İçeriğe geç

ÖYLE OLSUN (Texting)

Bölüm 7 · 4 dk okuma

ÖYLE OLSUN (Texting)

Bölüm 7

0.7

Atlas: Yalnız bu yapamadığın soruları atmak falan değil haberin olsun

Atlas: Bildiğin soru bankasını komple attın yani

Neşe: Ne yapayım hiçbirini yapamıyorum ben :(

Neşe: Pişman olmam diyordun ne oldu

Neşe: Söylenmeye başladın bile

Atlas: Olmadım pişman

Neşe: Zorlandın mı yoksa :)

Neşe: Çözemiyorsan söyle bir şey olmaz çekinme

Atlas: Bunları mı çözemeyeceğim!

Atlas: Kızım ben üniversite sınavında derece yapmışım bu sorular ne ki?!

Neşe: Diyorsun?

Atlas: İnanmıyor musun sen bana?

Atlas: fotoğraf

Neşe: Yuh

Neşe: Nesin sen Einstein falan mı?

Atlas: Bizim de var bazı yeteneklerimiz:)

Neşe: Ay tamam en derece yapan sensin

Neşe: Bir de egoist değilim dersin

Atlas: fotoğraf

Atlas: Al çözdüm hepsini ama iyice çalış anla

Neşe: İyice çalışırım ama anlama konusunda söz veremem

Atlas: Çalış sen, anlarsın merak etme.

***

Neşe elindeki telefondan Atlas'ın gönderdiği çözümleri iyice inceledi. Sonra tam telefonu kapatacakken az önce Atlas'ın gönderdiği sınav sonucu belgesine yeniden baktı. Vay be diye geçirdi içinden. Ne kadar çalışırsa çalışsın bu netleri yapabileceğini sanmıyordu. Zaten gönderdiği soruları da hemen çözüp göndermişti. Helal olsundu valla. Zeki biriydi.

Neşe telefonunu bırakıp ders çalışmak için masaya geçerken Atlas sırıtarak elinde tuttuğu telefona bakıyordu. Zaten Neşe'yle ne zaman konuşsa tuhaf bir şeyler hissediyordu. İstemsizce gülümsüyordu. Kedi için ağladığı o gün kalbinde ona karşı çok farklı bir duygu oluşmuştu. Çok merhametliydi Neşe. İnsana huzur veriyordu.

Telefonu kapatırken önündeki kağıtlara çevirdi bakışlarını. Ne kadar olmuştu matematikle ilgilenmeyeli? Kaç hafta, kaç ay? Saymayı bırakmıştı, ama fazlasıyla özlemişti. Çok severek seçmişti bu bölümü ama ara vermek zorunda kalmıştı.

Yüzüne yansıyan hüzünle önündeki kağıtları katlayıp komodinin üstüne bıraktı. Düşündükçe üzülüyordu, en iyisi düşünmemekti. Hiçbir şeyi.

Telefonuna gelen bildirimle yeniden aldı telefonunu Atlas.

Neşe: Bu soru beni çıldırtmak istiyor!

Neşe: Zaten senin çözümünden de hiçbir şey anlamadım. Matematikçe yazmışsın ben o dili bilsem zaten sana sormam dimi!

Mesajları okuyunca kocaman gülümsedi yine Atlas. Mesaj yazarken duraksadı. Daha iyi bir fikri vardı.

Neşe soruyu kaçıncı kez çözmeye çalıştığını unutmuştu. Neredeyse kitap yırtılacaktı ama yok olmuyordu! Sonunda dayanamayıp Atlas'a isyan etmişti. Onun yaptığı çözümden de hiçbir şey anlamamıştı. Cevap vermesi için beklerken bir anda telefonu çalmaya başlamış ve ekranda Atlas arıyor... yazısı belirmişti.

Aramasını beklemiyordu. İçini saran heyecana anlam veremedi. Daha önce de onunla konuşmuştu ama o an fazla duygulu bir zamanındaydı. Ne yaptığının pek bilincinde değildi. Düşünmeye dalmışken arama neredeyse bitecekti. Son saniyelerde cevapladı aramayı Neşe. Telefonu kulağına götürürken derin bir nefes aldı.

"En iyisi ben sana matematikçe öğreteyim." Neşe duyduğu muzip cümleyle hafifçe gülümsedi. Çok az da utandı. Bu sesi daha önce duymuştu ama şimdi fark ediyordu, sesi çok güzeldi. Resmen sesinin karizması vardı. Böyle bir şey mümkün mü demeyin demek ki mümkünmüş. Çünkü şu an buna bizzat kulakları şahitlik ediyordu.

"Hiç de öğrenmek istemiyorum ben. Olan matematik bilgimle idare edeceğim. Daha fazlasını kaldırabileceğimi sanmıyorum."

Yüzünü buruşturarak söylemişti bunları Neşe. Bir yandan da önündeki matematik kitabını kapatıp kenara savurdu. Çok canını sıkmıştı, birazdan mecburen yeniden alacaktı ama olsundu.

Atlas duyduğu yumuşacık sesle gülümsedi. İsyan ederken sesi o kadar sevimli geliyordu ki neredeyse o da matematiğe isyan edecekti.

"Olan matematik bilgin mi?"dedi imayla. Bilerek yapıyordu, onu sinirlendirmek hoşuna gitmişti.

"Benimle alay mı ediyorsun?" Sesi yükselmiş sitemle söylenmişti. "Yalnız sen matematik biliyorsan ben de edebiyat biliyorum haberin olsun."

Neşe'nin omuzları gururla kabardı. Edebiyatı çok iyiydi. Sonuçta her şey matematik değildi ya!

"Benim edebiyatım da iyidir bu arada."dedi Atlas. Sesindeki alayvari tını hâlâ yerli yerindeydi. Neşe'nin aklına gelen sonuç belgesiyle yüzü düştü. Haklıydı, edebiyat da çözmüştü.

Ben bununla yarışamam diye düşündü kendi kendine ama rezil de olmamalıydı.

"Benim kadar iyi olmasın iyidir tabi." diye mırıldandı. Fakat edebiyatta da kendisinden iyi olduğuna emindi. Bunu çaktırmasına hiç gerek yoktu.

"Hem sen de bir tarafta dur canım! Sayısalcı mısın, sözelci misin?! Böyle olmaz ki!"

Atlas bir anda kalp atışlarının değişmesine anlam veremedi. Aklı duyduğu kelimede takılı kaldı. Oysaki gelişigüzel söylenmiş bir sözcüktü. Canım demişti, sadece öylesine söylemişti ama yarattığı etki öyle böyle değildi. Atlas kendine şaşırırken cevapladı Neşe'yi.

"Benim tarafım hep belli, sonuna kadar matematik."dedi kendinden emin bir şekilde. "Ama edebiyat da severiz."

"Öyle mi?"diye mırıldandı Neşe. Gülümsedi Atlas, her zaman yaptığı gibi diyaloğu tamamladı. "Öyle."

Neşe de içinde oluşan mutluluğa anlam veremiyordu oysa az önce neredeyse sinir krizi geçirecekti. "Öyle olsun."dedi son olarak. Telefonu kapatmak üzereyken duyduğu sesle bekledi.

"Edebiyata olan sevgimi sana şöyle göstereyim." dedi Atlas. Neşe merakla beklemeye başladı. Kulağına ulaşan mısralarla şaşkınlığı artarken buna hayranlık eşlik etmişti.

"Ne çıkar yanımda olmasan!

Kalbim senden ibaret değil mi?

Uzaktan sevmek zor demişsin

Etme sevdam

Görmeden sevmek ibadet değil mi?"

Ne diyeceğini bilemedi Neşe, şaşkındı. Güzel sesiyle birleşen bu şiir kulaklarına şölen gibi gelmişti. "Cemal Süreya." diye mırıldanabildi sadece. Aslında edebiyattan vazgeçmese de olurdu.

"Cemal Süreya."diye karşılık verdi Atlas. Şiirlerini bir tek kendine okurdu ama dayanamamış tutamamıştı kendini. Onun sesinden şiir dinleyen ilk kişiydi Neşe, ama o bunu bilmiyordu. Bilmese de olurdu.

Bölüm sonu

1 yorum