Neşe kendini kocaman bir duygu karmaşasının içinde hissediyordu. Kalbinde sanki hem sınırı olmayan bir boşluk vardı hem de ağırlığını taşıyamayacağı kadar bir yük taşıyordu. Oysa kalbini dolduran tek varlık aşktı. Zaten aşk da bütün duyguların harmanlanmış hâli değil miydi?
Üzgündü, beklediği tepkiyi alamamıştı. Hayal kırıklığı yaşıyordu. İlanı aşk bile edememişti! Bir yandan da sinirliydi. Atlas'ın neden böyle davrandığını çözemiyordu. O da seviyormuş gibi davranıyordu, Neşe bunu fazlasıyla hissetmişti. Şimdi geldikleri bu durum çok anlamsızdı.
Kaç yirmi dört saat geçmişti o günden sonra bilmiyordu. Haftalar birbirini kovalarken Neşe'nin yaptığı tek şey iletilmediğini bile bile Atlas'a yüzlerce mesaj göndermekti. Defalarca kez aramıştı belki engeli kaldırmıştır diye. Ama sonu hep hüsrandı. Bu kadar süreceğini hiç düşünmemişti birkaç gün içinde engeli kaldırır diye düşünmüştü.
Engelini kaldırdırdığı gün Neşe'nin elinden çekeceği vardı Atlas'ın. Neşe'nin tek istediği bir an önce Atlas'a ulaşmaktı. En azından doğru düzgün konuşabilmek istiyordu. Bir kez olsun düzgünce seni seviyorum diyebilmek istiyordu.
Şimdi ona ulaşmak için tek bir yolu kalmıştı. Tuna. Daha önce engelini Tuna kaldırmıştı belki şimdi de yapardı. Bugüne kadar Tuna'dan yardım istemediği için kendine kızıyordu. Belki de şimdiye kadar o engel çoktan kalkmış olurdu. Bir ümitle rastgele yatağına savurduğu telefonunu alıp Tuna'ya mesaj yazmaya başladı.
Yengem: Selam Tuna nasılsın
(Görüldü)
Yengem: Seninle konuşmak istediğim bir şey var
(Görüldü)
Yeterince gergin değilmiş gibi şimdi bir de Tuna'nın mesajı görüp de cevap vermemesine sinirlendi. Ama Atlas'a giden yolda Tuna'dan başka çaresi yoktu.
Yengem: Atlas'a ulaşamıyorum yardımına ihtiyacım var
(Görüldü)
Tuna yazıyor...
Tuna çevrimiçi
Tuna yazıyor...
Tuna: Sanırım bu defa yapabileceğim bir şey yok
Tuna: Üzgünüm
Yengem: Tuna
Yengem: Benim artık mantıklı bir açıklamaya ihtiyacım var
Yengem: Bilmiyorum o kuzenin sana anlattı mı ama
Yengem: Atlas'a onu sevdiğimi söyleyeceğim an beni durdurdu ve çekip gitti
Yengem: Sonra da beni engelledi ve hiçbir şekilde ulaşamıyorum günler oldu
Yengem: Onun da beni sevdiğini hissedebiliyorum niye böyle yaptığını anlamıyorum
Yengem: Her şey çok saçma ilerliyor ben anlam veremiyorum taşlar yerine oturmuyor
Tuna: Saçma değil sadece
Tuna yazıyor...
Tuna çevrimiçi
Tuna yazıyor...
Tuna: Bilmiyorsun Neşe...
Yengem: Neyi bilmiyorum Tuna
Yengem: Anlat da bileyim o zaman
Yengem: Kafayı yiyeceğim artık düşünmekten
Tuna: Anlatmak bana düşmez
Tuna: Ama ben de böyle olmasını istemezdim
Tuna: Atlas'a da söyledim ama kendi bildiğini okuyor beni dinlemiyor
Yengem: İyi halt ediyor
Yengem: Bak sinirlendim yine
Yengem: Şimdi sen bana yardım etmiyor musun
Tuna: Edemiyorum diyelim
Yengem: İyi Tuna
Yengem: Bari ona şu mesajımı ilet
Yengem: Tüm bu şaçmalıklar son bulduğunda beni böyle süründürdüğü için onu affetmeyeceğim
Yengem: O engeli bir kaldırsın o zaman da ben engelleyeceğim onu
Yengem: Görsün bakalım sevdiğin kişiye ulaşamamak nasıl bir duyguymuş
Yengem: Tabi beni seviyorsa
Yengem: Neyse bunları iletirsin en azından değil mi
Tuna: İletirim