İçeriğe geç

ÖTÜKEN GÜNEŞİ

Bölüm 1 · 6 dk okuma

ÖTÜKEN GÜNEŞİ

Bölüm 1

1.KORDELE

insan büyür beşikte,mezarda yatmak için

kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için

-nihal atsız-

-siirt 2004-

"шошқа! шошқа! шошқа!1"yanında kolunu tutup sarsan kestane kahverengisi saçlara sahip gözleri de aynı şekilde badem badem bakan yanağında küçük bir beni olan kıza çevirmişti zümrüt bakışlarını bu kızın annesi çeçendi ama annesi az kazakça biliyordu annesinden öğrenmişti birkaç kelime oyüzden böyle konuşmuştu Türkçede biliyordu babası Türktü ama amacı Arparslanı sinir etmekti"NE VAR AYÇİN NE VAR BANA ŞU ŞEYİ SÖYLEYİP DURMA ABİNİM BEN SENİN HEM YİNE SÜMÜK GİBİ YAPIŞMISSIN GİT BARBİELERİNLE OYNA KIZIM!"diye bağırmıştı haklıydı çünkü Ayçin Siirte geldiğinden beri Arparslana yapışıp kalmıştı her ne kadar kavga etselerde Ayçin bunu onu sevdiği için yapıyordu aslında Arparslanda onu seviyordu ama bir abi gibi davranıyordu yinede içinde hareketlenen ufak uğur böcekleri vardı fakat belli etmek istemiyordu bu davranışının üzerine küçük Ayçin titreyen dudaklarını bükmüş gözleri ise dolu dolu olmuş ağlamaya hazırlanıyordu bu hali Arparslanın en dayanamadığı haliydi bunu biliyordu bu yüzden bunu bir koz olarak kullanıyordu başarmıştıda Arparslan bu halini görünce derin bir nefes aldı ve "tamam tamam Ayçin yanımda kal sakın annemlere söyleme tamammı çünkü ben sana kızmadım tamammı??" küçük Ayçin ağzını kocaman açıp ağlamaya başladı ve ağlarkende "шошқа bana kızdığ" diye iç çeke çeke ağlamasına devam etti Arparslan telaşla "hayır hayır ben sana kızmadım hem sen benim küçük kızıl kuşumsun öyle dermiyim şey demek istedim sümük gibi hep bana yapış hiç yanımdan ayrılma dedim tamam mı?" evet küçük kızıl kuşu isminin manası buydu Ayçin bunun üzerine şımarmıştı ve süzüle süzüle "hiç yanından ayrılmıyımmıı"

"öyle değil yani-"

lafı yarıda kalmıştı çünkü küçük Ayçin hiç beklemeden oturdukları tepeden aşağıya evlerine doğru koşarak bağırıyordu "BABAMA GİDİP BANA BÖYLE DEDİĞİNİ SÖYLİYECEĞİM"ve şımarık bir kahkaha atmıştı baya mutlu görünüyordu Arparslan ise ayvayı yemişti "DUR! AYÇİN" çünkü ayçinin babası Mehmet Akif oldukca kızını kıskanırdı özellikle Arparslandan çünkü kızı yanından hiç ayrılmıyordu Mehmet Akif ile Arparslanın babası Oğuz çok iyi arkadaşlardı ikiside askerdi zaten Mehmet Arparslanıda çok severdi ama kızıyla beraber değil Arparslan her ne kadar durmasını söylesede dinlememişti Ayçin çoktan eve varmıştı bile eve girdiği gibi annesinin ve Arparslanın annesi olan Mihri teyzesinin 2000lerin popüleri olan "Asmalı Konak" 2Türk dizisini izlediklerini gördü Asmalı Konak bu ikili için tüm dizilere kapak olurdu Ayçin ise onları izlemeye dalmıştıki kapıdan içeri bir sesin girdiğini duydu "AYÇİN!!"bu Arparslandı nerde duysa tanırdı ses tınısına bakılırsa oldukça sinirlenmişti Ayçin bu sesi duyduğu gibi salondaki ev telefonuna koşmuştu ve sandelyeye çıkıp telefondan hızlı hızlı numarayı çevirdi sayıları tam bilmiyordu ama babasınınki zorla ezberlemişti tam o sırada Arparslan tam arkasından saçını tutuyorduki Ayçinin babası telefonu açmıştı ve Arparlanda elini çekip dudakarını ısırmakla kalmıştı Ayçin hala mutluydu tabi ve bunun üzerine şımarık bir dilde süzüle süzüle babasıyla konuşmaya başladı;

"Aloooo babaaaa"

"Efendimm benim gün ışığımm"

"ne zamann gelicenn"

mehmet akif derin bir nefes alıp

"bak güzelim işlerim çok yoğun ama gelebilirsem geleceğim söz"

bağırarak hırçınca ağladı ağlıyacaktı

"YA HEP BÖYLE DİYON BANANEEEE!"

kızına üzülmüştü ama elinden birşey gelmezdi

"tamam bak Ayçinim sen annenleri üzme insanlarla iyi geçin söz veriyorum saydığın uğur böcekler 20 ye ulaşınca orda olacağım"

Ayçin uğur böceklerini çok severdi ve bunu kabul edecekti

"iyi tamam he bide baba şeyyy"

diyip Alparslana dönüp dil çıkardı Arparslan oldukca sinirlenmişti ama elinden şuan hiç bir şey gelmezdi

"efendim canım"

"Arparslan ne dedi bana biliyomusunnnnn"

mehmet ciddileşip

"ne demiş?"

Alparslan arkadan "SUS AYÇİN!" demişti Ayçin ise omuz silkip devam etti

"bana dedikiiii hiç yanımdan ayrılmaaaaaa"

eveet Ayçin bombanın pimini çekmişti sıra patlamadaydı

"yanımdan ayrılma? kızım belki yanlış anlamışsındır heh abin ya ondan demiştir öyle"

Arparslan telefonu çekip

"Mehmet amca vallahi billahi öyle demedim demek istedimki yanımdan ayrılmasınki diğerleri ona karışmasın"

Ayçin "ya ver şunu"diğerek çekmeye çalışsada boş

"İyi umarım öyledir Arparslan bir daha duymıyayım"

evet zafer bombayı imha edebilmişti Arparslan

"Tamam Mehmet amca"

o anda çocuklarla eşinin konuştuğunu gören Gülnara hemen yanlarına gelmişti Arparslanda telefonu Gülnaraya teyzesine vermişti

"Alo mehmetim!"

"Gülnaram!"

"biz seni çok özledik hem bugün bayram geliyorsun demi?"

"bende sizi fakat Gülnaram pek mümkün değil çok yoğunum"

"olsun Mehmetim artık diğer bayramlara umarım doğumda izin alabilirsin "

Gülnara hamileydi bir oğlu olacaktı

"inşallah gülüm"

o sırada Mihri gelip oda kendi eşi olan Oğuzla konuşmaya başlamışken Ayçin yine Alparslana sarmıştı

"YALANCI! ÖYLE DEMEDİNN"

Arparslan gülerek

"Nerden biliyorsun o anlamda demediğimi?"

"Çünkü gözlerin öyle bakmıyordu"

evet belki Ayçin haklıydı ama Arparslan yakayı ele veremezdi bunun üzerine Arparslan şaşırmıştı

"Ne? sen benim gözlerimemi dikkat ediyorsun sakın Ayçin bir daha duymayayım bak tekrar söylüyorum ABİN sadece hem bence kaçsan iyi edersin ben daha babana söylemenin acısını çıkarmadım!"

Ayçin dudağını ısırıp ördek gibi koşmaya başladı saçlarını savura savura çünkü biliyorduki Alparslan böyle diyorsa ya dövecek ya dövecek aslında tam gücünü uygulamazdı Arparslan ona kıyamazdı ama Ayçin bu hafif vuruşlara bile cingar çıkarırdı fenalık ruhunda vardı hemen aile hatıraları olan orta odaya koşmuştu arkasındanda Arparslan onu köşeye sıkıştırmıştı saçını hafifce tutmuştu Ayçin ise bir tekme patlatmıştı bacağına Arparslan AYÇİNNNN!!! acısıyla bacağını tutarken ordan tüymüştü Ayçin aslında tekmeleri sert değildi sadece Ayçinin bayram için aldığı pembe babetleri sertti bayramlıklarına çok önem verirdi toz pembe elbisesi,babetleri ve en önemli olan pembe kordeleleri evet kordele Ayçin için kordele ama koşarken odada kordelesini düşürmüştü Arparslanda biraz eline alıp bakıp cebine koydu ve hemen peşinden koşmaya başlamıştı Ayçin evden çıkıp koşarken 1 askere çarpmıştı kafasını kaldırıp askere baktı kıyafetine bakılırsa yanındaki askerlerden daha yetkiliydi asker küçük kıza eğilip

“Sen kimin kızısın bakalım küçüğüm”

cevap vermemişti küçük Ayçin babası onu tembihlemişti çünkü osırada yanlarına Arparslan koşarak yanlarına gelmişti bunların güvenli asker olduklarını biliyordu asker Arparslana eğilip

“Delikanlı söyle bakalım siz kimin çocuklarısınız”

“kıdemli üsteğmen Mehmet Akif ve Yüzbaşı Oğuzun çocuklarıyı komutanım”

komutan duygularını belli etmemeye çalışarak çocuklara sarıldı Arparslan tahmin edebiliyordu bir şeyleri ama o olmasın diyede Allah’a dua ediyordu sonra asker

“bizi evinize götürürmüsünüz annenizle bir şey konuşucazda”

Arparslan kafasını sallamıştı ve 3 askerle eve gitmeye başladılar evinin önüne gelince rütbeli Asker kapıyı 3 kere tıklattı kapıyı Gülnara açmıştı anlamıştı her şeyi ak hilalli bayraktan hemen yüzünü elleriyle kapatıp yere çöküp hıçkırıklara boğularak feryatlar çıkararak ağlamaya başlamıştı bunu duyan Mihri merak edip arkadaşını koşarak gelmiştiki oda gördüğü sahneyle herşeyi anlamıştı ağlamaya vermişti kendi arkadaşının yanına oturup sırtını sıvazlamıştı Mihri biraz daha dostundan daha tecrubeliydi çünkü bu vatan uğruna verdiği ilk şehiti değildi abisi ve babasını da vatana kurban etmişti şimdi ise ömrü boyunca aşık olduğu adamı...

asker ağlamaklı sesle “Başıımız sağolsun”

mihri “Vatan sağolsun”

askerler gitmişlerdi Ayçin hiçbirşey anlamamıştı Arparslan ise biliyordu bu cümleden sonra hiçbir şey aynı olmıyacaktı

Ayçin ise annesinin yanına oturup “anne ne oldu neoldu ağlama lütfen”

Gülnara üzüntüyle sinirlerini kontrol edememiş ve Ayçini iterek “SUS ARTIK!”diyerek bağırmıştı kendine hak,im olamıyordu zaten kendi ülkesinden gurbete gelmişti şimdide canından çok sevdiği eşini toprağa vermişti Ayçin ise ağlamaya başlamıştı Arparslan Ayçini alıp onu odaya götürmüştü etkilenmemesi için

“Ayçin şimdi ağlama tamamı”

“annem artık beni sevmiyooo!”

“hayır sadece biraz üzgünmüş annen yoksa hepimiz seni çok seviyoruz”

hala tam manasıyla konuyu anlatmamıştı çünkü kıyamıyordu içerde ise şu sesler vardı

“Gülnara kurban olıyım yapma dur bak çok üzgünsün ne düşündüğünü bilmiyorsun yapma!”

“YETER! ÇOCUCUĞUMUDA ALIP GİDECEĞİM SİZE MUHTAÇ DEĞİLİM”

Mihri ağlayarak Gülnaranın kolundan tutarak ağlamıştı

“yapma Gülnara bizim birbirimizden başka kimimiz var”

Arparslanla Ayçin odadan çıkmışlardı Gülnara Ayçinin kolundan tutup çıkarken

“шошқа! GİTMEK İSTEMİYORUMM!”

“UNUTMA AYÇİN BEN SENİ İLLAKİ BULUCAM UNUTMUCAM SENİ”

Arparslandı onun adı dediğini ve aklına koyduğunu yapardı yapacaktıda

1 Kazakçada domuz demektir.

2 Sayın Diloy Gülan tarafından yapılmış 2000’lerin popüler eseridir

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.