Yeni mi yeni kitaba hoşgeldinizzzzz. Başlama tarihlerinizi buraya alalım canlarım. 26/02/25 20.45 Çarşamba İyi okumalarrrr �� 0546*** : merhaba. Görüldü. 0546*** : cevap vermedin. Siz: gerek duymadım. 0546*** : sen kimsin diye de sormadın. Siz: merak etmiyorum. 0546*** : neyse sana yazmamın sebebi... Görüldü. 0546*** yazıyor. 0546*** çevrimiçi. 0546*** yazıyor. 0546*** : ne diye sormayacak mısın? Siz: hayır. 0546*** : tamam o zaman ben yinede söyleyeceğim. 0546*** : okulda kavga çıkarmışsın yine. Siz: sadede gelsene oğlum! 0546*** : erkek olduğumu nereden çıkardın? Görüldü. 0546*** : cevap veremeyecek misin? Görüldü. 0546*** : hadi ama yazel cevap versen incilerin dökülmez. Görüldü. 0546*** : kızım kime diyorum. 0546*** : yazel orada mısın? Görüldü. 0546*** : müdür seni çağırıyormuş neden gitmedin? Siz: sana ne?! 0546*** : sakin yazel. 0546*** : daha az önce birini dövdün ama hala sinirli gibisin. Siz: gibi değil öyleyim çocuk. Siz: seninle uğraşamam rahat bırak beni. 0546*** : bekle bekle. Çevrimdışı. 0546*** : yazel lan yazel kime diyorum. 0546*** : bir kızdan görüldü yiyorum inanamıyorum. Çevrimiçi. Yazıyor. Siz: siktir git o zaman o***** ç*****. 0546*** : ayıp oluyor. Görüldü. 0546*** : iki dakikada belamı siktin amına koyayım. Siz: sik sik konuşup sinirlerimi bozma benim! 0546*** : lan seni sakin görmedim ki ben hiç. Görüldü. Sohbetten çıkarak lavaboya hızla ilerledim. Bu okuldaki gerizekalılar yetmiyormuş gibi bir yenisi daha eklenmişti. Sinirle ellerimi saçlarımdan geçirdim. Aynadan kendime göz attığımda sinirden yüzümün kızardığını farkettim. Aynaya ters bir bakış atarak lavabodan çıktım. Bugünkü dersler pek ağır değildi. Üniversite 2. Sınıf öğrencisi olarak dersler zorluyordu ama umrumda değildi. Matematik sınıfına ilerleyerek çantamı ve eşyalarımı aldım. En işlek merdiveni umursamadan kimsenin kullanmadığı, -nadiren kullanılan- merdiveni kullanarak bir alt katta bulunan fizik sınıfına ilerledim. Sınıfta en arka sıraya geçerek eşyalarımı yerleştirdim. Bu okulda insan namına biri yoktu. On dakika önce çıkardığım kavgadan dolayı müdür paşamız beni çağırıyormuş. O o***** evladı ne biliyorda beni çağırıyor. Eşyalarımı sırada bırakarak müdürün odasına sert adımlarla ilerledim. Puşt beni odasına çağırıyor birde. Küfür ede ede tekrar merdivenlerle uğraşmamak için asansörü kullandım. İçeride fazla öğrenci yoktu. Hepsine ters ters bakmayı ihmal etmeyip dördüncü kata bastım. İki dakikalık bir sürenin ardından asansör durarak açıldı. Kimseye yol verme nezaketini göstermeden insanlara çarpa çarpa odanın önünde durdum. Kapıyı zerre çalma gereksinimi duymadan içeriye girdim. Lale gerizekalısı içeride müdüre bir şeyler anlatarak zırlıyordu. Beni henüz görmemişti. Ses çıkarmadan dediklerini birde ben dinledim. - hocam hiçbir sebep yokken yüzüme yumruk attı. - üstüne üstlük kafamı duvarlara vurdu. Sesini titreterek yaptığı oyunculuğa alkış tutmamak ayıp olurdu. Aynen bunu yaparak alkışladım onu. Bakışları bana döndüğünde korkuyla yerinden ayaklandı. - vaaay lale p**'i tekrar görüşmek güzel. Sırıtan tavrıma karşılık korkuyla geriledi. Başına gelecekleri bildiği için bu kadar korkuyordu. Şu bir buçuk yılda az çok beni tanımıştı. Bundandı korkusu. - yazel? Soykamer üniversitesinin müdürü Mustafa sağlam tam karşımdaydı. Tiksintiyle bakmamak için ifadesizlik zırhını giydim. - efendim hocam. - doğru mu söylüyor arkadaşın? Lale'ye doğru konuştum. Sesimden de belli olan tehtidi almamış olması imkânsızdı. - bilmem hocam arkadaşa soralım. - birde bana anlatsın bakalım ne olduğunu. Mustafa hoca lale'ye dönerek açıklamasını bekledi. Ayakta dikilmeyi bırakarak kapının girişinde bulunan duvara yaslandım. - hocam dediğim gibi birşey yapmama rağmen bana saldırdı. Patlamış kaşı ve dudağını gösterdi. Gözünün altında bulunan morluktan bahsetmiyorum bile. En son burnunu kırdım diye seviniyordum ama görünüşe göre sadece şişmişti. Yüzü harabeye dönen göt lalesi korkuyor olsada yalanını devam ettiriyordu. Tepeme oturan sinirle gözüm seğirdi. Kamera kaydıda yoktu. Kendime hakim olmak için dişlerimi sıkmaktan çenem kaskatı kesilmişti. - doğru anlat şu- - yazel bide sen anlat bakalım olayı. Göz devirerek olayların bütününü anlattım. - kendileri üç kişilik grubuyla beni köşede sıkıştırmaya kalkıştılar bende karşılık verdim. - yalan söylüyor hocam inanmayın ona. Derin nefesler verip kendimi sakinleştirmeye çalışarak olduğum yerde dikleştim. Aptal kız! Mustafa hoca onu es geçerek bana döndü. - yazel çıkardığın kavgalara alttan aldım bu güne kadar ama kurul toplandı. - yani hocam? - yanisi okuldan atılma ihtimalin yüksek. Onları orada bırakıp gitmeyi düşünüyordum ki önüme çıkan çocuk yüzünden bu eylemim başarısız oldu. Yüzüme bakmadan iki adım kenara kayarak mustafa hocanın önünde bulunan sandalyeye oturdu. Bu hareketine göz devirmek istesemde vazgeçerek dışarıya çıkıp koridorda bulunan camı açtım. Bir okuldan atılmam eksikti o da olacaktı yakında. Tüm okul benden nefret ediyordu. Bende onlardan. Onlara sırf gülümsemiyorum boş boş bakıyorum diye bana kinlenmişlerdi. Ne yani onlara yapmacık olarak gülmem mi gerekiyordu? Onlar gibi ikiyüzlü mü olup iyi geçinseydim. Heloooooooooo ben gelmiş bulunuyorum. Yeni kitap ve ben ha? Neyse bu kitabı belki yayınlar sonra kaldırırım belli değil sadece bir bölüm paylaşmayı düşündüm. Canım istediğinde bölüm atacağım ister okuyun ister okumayın size kalmış. Seviliyorsunuz sonsuz. Görüşmek dileğiyle. �♥️��
Bölüm 1
Bilinmeyen numara
Bölüm sonu
3 yorum
Güzel bence ilk eserine göre
Sevmese bile yani yapmacık ifadeden iyidir haklı yaniii
1YanıtYarı texting güzel , bence noktalama işaretlerine daha dikkat edilse olur ama gözüme onun dışında hiç kusur batmadı . İlk eserine göre mükkemel burada kendini daha nice geliştireceğin aşikar bir gerçek, bundan kitabını kitaplığıma ekliyorum harika yazmışsın ellerine sağlıkk ♥️♥️
1Yanıt

