İçeriğe geç

PAPATYA

Bölüm 3 · 7 dk okuma

PAPATYA

Bölüm 3

2. Bölüm

Nursel kılıç

Mersinden Ankaraya tam olarak taşınmamıştık bile ama okula gitmek zorundaydım. Gittiğim okul özel okulmuş ama hakkında asla iyi konuşulmuyor. Ayrıca erkeklerden nefret ederim erkek lisesine gitmem ne kadar mantıklı?

Otobüs telefondan baktığım yön tarifiyle inmem gereken durakta durdu. Okulu bulmak sorun değildi aslında ama okulun içi sorun olabilirdi okula baktığımda o kadar bakımsız durmuyordu aksine güzeldi.

Montumun şapkasını kapatıp okula doğru girerken kapıda uzun boylu güneşte parlayan sarı saçları olan bi kız gördüm. iyi okulda kızlarda varmış yüzü tam gözükmüyodu ama fiziği çok iyiydi. O tarafa çok bakmamam gerektiğini fark edip yürümeye devam ettim.

Sınıfımın yerini bilmiyordum ve etrafta hiçbir hoca yoktu bi çocuk bana sertçe çarptı sonra arkasını dönüp bana baktı “ sen yeni mi geldin lan” diye bağırdı. Cevap vermedim sadece kafa salladım. Güldü sonrada “9-B aşağı katta zaten tek sınıf var görürsüz zaten” diyip koşarak gitti.

Çocuğun tarifleriyle sınıfı buldum, teşekkür etmeliydim işimi kolaylaştırmıştı. Sınıf, küçüktü ve benim dışımda iki kız daha vardı. Çoktan kaynaşmışlardı ve bana göz devirip durdular ders boyunca. Umursamadım aslında çok bana bulaşmasalar yeterdi.

Orta en ön sırada oturuyordum çok öndeydi rahat değildim zaten. Hoca geldiğinde beni fark etmedi bile direk derse başladık. Böylesi daha iyiydi.

Ders edebiyattı sözel dersleri sevmiyoum. Hoca tatlı bi kadına benziyor ama adını bilmiyorum.

Sınıf genel olarak karanlıktı ve diğer sınıflardan küçük olduğunu tahmin ediyorum. Onun dışında kesinlikle kötü değil daha kötü yerlerde gördüm.

Sonunda zil çaldığında baya sıkılmaya başlamıştım sonunda biraz nefes alabilirdim.

Hoca sınıftan daha çıkmadan içeriye büyük çocuklar doluşmaya başladı. Hocanın bişeyler diyip çıkartıcağını falan düşünmüştüm ama asla öyle bi havası yoktu oda hemen kaçmaya çalışıyodu. İki kızda kaçıp en arkaya geçtiler çocukları izlemeye başladılar. Umarım onları gerçekten yakışıklı bulmuyolardır. Çünkü hepsi tas kafa kekolardı.

ıyy

Aslında çok dikkat çeken biri değilim genel olarak. Yani beni görmezden gelip giderlerdi büyük ihtimalle. Yani öyle umuyordum.

Kocaman bi çocuk gelip tam sıramın önünde durdu. Ona bakmamaya çalıştım çünkü korkunçlardı bence. Umarım sadece geçip giderlerdi çünkü asla yüzlerine bakıcak durumda değildim. Umduğum gibi olsa şaşardım çocuk masaya titriycek şekilde sertçe vurdu.

Sorun yok

Sorun yok

“hoş geldin okulumuza” dedi iğneleyici bi tonla

Sorun var

Sorun var

Suratına bakmamalıydım çünkü zorbalık yaptığı apaçık belliydi.

Dikkatli bakınca sabah bana çarpan çocuğunda burada olduğunu gördüm. Demekki o yüzden gülmüştü öyle. Garipti. Ve ona içten içe teşekkür bile etmiştim.

Masaya vuran çocuk “hoş geldin hediyesi olarak bebeleree cici bebe getirdik” dedi harfleri uzatarak. Hayla masaya vurmaya devam ediyordu ve artık rahatsız ediciydi. Ortamdan gülüşmeler fazlalaştı sadace cocuğun söylediği şeyleri duyoyordum. Aklım geçmişe gidip duruyordu ve arkadaki kızlarında konuşmalarını duymaya başladım.

Masaya attığı şeylere baktım “böylede iyi bir okul başkanıyım” dedi. Gerçekten okul başkanımıydı bu zorba çocuk insanlar korkudan falan mı oy verdi yoksa? Dersleri iyide o yüzden mi seçildi?

Nası bi belaya nasıl bulaştım bilmiyorum ama çocuk bağırmaya devam ediyor diğer kekolarda oradan buradan laf atıyordu. Hoca bile bunlardan korktuysa beni kimse kurtaramazdı. Kurtarmazdı. Bende kurtulamazdım.

Başımı daha çok eydim. Ellerime baktım tırnaklarımla onamaya başladım. Nefes alışım bile bozulmuştu neler olduğunu bile bilmiyordum. Ama bi anda herkes sustu.

Bi ses

Kız sesi

“yağ palamut kafa” diye bağırdı.

Kim olduğuna bakamadım bile.

İçeri girdi ve çocuğun yaptığı gibi sırma vurdu. “benim çevremdeki insanlarla konuşmaman gerektiğini ne zaman öğreniceksin lan?” diye bağırdı. Sesi çok netti ve benim çevremdeki derken ne demek isediğini anlamadım. Kimseyi tanımıyordumki. Sonra devam etti “bu kız benim” diye bağırdı ama sonra duraksadı. Bu kız benim ne?

Çocuk kızın omzuna elini attı. Büyük ihtimalle eski sevgilili meselesiydi. Bunun asla parçası olmak istemiyodum. O çocuk benimle onu mu kıskandırmaya çalışıyodu? Boş bi düşünce taş gibi bi kız varken ben hiç bişeydim. O çok güzel ve uzundu ve benden daha özgüvenli.

Ama bende özgüvenimi toplamalıydım. Ani bi şekilde ayağa kalktım. Geriye doğru sınıfın boş kısmına yürümeye başladım arkama bakmıyodum.

Adını bilmediğim bi kız kulağıma yaklaştı bi anda “bu kız zorbanın teki asla rahat bırakmaz seni sıçtın” dedi. Hayır. Zayen erkek fobim varken bide bu olamazdı. Etraftaki sesler sustu. Beyinim bi anlağına dondu.

Sonra birinin bana dokunduğunu hissettim hemen elimi geri çektim ama başaramadım. Kolumdan tutup beni çekiyordu. Zorlamanın alemi yoktu. Birsürü kişi ondan korkuyor gibiydi ve şimdi beni nereye götürüyordu yolda herkez bize bakıyordu. Kıza bakma şansım olduğunda sabah kapıda gördüğüm kız olduğunu fark ettim. Durduk yolda biriyle konuştu aslında onuda çekiştirdi gibi, çocuk ağnında yukarı fırladı.

Tuvalete gelmiştik. Okul tuvaleti. Korkunç biyerdi ve benim durumumda ıslanma garantiliydi.

Kapılara vurmaya başladı “herkez dışarı hadi kardeşim sonra sıçarsınız” diye bağırdı. Kimse sözünü ikiletmedi hepsi kaçtı nerdeyse. Bi kız hariçben tuvaletin sonundaydım duvara yaslandım. Gözlerimin önü karardı, nefes alamadığımı hissettim. Konuştukları şey neyse duymadım.

Ama başka bi ses duydum. Zilin sesini.

Kurtulmuştum. Yada zavallı ben kurtuldum sanıyordu. Yazık. Çıkmaya çalıştım hazır konuşuyolarken yanından geçerken “bekle” diye bağırdı. Ellerim titredi geri duvara yaslanıp dizlerin üzerine eğidim. Nefes alışım yine hızlandı.

Bana yaklaştı “sorun yok” dedi sorun vardı ve tam olarak sorun oydu. Elindeki suyu bana uzattı “ al iç” dedi. O suyu asla içmezdim elimin tersiyle ittim. Ve gözümden bi damla. Evet ağlamaya başlamıştım. Artık asla durmazdı. Bi iki damla yere düştü ağladığımı fark etmişti büyük ihtimalle. Umrunda olduğunu düşünmüyorum.

Elini uzatıp bana dokunmaya çalışınca geri çekildim geri çekildiğimi fark edince direk geri çekildi “özür dilerim” dedi. Beklemiyodum. suyu açıp yanıma bıraktı “kimse gelmez merak etme ağlamanı tutmana gerek yok” dedi biraz bekledikten sonra.

Gereksiz şekilde rahatladım rahatlamamalıydım. Yere çöküp ağlamaya devam ettim. Eteyimin açılması umrumda bile değildi.

Baya öyle kalmama izin verdi bekledi. Birazda olsa sakinleşmiş oldum. Sonra “7 aralık 2011” dedi. Benim doğum günümdü. Nerden biliyordu? Niye biliyordu?

“ne” diye belli belirsiz bi ses çıkarttım ama belkide daha özgüvenli olmalıydım.

Direk “doğum gününmü?” diye sordu. Anlamamıştım ama kafa salladım nerden biliyorduki? Ve ona baktım ilk defa o kadar doğrudan. Çok güzel yeşil gözleri vardı teni açıktı ve daha öncede dediğim gibi fiziği çok güzeldi. Lavabonun üzerinde oturuyordu ve bana öylece bakıyordu.

Bi süre sesizlik oldu.uzun bi süre. Sonra kendini açıklama ihtiyacı hisetti büyük ihtimalle “okulda zaten az kız var yeni geldin zormalığa uğramanı istemiyorum” dedi sonra “yanlış anlama yani Ümmühandan öğrendiğim kadarıylada doğum günün aklımda kalmış” Ümmühan derken okul müdüründen bahsediyordu sanırım ne kadar rahattı.

Biraz bekledikten sonra konuşmaya devam etti “yok yazılmiycaksın merak etme sakinleş su falan iç 3. Dersin başında gideriz sınıfa benim yanımda olursan sana genel kimse bulaşmaz” neden beni koruyoduki? Tanımıyodu bile o kadarmı çağresiz görünüyodum. Öte yandan asla yok yazılıcağımı düşünmemiştim ilk ders yoklama alınmamıştı yazılma ihtimalim vardı.

Dersin sonuna kadar sesini bile çıkartmadı. Zil çalınca “gel” dedi yine kolumdan tuttu bu sefer elimi çekmeye falan çalışmadım.

Kapıda Ümmühsn SARI yazıyordu içeri girdi tabi bende peşinden “Nurseli A sınıfına al” dedi “benim sınıfa daha yakın” diye ekledi

Utanmıştım, gerek yoktuki gömleyini çekiştirdim bana baktı “ o sınıf daha aydınlık” diye fısıldadı.

Hoca “tamam götür oraya” dedi sonra bana bakıp “olurmu Nursel” bana baktı gülümsüyodu ve sakindi itiraz etmeye gerek yok gibiydi.

Evet anlamında kafa salladım. Odadan çıkıp bi sınıfa girdik sınıf gerçekten çok güzel duruyordu ve dediği gibi aydınlıktı cam kenarı 3. Sıradaki cantaları ayağıyla hiç dokunmaya tenezzül etmedn yere attı

Sonra birine seslendi “Emir” çocuk hemen yanına geldi kulağına bişiler söyledi.

Çocuk dinledi ve “tamam” dedi.

Sonra bana dönüp “beni burada bekle hemen gellicem” dedi. Gitmemeliydi giderse yine bana bulaşabilirlerdi o beni koruyordu en azından.

Başımı sallayıp gözlerine baktım lütfen gitme

“Emir benim kardeşim aynı sınıftasınız arkanda oturuyo bende yan sınıftayım 11-A aşağıdan çantanı alıp geliyorum hemen” dedi. İçim rahatlamadı Emir denen çocuğa baktım asla benzemiyodu ama gösterdiği yere oturdum.

Emirde yanıma oturdu “Papatya normalde kimseye böyle davranmaz” nasıl yani genel zorbalık görmemem için yaptığını söyledi bana özel değilki. Hem Papatya mı sanalda tanıdığım kızın imside Papatya ona ulaşmam lağzım ama isteğimi görüp bitürlü geridönüş yapmıyo. Ama dünyada tek bitane Papatya yok sonuçta hem o tanıştığım kız nazik ve komik biri asla böyle bi insan olamaz.

“nasıl tanıştınız” diye sorduğunda Papatya içeri girmişti bile.

çantamı masya koyup “ona saçma sapan sorular sorma konuşmak zorunda değil Aslı hocaylada konuştum bu konuyu” dedi.

Emir anında yanımdan kalktı Papatya yerine oturdu. “iyimisin” dedi sadece evet hayırla cevap verebiliceğim sorular soruyodu. Gülümsemeye çalışarak başımı salladım. Oda gülümsedi çok güzel bi kızdı gülümseyince. Gömleyinin ucundan tuttum yine.

Zil çaldı bu sefer zil çaldığına üzülmüştüm. Gidicekmiydi gitme desem gitmezdi belki. Ama diyemem. Gömleyini bırakmak zorunda kaldım. “tenefüste gelirim” dedi. Ve sınıftan çıktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.