " dedim. Tabi üstüne alınması gereken kişiler alınsın bana yeter.

Herkes teker teker inip sıraya girdi. İnanamadım çünkü tek bir uğultu yoktu. Berfin şaşırmamış gibi davrandı.

Berfin bir anda yüzünde bir ıslaklık hissetti elini ıslak hissettiği yere götürdü. Bir anda kafasına da şu damlacıkları düştü daha sonra yanağına, dudağına, kıyafetlerine düştü. Eyüp hoca camdan çıktı ve:

" Çocuklar yağmur hızlanıyor, bugün oyun yok aşağı sığınağa inin. " dediği anda herkes:

" Ama hocam yaaa " demeye başladılar. Hoca :

" Çocuklar ben ne yapayım hadi aşağı ıslanmayın daha fazla. " dedi ve herke ssoykene söylene aşağıya inmeye başladı. Aslında hoca kafa dengitdi ama kafasıyla uyuşana.

Dersler geldi geçti son derse geldik. Dersimiz matematik yani benim en sevdiğim ders hocaya soru sordum çünkü cuma günü deneme vardı. Bir anda Zehra ayağa kalktı ve:

" Yalaka Berfin !! " Diye bağırmaya başladı. Hoca:

" Zehra senden hiç böyle şeyler beklemezdim bu aralar böyle şeyler yapmaya başladın dışarıya çık seninle konuşacağım. " dedi. Hoca, Berfin'e döndü ve:

" Senin de bu konuyu sınıf öğretmenine söylemeni istiyorum. " dedim ve yerime geçmemi söyledi.

Hoca dışarıya çıktı nasıl bir konuşmaysa dersin son 5 dakikasında geri döndüler hoca yoklama aldı ve ders bitti.

Okuldan çıktı Mustafa ve Merih ile aynı sitede oturuyordu onlarla gidip gelirdi. - Annesi kızardı - Mustafa ve Merih kırtasiyeden bir şey alacaklardı Berfin'e:

" Sen burada bekle. " dediler ve kırtasiyeye girdiler.

" Berfin beklemek istemiyordu çünkü kırtasiyeye tıka basa doluydu. Ama bekledi. Bunlar çıkana kadar her yer boşalmıştı. Berfin kırtasiye girdi ve:

" Ben sizi daha fazla beklemem gidiyorum. " dedi ve çıktı.

- Berfin'in evi ara sokaklarda idi - yolda şarkı dinleyerek gidiyordu fakat önünü siyah bir araba kesti 3 tane adam indi ve berfin'i kaçırmaya çalıştılar. Berfin biri ile uğraşırken arkadan bir adam ağzına beyaz mendile benzer bir şey ile kapattı ve onu bayılttı. Berfin adamların gözünün içine bakmıştı ve bu gözler bir yerden tanıdık gelmişti. En son hatırlayıp, düşündüğü şey ise bu adamları bir yerden tanıdığıydı.

Adamlar berfin'i bayıltıp götürürken kulaklığını düşürmüşlerdi. Bunu fark etmemiş ve araba ile kulaklığın üstünden geçmişlerdi.

Bir süre sonra Mustafa ile Merih aynı yoldan geçtiler ve yerde bir kulaklık gördüler bu kulaklık bir yerden onlara tanıdık gelmişti Mustafa eğildi ve kulaklığı eline aldı. Uzun bir süre sessizliğe gömüldüler. Sessizliği Merih bozdu:

" Mustafa niye sustun? " dedi. Mustafa:

" Merih bu kulaklık Berfin'in kulaklığı. " dedi. Merih:

" O kulaklıktan sadece Berfin de yok ki sen yanlış hatırlıyorsundur. " dedi. Mustafa:

" Hayır bu Berfin'in kulaklığı sağ kulaklık tarafını kendinin olduğu belli olsun diye siyah jelatin geçirmişti ve bu asla belli olmuyordu ve şu an o kulaklık benim elimde. " dedi. Merih:

" Düşürmüştür eve giderken fark etmemiştir. " Mustafa:

" Sen berfin'i tanımıyor musun? O kulaklığını asla düşürmez onun için her şeydir o kulaklık. " dedi. Ve yerde bir mendil buldu çok ağır bur kokusu vardı bu kokuyu bilirdi. Bu koku onu yıllar önce kacirilirken ağzına kapattıkları mendile döktükleri sıvıydı. Hemen Merih'e döndü ve:

" Yürü Berfin'i kurtarmaya gidiyoruz. " dedi. Merih:

" Ne fark ettin söyle hem biz nasıl kurtaracağız ilk önce karakola gitmemiz gerekiyor en azından yardım almalıyız. " dedi. Mustafa:

" Haklısın hadi biraz hızlı olalım. " dedi ve çantasına mendili ve kulaklığı koyup karakolun yolunu tuttular.

863 word

Bölüm sonu

2 yorum