Sizce kalp ağrısı mı daha zor yoksa yalnızlık mı? Burak tam olarak ikisinin arasında kalmıştı. Bir tarafı Defne’ye inanmak isterken diğer tarafı inanmıyordu. Aslında Burak da haklıydı. Sonuçta kaç yıldır kardeşim dediği kişiler birden gitmişti.
Aklındaki kara düşünceleri yok etmek amacıyla telefonunu eline aldı. Çok geçmeden Defne’nin profiline girdi. “Kendine gel.” Diyerek telefonu yatağın üstüne bıraktı. Hızla ayağa kalkıp odasından çıktı. Bir umut etrafa bakındı ama yine evde kimse yoktu.
Mutfağa gidip buzdolabını açtı. Zenginliğin içinde fakir gibi yaşıyordu. Bomboş buzdolabının ardından buzdolabını kapattı. Son bir haftadır yaptığı rutini yaparak ev telefonundan ilerideki kafeyi arayıp pizza sipariş etti.
Pizzanın gelmesine en az yarım saat vardı. Bu nedenle bomboş beklememek için banyoya yöneldi. Duş alırken aklına tekrar kardeşim dediği kişiler geldi. Zaten onları düşünmediği tek bir saniye dahi yoktu.
Bir süre bomboş suyun altında durdu. Kalbinden bir sıvı geçmiş gibi kalbi ağırmıştı. Arkasına yaslanarak “Defne...” Diye mırıldandı. Derin bir nefes alıp verdi. Suyu kapatıp altına havluyu bağladı. Banyodan çıktıktan sonra odasına gidip şortunu giyindi.
Eline tişört aldı ki kapının çalması ile tişörtü bırakıp kapıya yöneldi. Kapıyı açtığında elinde pizza kutusu olan sarı saçlı bir kız vardı. “Siparişini getirdim.” Cilve yapar gibi sesini inceltti. Kız Burak’ı baştan aşağı süzerken “Ne kadar?” Diye sordu Burak. Kız alt dudağını ısırıp gülümsedi. “Yetmiş bir.” Burak işaret parmağını havaya kaldırıp “Bir dakika.” Demişti. Hızla mutfağa geçip babasının bıraktığı yemek parasından aldı.
Geri kızın yanına yani kapıya geçtiğinde kızın göğüs dekortesini daha da belirginleştirdiğini gördü. Burak kıza parasını uzattıktan sonra kız “Ne yazık ki üstümde para üstü yok.” Diye konuştu. Burak hafifçe gülümseyip “O zaman bahşiş olarak kabul edersin.” Dedi.
Kız gülümseyerek elindeki pizzayı Burak’a uzattı. Burak pizzayı alınca kapıyı kapatmak için ayağı ile kapıyı ittirecekti fakat “Of ya yağmur yağıyor.” Diye konuştu kız. Burak kafasını hafif dışarıya çıkarıp havaya baktı. Aksine güneş vardı. Kızın amacını anladıktan sonra yalandan gülümsedi.
“Güneş var sanki?”
“Güneş gülümsemende var sanki.” Burak hafifçe kaşlarını çattı. “Öyle mi dersin?” Diye sordu alaylı bir tavırla. Kız kafasını onaylarcasına sallayınca Burak içeride biri varmış gibi seslendi. “Defne, buraya gelir misin!?” Kızın yüzü düşmüştü. “Defne kim?” Diye sordu kız panikle, Burak arkasına bakıp “Sevgilim.” Dedi.
Kapıya geri baktığında kız çoktan gitmişti. “Enayi.” Diyerek kapıyı kapattı. Salona geçince kızın aptal davranışlarını düşünüp kahkaha attı. Pizza kutusunu açıp içinden bir pizza dilimi aldı. Pizza diliminden ısırık alacaktı ki sevgilim diye Defne’den bahsettiği aklına geldi. Pizza dilimini pizza kutusuna koyup arkasına yaslandı.
İç çekerek doğruldu. Masadaki ıslak mendilden bir tane alıp elini sildi. İşi bitince ıslak mendili geri masaya koydu. Odasına geçip yataktaki telefonunu aldı. Telefonla beraber tekrar salona indi. Koltuğa oturunca bıraktığı pizza dilimini eline tekrar aldı.
Pizza dilimini yerken bir yandan telefona bakıyordu. Geçen gün fake bir hesap açıp Defne, Kerem, Ulaş ve Efe’ye takip isteği atmıştı. Fake hesabına girip storylere bakmaya başladı. Efe kaykayının fotoğrafını atmıştı. Yine kaykay yapıyordu.
Ulaş story atma zahmetinde bile bulunmamıştı. Kerem de aynı şekilde atmamıştı. Son olarak Defne’ye sıra geldi. Defne’nin Melek ile fotoğraf attığını gördü. Çocukluk fotoğraflarıydı. Büyük ihtimalle küsmüş olan Melek’ti diğeri küsenin elinden tutan ise Defne.
Telefonu bırakacakken altta yazan yazıyı gördü. ‘Melek’in anısına’ yazmıştı. Kaşlarını çatıp tekrar okudu. “Hasiktir lan.” Diye söylendi kendi kendine. Hızla pizza dilimini ağzına atıp Ulaş’ı aradı. Ulaş telefonu açmayınca “Yine uyuyor musun ya?” Dedi. Tekrar arayınca telefonu açtı. “Hı?” Ulaş’ın uykulu gelen sesiyle “Hatta kal.” Dedi Burak.
Ulaş’ı beklemeye alıp Efe’yi aradı. İlk çalışta açtı telefonu. “Burak?” Efe’nin şaşkın çıkan sesini umursamadan Ulaş ve Efe’yi konferansa aldı.
“Galiba Melek öldü.”