İçeriğe geç

Papatya Güzeli

Bölüm 7 · 6 dk okuma

Papatya Güzeli

Bölüm 7

7. Bölüm

Seyran sabah erkenden kalkıp eve gitmiş ve Bursa'Dan gelirken getirdikleri küçük bavulu getirmişti.

Pınar açık kahve boğazlı bir body giymişti.

Koyu kahve mini bir etek giydi.

Deri kahverengi çizmeleri ile annesinin dolabından almıştı.

Aslan ve Kaplana ise mavi eşofman takımı giymişlerdi.

Aslan filli, Kaplan ise dinazorlu.

Aşağıya indiklerine kahvaltı sofrasına çoktan oturmuşlardı.

Pınar sofraya oturmuştu ve kahvaltı yapmaya başlamışlardı.

Kahvaltı faslı hızlı bitmişti.

Biraz Amerika hakkında konuşmuşlardı ardından ise yarın hakkında.

Yarın erkenden çıkacaklardı yola eşyaları alıp erkenden de döneceklerdi.

Ardından ise arabaya binip alışveriş merkezine gitmeye başladılar.

"Anne şekerlere ne zaman gideceğiz" diye sordu Kaplan.

"Gideceğiz annecim bu hafta içinde yarın babanın yanına gideceği kıyafetlerimizi alacağız ardından da şekerlere gideceğiz" dedi Pınar.

"Kardeşim nasıl" diye sordu Kaplan elini Pınarın karnına koymuştu.

"Kardeşin iyi”dedi sadece Pınar.

O gün kafa dağıtmak için alışveriş yapmışlar eve geldiklerinde dinlenip akşam yemeği yemişlerdi.

Pınar erkenden uyumuştu sabah olduğunda ise siyah pantolon ve siyah bir kazak giymişti uzun siyah topuklu çizmelerini giydi.

Üzerine ise siyah bir kaban almıştı hızlı bir kahvaltıdan sonra arabasına binmişti.

-

O benim değerlimdi o benim her şeyimdi.

Onu ne kadar seviyor olsam bile aramızdaki gizli saklı şeylerden çok yorulmuştum.

Çok zor olacaktı biliyorum ama gidecektim.

Arabamda Seyran ve çocuklar vardı.

Annem ve Ufuk abi başka araba ile geliyordu.

Bursada ne çok anım vardı onunla.

İstanbulda yaşayacaktım ama sonra Amerikaya karar verdik Annem verdi ben de onayladım

Araba Güçlü ailesinin konağında durdu.

Derin bir nefes verdim ve arabadan indim.

Sema hala bizi kapıda karşıladı sıkıca sarıldı önce bana sonra Seyrana.

“Hoş geldiniz Nazar Hanım”dedi Sema Hala.

”Hoş bulacağız umarım Sema Hanım”dedi annem.

ardından ise içeri geçtik.

Uğur ve Alp Aslan karşımızda belirdi.

”Amcasının bir taneleri”diyerek yanıma geldi Cihan en küçükleriydi.

Aslan ve Kaplan arkama geçmişti.

”Ufuk abinin yanında ayrılmayın annecim tamam mı”dedim.

kafa sallamışlardı Ufuk abi ellerini tutmuştu.

Ardından ise odama çıkmıştım.

Arkamdan Alp Aslan geliyordu.

Odaya girdim ve dolabı açtım hızlıca büyük bavulu çıkardım

Ardından ise kıyafetlerimi koymaya başladım.

”Pınar”diyerek kolumu tuttu Alp Aslan.

”ne oluyor hayırdır”dedi Alp Aslan.

Kolumu çektim ve elimdeki kazaklarımı bavula koydum.

”bir şey olduğu yok Aslan”dedim.

”Sen seçimini yaptın, ben de seçimimi yaptım”dedim dolaptan diğer kıyafetlerimi aldım.

”ne demek o”dedi Alp Aslan.

”Yurt dışına gidiyorum Aslan çocuklarım ile orada kendime yeni bir sayfa açacağım”dedim.

”senin olmadığın bir sayfa”dedim ve ağzına kadar dolan valizi kapattım.

Ardından diğer valizi aldım.

”Sen de gidemezsin çocuklarım da gidemez”

”Karnında benim çocuğum var sen farkında mısın”

”ne gitmesinden bahsediyorsun”diye bağırdı.

”bağırma anneme”diye ses geldiğinde kapıya baktık.

Aslan ve Kaplan önüme geçmişti.

Alp Aslanı bacağından itmeye çalışmışlardı.

”Biz seni istemiyoruz, biz annemiz ile şeker ülkesine gideceğiz“dedi Kaplan.

Şaşkınlıkla baka kaldım iki oğluma da.

”sen hep gidiyorsun hep bizi bırakıyorsun” dedi Aslan.

”biz de seni bırakacağız” dedi Aslan.

Bu cümlenin ağırlığı öyle kötü gelmişti ki bana.

“Annem sen yokken hep ağladı senin yüzünden” dedi Kaplan.

”Senin ailen bize çok kötü davrandı, sen hiç onlara kızmadın”dedi Kaplan.

”git gelme bir daha”dedi Aslan.

Alp Aslan sarsılmıştı eşyalarımın hepsini aldım ve valizlerimi kapının ağzına koydum.

Çocuklarımın odasına girdiğimde ise Annem çoktan toplamıştı şaşırdığım bir diğer şey Sema halanın da yardım etmesiydi.

Barış ise valizleri indirmişti hızlıca.

Seyranın valizlerini de indirmişti aşağıya indiğimde ise Alp Aslan kolumu tuttu tekrardan tüm aile bahçeye çıkmıştı.

”Pınar yalvarırım bunu bize yapma” dedi Alp Aslan.

”Bunu bize yapan ben değil sensin Alp Aslan”dedim.

”Bizi bitiren sen ve ailen”dedim gözlerim tüm Güçlü ailesinin üzerinde gezdi.

”Annem ve babam gibi olduk biz de Alp Aslan”dedim.

Alp Aslan önce anneme ardından ise Ufuk abiye baktı.

”Seni başkasına yar edersem adam değilim”dedi Alp Aslan.

”Sen zaten adam değilsin ki”dedim

“Sen adam olsaydın ilk önce kendi kurduğun ailene sahip çıkardın.Ana kuzusu gibi annenin eteğinin altına gitmezdin”

”ben sana iki seçenek sundum; Ya bizimle kal aileni unut, ya ailen ile kal bizi unut dedim”

”sen bizi unutmayı seçtin, ben de seni unutmayı seçtim”

Ardından ise yutkundum ve Uğura baktım.

”Böyle olmasını siz seçtiniz biz değil”dedim.

”Çocuklarımı-“

”onlar senin değil Alp Aslan”

”Hiç bir zaman da olmadılar zaten”

”Sen çıktın 10 gün sadece 10 gün onlara baba oldun ve bizi tekrardan bıraktın”dedim dolan gözlerim ile.

”Yaşattığınızı yaşayın inşallah Sultan Hanım”

”bozduğunuz 8 senelik bir yuvanın ahı da günahı da boynunuza olsun”

”El birliği ile bitirmek istediğiniz yuva sonunda bitti”dedim ve sustum.

“ahım hepinizi cayır cayır yaksın, bu evde huzurunuz kalmasın”

Ardından ise Alp Aslana baktım.

Onun kokusunu solumak istedim son kez.

Ama yapamadım o ise öylece yüzüme bakıyordu.

Yapma diyordu beni terk etme diyordu gözleri.

Ama seçini o yapmıştı ben yapmamıştım.

”Sana yapacağım son iyilik ne olacak biliyor musun”dedim sessizce.

”Karnımdaki bebeğimi doğuracağım, onu aldırmayacağım”dedim.

”Ama sana da haber vermeyeceğim”dedim ve elimdeki ultrason fotoğrafını eline verdim.

”Sen yaptığın tercih ile her geçen gün pişman olurken ben çocuklarım ile hayatımı yaşayacağım”dedim ve dudaklarımı yanağına bastırdım kokusunu içime çektim.

Kolu belime dolanmıştı sıkıca tuttu kendine çekmişti.

Kafasını boynuma gömdü.

”Gitme Pınar yalvarıyorum gitme”dedi.

”Ben sensiz yaşayamam, ne yaparım sen olmazsan”

”Mecburum ömrüm, mecburum kurban olduğum”

”onları korumak zorundayım”

”Ailen için kendi aileni bitirdin Alp Aslan” dedim.

”Bu gerçek seni her geçen gün öldürecek”dedim ve beni sardığı kollarından ayrıldım.

Arkamı döndüm ve arabama bindim.

Bursa daki havaalanından Amerikaya uçacaktık.

Derin bir nefes verdim ve arabamı çalıştırdım.

Alp Aslanın gözünden düşen o yaş canımı yaktı ama durmadım.

Bunu o seçti ben değil.

bizi o terk etmişti ben değil.

Havaalanına park ettik arabaları ve valizler ile birlikte içeri girmiştik.

Aslan ve Kaplan valizin üzerine oturmuştu.

İki valizi de sürüklüyordum onlarda üzerinde oturuyordu.

”anne” diye seslendi Aslan.

”efendim oğlum”dedim.

”Barış abi bizimle mi kalacak”dedi Aslan.

Gözlerim yanımda yürüyen Barışa değdi kısa bir an.

”Hayır oğlum, Barış abin geri dönecek”dedim ve uzun bir kontrolden sonra uçağa binmiştik.

Busıness bölümündeydik.

Aslan ve Kaplan yanımda oturuyordu.

3 koltuk vardı ve biz üçlü koltuktaydık.

Kulağımda kulaklık vardı müzik dinliyordum.

Ben kendimi onunla tanıdım aslında.

Bana yaşam enerjimi geri vermişti.

Annemin evliliği babamın öfkesi ve alkolikliği her şey üst üste gelmişti.

Alp Aslan beni o karmaşıklığın arasından çekip almıştı.

Onun yanındayken çok mutluydum nefes alıyordum adeta.

-

“Bu ev bizim evimiz bundan sonra” dedi Alp Aslan.

”Gerçekten mi”diye sordu Pınar heyecan ile.

”Gerçekten”dedi Alp Aslan.

”Madem dışarda rahat vermiyorlar, biz de evimizde durur çıkmayız”dedi Alp Aslan kolunu Pınarın omuzuna attı ve kendine çekti.

”sen gerçekten delisin farkında mısın”dedi Pınar gülerek.

”İnsan hiç sevgilisine deli der mi ne kadar ayıp”dedi Alp Aslan.

”Haklısın sevgilim özür dilerim” dedi Pınar.

”Deli senin yanında az kalır unuttum”dedi Pınar gülerek.

Alp Aslan ise sevgilisini izliyordu.

Dudağının kenarını öpmüştü.

Pınar ise öylece gözlerine baktı ve gülümsemesi büyüdü.

”Mimar hanım beğenmediğiniz bir yer var mı”dedi Alp Aslan.

”Hmm”dedi Pınar gülerek etrafta göz gezdirdi.

”Yok her şey çok güzel”dedi Pınar kollarını Alp Aslanın bbekine sarmıştı.

”evlendiğimiz de bırada yaşayacağız değil mi”diye sordu Pınar.

”Hayır, o evde yaşayacağız”dedi Alp Aslan.

Pınar ise gülümseyen yüzü soldu ve kollarını çekmişti.

”Asma şu güzel yüzünü”dedi Alp Aslan

”asmıyorum”dedi Pınar.

Asmıyorum derken bile asıktı.

”Güzel gözlüm”dedi Alp Askan dudağını öptü.

“O an ki duruma göre bakarız”dedi Alp Aslan.

”Tamam”dedi sadece Pınar ve üzerindeki kabanı çıkarttı.

-

“Oğlumdan uzak duracaksın”

”Ben senin gibileri iyi tanırım”

”Sultan Hanım-“

”Oğlumdan uzak duracaksın duydun mu beni”

”sen bir kendine baksana ya şu saçlarına bak”

Pınar saçlarına baktı kumraldı saçları da sütlü kahveydi.

”Sen benim oğluma uygun değilsin”

”Üzerindeki ucuz kıyafetler, çirkin suratın “ dedi iğrenerek.

”Aynadan hiç mi bakmıyorsun kendine sen”

”Oğlumdan uzak duracaksın”diyerek sertçe itmişti Pınarı.

Pınar ise az önce kırılan bardakların üzerine düşmüştü.

”Bu evi sen içindeyken yakarım duydun mu”

”Oğlumdan uzak duracaksın”

Sultan Güçlü gitmişti

Pınar ise kanayan avuç içlerine baktı ve yutkundu.

Camlar batmıştı önce ayağa kalktı ardından ise evden çıktı direk.

Hemen çapraz yerde olan sağlık kabinine gidip pansuman yaptırmıştı.

İki avuç içide sargı bezi ile sarılmıştı.

Pınar kendi evine gitmişti ve günlerce ne aramalara cevap vermişti nede buluşmak için eve gitmişti.Sadece ise müsait olmadığını yazıp gönderiyordu.

Kendine marka kıyafetler çantalar takılar almıştı.

Kuaföre gidip saçlarını sarıya boyatmıştı.

Kendine değişiklik yaptırmıştı.

Giyinişi bile değişmişti.

-

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.