İçeriğe geç

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 2

Yeni bir başlangıç

İyi Okumalar 🦋

__________

Genç adam ellerini yüzüne kapatmış, beyaz hastane duvarına sırtını yaslayarak saatlerdir ağlıyordu.

Nasıl olur da aynı gün kurduğu hayaller hem gerçekleşir hem de tüm dünyası başına yıkılırdı?

"Bay Lee olmalısınız, efendim sizi şöyle alalım"

Adam ağlamaktan şişen yüzünü kaldırarak başında dikilen hemşireye bakmıştı... her yerde onun yüzünü görüyordu, sanki unutmaktan korktuğu için baktığı her yerde onu hatırlatıyordu kendisine.

Genç adam sarsak adımlarla ayağa kalkmış ve sendeleyerek hemşireyi takip etmişti. Hiçbir şey düşünemiyordu, hayatı hiçbir şekilde algılayamıyordu.

Doktorun odasına girdiğinde kendisini koltuğa bırakmış ve yaşam belirtisi olmayan gözlerini beyaz zemine dikmişti. Bugün baktığı her yerde beyaz vardı... sevdiği kadının üzerinde bile

"Başınız sağolsun"

Doktorun konuşması ile başını kaldırmış ve saçları yer yer beyazlamaya başlayan doğum uzmanına bakmıştı. Yine beyaz... her yer beyazdı.

"Biliyorum acınız taze ama bu kararı vermeniz gerekir"

Adam başını tekrar beyaz zemine indirmiş ve gözlerinden akan yaşları durdurmak için gözlerini sıkıca kapatmıştı.

"Oğlunuz..."

Oğlu.. çocuğu.. aşklarının meyveleri.. eşi hep böyle seslenirdi. Ufaktan belirmekte olan karnını severken hep aşkımızın meyvesi diye seslenirdi karnındaki bebeğine.

Burukça gülümsedi genç adam.. eşi ile evelndikten sonra bebekleri olmasını çok istemişlerdi. 4 yıl boyunca olmayınca da arkadaş tavsiyesi üzerine tüp bebek yaptırmaya karar vermiştiler.

Bugün burada yaşadıklarına neden olan bebeği yaptırmaya...

Eşinin o anki gülümsemesini şimdiki gibi hatırlıyordu. Doktor randevusundan olumlu cevapla döndüklerine biricik karısı ne kadar da sevinmişti, kendisi de.

Ama tüp bebek başarıyla sonuçlandığında hayatlarının zor anları başlamıştı.

Eşinin rahim duvarı bebeği tutacak kadar güçlü değildi bu yüzden 7 ay süren hamileliğini kanamalar ile geçirmişti.

Bu onun için sorun değildi.. çünkü kocasından bir parçayı taşıyordu içinde.

Rahim duvarını güçlendirmek için ağır hormon tedavileri uygulamıştı tüp bebek uzmanı, bu tedaviler vücudunda olumsuz değişiklikler yaratmıştı.

Ama bu onun için sorun değildi.. çünkü aşklarının meyvesini karnında taşıyordu.

Bugün ciddi kanama ve sancı ile hastaneye getirilirken bile yüzünde aynı gülümseme vardı. Sanki biliyordu böyle sonuçlanacağını.

Sanki biliyordu aylarca karnında büyütmek için çabaladığı bebeğini koklayamadan melek olacağını.

"Oğlunuz'un durumu ciddi"

Adam doktorun daha yüksek sesle konuşması ile düşüncelerinden arınmış ve kırmızı bayık bakan gözlerini doktorun gözlerine dikmişti.

"Hamilelik boyunca yanlış tedavi görmüş, bebeğin organları hasarlı..."

Genç adam derin bir nefes alarak elini koltuğun kenarına yaslamış ve sert bir şekilde sıkmıştı. Nefes alamıyordu..

"Erken doğum yüzünden ciğerleri çalışmıyor. Oksijenden ayırdığımız an ölecektir. Ki doğduğunda ölü bir bebekten farkı yoktu"

Doktor acımasızca cümlelerini ardı ardına dizerken hayatını burada manevi olarak kaybeden adam giderek daha da kötüleşiyordu.

Doktorun sesi onu rahatsız ediyor beynindeki şiddetli rüzgar sesi daha da yükseliyordu.

"Tedaviye devam edersek bile yaşayacağı sözünü veremeyiz, seçim sizin tedaviye devam etmek istiyor musunuz? Yoksa oksijenden ayıralım mı?"

Sonlara doğru doktorun sesi kısıklaşmaya başlamıştı.. adam bakışlarını tekrar beyaz saçlı doktora çevirdiğinde sanki bembeyaz duvarlar siyaha boyanmıştı. Tüm hayatı da dahil.

"Öldürün onu"

Genç adam bir anda bayılarak yere düştüğünde doktor ve hemşire panik bir şekilde yerde yatan bedene yaklaşmıştı.

Ölmek için ille de kalbin durmasına gerek yoktu, ya da ruhun bedenden çıkmasına. Bazı insanlar yaşarken de ölür, bazıları gülümserken ölür. Bazı insanlar ise daha yaşamanın ne olduğunu bilemeden ölür.

Çok fazla stres yüzünden bayılan adam kısa zamanda kendine gelmiş, bir anlık tüm bunların rüya olduğunu sanmış ama sonra gerçekler onu acımasızlığına sürüklemişti.

Verilen karar sonrası yoğun bakım odasına özel kıyafetler ile girmişlerdi. Doktor, bay Lee ve hemşire.

Genç adam oğlunun ölüm kararını vermişti ve küvezde uyuyan, erken doğduğu için fazlasıyla minik olan bedeni oksijenden ayıracak ve ölümün kollarına bırakacaklardı.

Doktor minik bedenin burnuna bantlarla bağlı olan oksijen tüplerini çıkarmak için elini küvezin içine soktuğunda dünya ile tanışalı daha birkaç saat olan bebek sanki son kez geldiği dünyayı görebilmek adına gözlerini kısıkça açmıştı.

Hemşire sızlayan yüreği yüzünden dolan gözlerini saklamak adına başını diğer tarafa çevirmişti. Genç adam ise odaya girdiklerinden beri bir kez olsun dönüp bakmamıştı oğluna.

Öylece boş duvarlara bakınan adam üzerindeki boncuk gözleri farkettiğinde istemsizce küvezin içine kaymıştı bakışları.

O an dünyası bugün tekrardan durmuştu işte. Daha yeni doğmasına rağmen yüzündeki çiller hafiften kendini belli ediyordu bile.

Genç adam bakışlarını ona tanıdık olan yüzde gezdirmiş ve daha fazla vücudunda güç bulamadığı için dizleri üzerinde yere çökmüştü.

Kusursuz surata dağıtılmış yıldızlara benzer çiller ona hayatının aşkını hatırlatmıştı. Minik oğulları aynı annesine benziyordu..

O an ne yapmak üzere olduğunu anladı, eşinin uğruna bir saniye bile düşünmeden canını feda ettiği bebeğini öldürmek üzere olduğunu anladı.

Vücudunda bulduğu son güç kırıntıları ile kollarını sıkıca doktorun bacağına sardı ve o günün en doğru seçimini yaptı.

"Yalvarırım iyileşmesi için elimizden geleni yapalım. Onu da kaybedemem"

...

"Felix beş dakika içinde yataktan kalkmazsan omletini ben yerim haberin olsun"

Felix babasının sesini duyar duymaz gülümseyerek odasının kapısını açtı ve miss gibi yemek kokan mutfağa doğru ilerledi.

Babasına sıkıca sarıldıktan sonra banyoya geçmiş ve güzelce elini yüzünü yıkamış ve diğer işlerini halletmişti.

Tekrar mutfağa geçtiğinde ise sofra çoktan kurulmuştu bile.

"Nasıl bakalım lise son sınıf için hazır mısın?"

Küçük beden başını hayır anlamında salladığında babası çatalını onun minik burnuna bastırmıştı hafifçe.

Felix ise olayları abartarak ellerini burnuna kapatmıştı.

"Burnum koptu"

"Sus babaya laf söylenmez"

Felix sırıtarak çatalını eline almış ve yemeğine devam etmişti. Babası gerçekten bu işte mükemmeldi.

...

Hyunjin yatağının örtüsünü de güzelce düzelttikten sonra yorgun bir şekilde kendisini sırtüstü yatağa bırakmıştı.

Sonunda bugün, okul açılmadan önce taşınma işlerini bitirmişti.

Oradan oraya taşınmaya alışmıştı, böyle büyümüştü ne de olsa ama bu hayatı boyunca yalnız olarak ilk taşınma işlemleriyle uğraşmasıysı.

Ailesi yıllar boyunca işleri yüzünden farklı ülekelere/şehirlere taşınmıştı ve Hyunjin de onlara ayak uydurmak zorunda kalmıştı.

Ama artık kendi düzenli hayatına geçmenin zamanı gelmişti. Ailesi bu sefer Paris'e taşınmalı olduğunda artık genç onlara ayak uydurmaktan yorulduğunu dile getirmişti.

Anne ve babası ise oğullarına hak vererek Busan'a taşınarak hayatına düzenli yaşamasına izin vermişlerdi.

Aslında Hyunjin, Seoul'da kalmak istiyordu ama orada hiç akrabaları yoktu bu da anne ve babasını çok geriyordu.

Neymiş zor bir anda insana sadece tanıdıkları, güvendikleri yardım edebilirmiş.

İşte sırf teyzesi busanda yaşıyor diye Hyunjin de onlara yakın bir yere taşınmıştı. Yine de memnundu. Kendi ülkesinden çıkmadığı sürece onun için her yer yaşanılasıydı.

Tabii yeni liseye alışmak zor olacaktı ama ne de olsa zaten son senesiydi ve artık onun için ileride üniversite hedefleri vardı.

Lise son sınıfı ise sadece üniversiteye hazırlık olarak görüyordu.. hayatının tamamen değişeceğinden habersiz bir şekilde.

__________

Ben yine yeni kitap şey ettim. Ay nasıl olmuş bacıııım yorumlarda yazııııın.

İlk defa liseli fic yazıyorum, ergenlik duygularımı ortaya çıkarmam gerekecek...

Liseli kurgusu olup lise ile hiçbir alakası olmayan kitabımla tanışın

Felix'in görünümü (ilk defa siyah saçlı Fefi yazıyorum şaşırın)

Hyunjin'in görünümü (saçları biraz daha kısa)

Bölüm sonu

17 yorum

  • Bu arada bir hata var tüp bebeği rahme yerleştirmek için önce rahmin doğuma uygun olup olmadığına bakılır. (Ama olsun aşkım harika yazmışsınnn ❤️❤️❤️❤️)

  • Senin kitaplarında hyunjin:kral, mafya,doktor, vampir,delta,alfa fln Felix ise: babasından şiddet gören, amcasından şiddet gören,kedi,ölümcül hastalıklı(bir kaç kez),çift cinsiyetli,üstün ırklar okulundaki tek Vita,changbin kardeşi,minhonun kardeşi,bangchanın kardeşi,seçilmiş kişi (daha nerek olacak Allah bilir)

    1Yanıt
  • Yazar:ilk defa lise konulu fic yaziyoyrm o sırada last omegaversenin ortaya giris

  • Abla sen hep Felix i sarışın yapardım oldu mu böyle

  • Of allahım yine mükemmel bir fic geliyor (daha önce yazdığın tüm ficleri okudum ve fic yazma adı altında füze atacağına eminim sevgili yazar)

  • Of allahım yine mükemmel bir fic geliyor (daha önce yazdığın tüm ficleri okudum ve fic yazma adı altında füze atacağına eminim sevgili yazar)