İçeriğe geç

Oyun İçinde Aşk

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Oyun İçinde Aşk

Bölüm 1

1.Bölüm

Yaşayan bir bedenin içinde ölen bir ruhtum, lisede sevilen ama asosyel bir kızdım, evet o kız benim kim minji, lisedeki bir anımı anlatmak isterim okula adım atar atmaz içime bir sıkıntı çökmüştü bu duygunun birden ortaya çıkması şaşırtmadı doğrusu 10 yaşındayken deprem yüzünden ailemi kaybetmiştim onları kaybettikten sonra yetimhaneye verildim küçüklüğüm yetim insanlarla, onların dertlerini dinlemekle ve daha çok zorbalıklan geçirdim, korkmuştum ya bu okulda da zorbalığa uğrarsam ya insanlar beni sevmezse ne yapıcam diye düşünüp içim içimi yerken artık sınıfıma geçmem gerekiyordu sınıfa girdiğimde dersleri biyolojiydi, hoca benden kendimi tanıtmamı istedi kendimi şöyle tanıttım "ben kim minji 16 yaşındayım türküm ailemi küçük yaşta deprem yüzünden kaybettim, bu yüzden yetimhanede yetiştirildim" bir ses duymuştum biri bana soru soruyordu kaşlarını çatmış ama masum bir gülümsemeye sahip olan o kız bana "türkmüşsün neden buradasın" diye bir soru sordu ben ise "küçük yaşta kpop dinlemeye başlamıştım" cümlem daha bitmeden bütün sınıfın bana bakıp güldüklerini anlamıştım ama yanlış bir cümle kurmamıştım aldırış etmeden devam ettim " onları hayatımdan saydım ve ileride koreye gelip okumak istediğimi ve iyi işler başarmak istiyorum" dediğimde bütün sınıf bana anlamsız bir şekilde bakıyordu.

Sonunda zil çalmıştı buneydi ya hoca çok sıkıcıydı, hava almak için dışarı çıkmıştım herkes kendi arkadaşları ile gezerken ben sap gibi dışarıdaki insanları izliyordum bu sene benim için iyi geçmiyeceğini düşünüyordum, düşünürken zil çalmıştı bune ya hemen zil çalınırmı diye söyleniyordum dersin ne olduğunu bilmiyordum arkada konuşan birkaç kızdan dersin Korece olduğunu öğrendim üstüne üstlük bu hoca daha bugün gelmişti yani aynı anda bu okula geldik doğrusu umarım biyolojici gibi sıkıcı ders anlatmaz, hoca derse gelmişti adı song joong idi

adam tam bir karizmaydı sınıfımdaki bütün kızlar hocayı görünce dipleri düşmüştü kendisi bizim sınıf hocamızmış aslında sınıf hocamız olmasını istemezdim umarım okuldakiler onu rahatsız etmez joong hocaya kendimizi tanıttıktan sonra soru-cevap yapıyorduk ilk soru "bekar mısınız? oldu hocamızın buna cevabı ise

“evet" oldu, böyle birinin nasıl bekar olduğunu anlamamıştım ben ne saçmalıyordum hocamdan hoşlanıcak değildim dimi yani ikinci soru ise"yaşınız kaç oldu " hocamızın cevabı ise" 20"olmuştu biraz gençti dicemdi biraz değil gerçekten çok genç dı, ders boyunca soru- cevap yapmıştık ki süremiz bitmişti zil çalmıştı, ben dışarı çıkmaya çalışıyordum ama olmuyordu herkes joong hocanın etrafını sarmıştı benim anlamadığım adam yakışıklı bu konuda onlarla hem fikirim ama sanırım biraz fazla abartıyorlardı onlar yüzünden hocamdan soğumak istemiyordum. Neyseki bir şekilde dışarı çıkmayı başarmıştım lakin sınıftan dışarı adım attığım sıra zil çalmıştı neden bu hikaye bana patlak vermişti anlamıyorum çok sinirlenmiştim şuan gidip hepsine hesap sorabilirdim ama yapmadım ortaokulda çok fazla insan dövüyordum "neden dövüyordun?" diye sormayın hep ben haklıydım niye bir insan bir insana durduk yere zorbalık yapsın ki zorbalık tan nefret ediyordum bana yapılsın yapılmasın hiç farketmiyordu, tabi bana tek şey özgüven veriyordu o yaşlarda dövüşüm çok güzeldi sürekli dövüş kursuna gittim, sürekli dövüş tekniklerimi nasıl geliştirebilirim diye düşünüp video lar izliyordum benim favori dövüşçüm seung ho idi kendisi hakkında çok fazla bilgi yok inanırmısınız kendisi maça çıkarken yüzünü kapatıp çıkıyordu ama benim için yüzü değil teknikleri önemliydi iyice büyüdüğümde onun gibi olmak istiyordum o cidden abartabileceğim tek insan olabilirdi.

Bütün dersler bittikten sonra dağılma vakti gelmişti yarın club seçicektik aklımda bir club yoktu ama sanırım spor club ünü seçecektim spor benim olmassa olmazımdı. Eve geldiğimde direk kendimi yatağa attım ve uydum uyandığımda saat 21:20 idi cidden çok yorulmuştum, umarım ilk gün olduğu için bu kadar yorulmuşumdur her günüm böyle geçerse bittim ben demektir hemen sıkı disipline sokmam gerekiyordu kendimi doğrusu derslerim güzeldi geçen sene okulun en başarılı öğrencisiyim umarım bu hep böyle devam eder, yemeğimi yiyip ders çalışmaya odama geçmiştim seung ho nun bir reportajı olduğunu hatırladım direk koşarak televizyonu açtım evet o gönlümün efendisi oradaydı hep onu canlı olarak görmek istemiştim ama sanırım nasibimde yoktu ama olsun diye söylenirken televizyona daha da yaklaştım gözleri bana birini anımsatmıştı zaten bir gözlerini görebiliyorum ama sanki joong hocayla benziyorlar dı diye düşünürken biyan gerçekten saçmaladığımı anladım seung ho koreli ve çekik gözlü idi kore'de bir sürü insan çekik gözlü idi sanırım ben joong hocaya takmıştım diye kıkırdarken artık susup gönlümün efendisini dinlemeliydim onu izlerken gözlerim dolmuştu ben böyleyken ailesini düşünemiyordum, reportajı bittikten sonra dersin başına oturdum ama aklım ondaydı, saat

çok geç olmuştu yarın okul vardı uyumam gerekiyordu

Bölüm sonu

1 yorum