İçeriğe geç

Özgürlük Yolu

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Özgürlük Yolu

Bölüm 2

2. Bölüm

Kürşad yataktan kalktı, elini yüzünü yıkadı. Buzdolabında olan kahvaltılıklardan biraz çıkardı.Hayatta kalabilecek kadar yemek lazım diye düşündü asgari seviyede.Öğlen olmuştu, sabah işe giden memur annesinin hazırladığı hafiften acımış ve bayatlamış çaydan bir bardak doldurdu. Aklına üniversitedeki hocasının anlattığı, hukuk devleti nedir sorusuna verdiği cevap geldi aniden.Soyut ve işe yaramaz bir kavram daha diye düşündü.Kapitalist dünyada paraya çevrilemeyen hiçbir bilginin kıymeti yoktu. İstediğin kadar oku, bilgi edin, kültürlen ancak bu paraya dönüşemiyorsa başarısızsın .Yasama , yürütme ve yargı erklerinin denk ve eşit şekilde birbirine hükmetmeyecek bir şekilde ayrı olduğu,bireyin devlet karşısında haklarının korunduğu, anayasal devlet. Yani kuvvetler ayrı olacak, bireyin hakkını koruyan bağımsız mahkemeler olacak,yazılı ve yürürlükte olan anayasaya herkes uyacak( hangi makam ve pozisyonda olursa olsun ) , kanunları ve anayasayı çiğneyen de yine kanunlara dayanarak yargılanıp hesap verecek.Tarihsel gelişiminden günümüze hukuk devletinin ne demek olduğunu çok iyi kavramıştı ancak bu durum ona çok daha fazla acı veriyordu.Çünkü yaşadığı hayat ve ülke bu gerçekliğin tam karşısındaydı. Teori süper ama hayatın gerçeği işsiz bir şekilde öğlen saati içilen bayat çay diye düşündü.Evden çıkası gelmiyordu. İçinde olduğu utanç duygusu ve buhrandan bir türlü kurtulamıyordu. Politik bağlantıları da kurmak istemiyordu.Bir iş için kendime olan saygısını kaybetmek istemeyen şövalye ruhlu ,asi bir adamdı.Ama hayatta herkesin bir kırılma noktası vardır. Kürşadın kırılma noktası da yaklaşıyordu….

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.