İçeriğe geç

OTEL GÜNLÜKLERİ

Bölüm 9 · 5 dk okuma

OTEL GÜNLÜKLERİ

Bölüm 9

9

Saniyeler dakikaları, dakikalar saatleri, saatler günleri, günler haftaları kovaladıkça stajdaki işimi ve oteli daha çok benimseyip kendi otelimmiş gibi davranmam umarım normal bir davranıştır, değilse ben yavaştan kafayı yemişim demektir bu.. Stajımın ikinci ayına girmeme çok az bir zaman kalmıştı, o kadar alıştım ki buradaki hayata sanki doğduğumdan beri otelde çalışıyor otelin sahibi babammış gibi hissediyordum.. Artık oteldeki çoğu insan beni tanıyor. Çok dışa dönük bir insan olmamama rağmen hem de. Normalde çekingen ve aşırı utangaç bir insanım ama burada tam tersi olması için hayat bana sürekli başka şeyler sunuyor. Buna örnek olarak sürekli rezil olmam söylenebilir mesela.. Benden bağımsız sürekli olarak başıma garip olaylar geliyor, benim dahil olmadığım adımın dahi geçmediği bir yerde baş sorumlu olarak sürekli ben varım ve bu durum bazen canımı sıkıyor doğruyu söylemek gerekirse, bazen de hoşuma gitmiyor değil tabii. Bir filmin başrolü olmak ya da bir kitabın baş karakteri olmak gibi bir durum bu, insan neden bundan şikayetçi olsun ki..

Bugün yeni bir stajyerin geleceğini söylediler, başka bir okuldan nakil yaptırdığı için staj döneminin ilk yarısında otel değişikliği nedeniyle bizim otele nakil olmuş, kim olduğunu, hangi okuldan geldiğini bilmiyordum, bugün öğreneceğiz yeni stajyerin kim olduğunu. Mert'le birlikte çalışması için yanımıza vereceklermiş yeni stajyeri, benim için bu çok iyi bir haber aslında çünkü gün içinde o kadar çok oda temizliyoruz ki bazen eve giderken otobüste uyuyakalıyorum yorgunluktan. Bana, bize yardımcı olacak bir stajyerin gelmesi çok iyi bir haber, bir de benim kafa dengim birisi olursa benim için çok çok daha iyi olur bu durum, otelde benden başka stajyerlerde var ama benimle anlaşabilen yani benimle arkadaş olmak isteyen birisini henüz tanımadım. Ben onlara yakın davranmaya çalıştıkça onlar benden ışık hızıyla kaçıyorlar, nedeni sanırım sürekli olarak kendimi olur olmadık bir olayın içinde bulmam ve rezil etmem, benimde zaten çok umurumda olan bir durum değil bu, kendileri kaybeder.. Aslında umurumda, bazen o kadar çok sıkılıyorum ki sık sık bir arkadaşa ihtiyaç duyuyorum, Mert var ama onunla arkadaş olmam pek mümkün değil. O benim patronum gibi bir şey burada ve patronunla arkadaş olmamalısın.. Ve de Mert benden beş yaş kadar büyük ve o.. Her neyse.. Kısaca umarım yeni gelen stajyerle arkadaş olabilirim.

"Esma, hadi iş zamanı. Oturmaya gelmedik öyle değil mi?" Mert'in sesiyle derin düşüncelerimden sıyrılıp gerçek dünyaya döndüm bir anda, mola vaktinin bittiğini Mert'in gelip başıma dikilmesiyle anlamıştım, daha önümdeki kahvem bile bitmeden mola vakti bitmişti.. Sanırım çok fazla düşüncenin içinde kaybolduğum için vaktin nasıl geçtiğini anlamadım, kahvemi de içmeyi unutarak buz gibi olmasına sebep oldum.

"Geldim Mert bey." -2'deki oturma alanlarında oturmayı tercih etmiştim bugün, hava oldukça soğuktu çünkü, yanımdaki ablaların dedikodusuna aldırış etmeden düşüncelerimin içinde kendime ayrı bir dünya yaratarak, o dünyada sessizliğe kapattım kendimi. Mert'in çağırmasıyla buz gibi olan içilmemiş kahveyi masadan alıp çöp kutusuna atarak merdivenlere yöneldim, bazen spor olsun diye asansör yerine merdivenleri kullanmayı tercih ediyorum. Bugün de o günlerden biri, hızlıca merdivenleri aşıp lobiye Mert'in yanına ilerledim, resepsiyonun olduğu kısımda durmuş Aslı hanımla derin bir sohbet içine dalmışlardı, Aslı hanımın bakışlarından hiç hoşlanmıyordum ve şuanda da hiç hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. Hızlıca yanlarına ilerleyip derin sohbetlerini böldüm, "Geldim Mert bey, işimizin başına dönebiliriz, sonuçta sohbet etmeye gelmedik öyle değil mi?" Mert bir bana bir de resepsiyondaki Aslı hanıma baktı, hemen sonrasında kolumdan tutup resepsiyonun olduğu kısımdan biraz uzaklaştırıp konuşmaya başladı, "Sohbet etmiyordum, o nereden çıktı? Yeni stajyer gelecekmiş onun evraklarını kontrol ettik, ismini falan söylüyordu bana." Tebrik ederim Esma.. Yine kendini rezil etmeyi başardın.. Utancımı ve az önce söylediklerimi nasıl toparlayacağımı düşünmeye başladım hemen, aklıma ilk gelen şeyleri söyleyip kendimi son anda rezil olmaktan kurtardığım için de kendimi tebrik etmem gerektiğini düşünüyorum şuan. "Siz az önce bana aşağıda oturmaya gelmedik dediniz diye ben öyle dedim Mert bey, espri olsun diye.." Gerçekten tebrik edilesi bir kurtarış.. Mert söylediklerimle yine yüzüne o gülümsemesini yerleştirip bakmaya başladı bana "Pekala, öyle olsun. Biraz sonra yeni stajyerin geleceğini söyledi Aslı, biraz bekleyelim o geldikten sonra başlarız işe, hem o da dahil olmuş olur. Uyar mı sana?" Hafifçe kafamı sallayarak onayladım söylediklerini, benim canıma minnet. Ne kadar geç o kadar dinlenme süresi, hem de yeni stajyer gelecek işim hafifler tabi ki bekleyelim..

"Güzel, seni de kaldırdım oturduğun yerden ama Aslı bana şimdi söyledi stajyerin birazdan geleceğini bilseydim çağırmazdım seni." O kadar masum bir şekilde konuşuyordu ki benimle, utanmasam yanaklarını sıkıp severdim şuracıkta. Tabi bu biraz tuhaf olur, biraz.. Saçma salak düşüncelerimden sıyrılıp cevapladım Mert'in söylediklerini, "Sorun değil, burada da bekleyeceğim orada da bekleyecektim, hem burası daha iyi.." Cümlemi tamamlamama izin vermeyecek şekilde öyle bir gülüş sundu ki bana kelimelerim boğazıma dizildi teker teker, neden böyle güzel gülme ihtiyacı duyduğunu anlamadım ama kendimi anında toparlayıp bir çırpıda cümlemi tamamlayıverdim "Aşağıdaki dedikodu ortamı yok burada." Aynı şekilde aniden bana sunduğu gülüşü, aynı hızda yok oldu bir anda sadece ufak bir tebessüm vardı yüzünde. Söylediklerimde mi bir sorun vardı diye düşündüm ama onun bu denli hızlı ruh halini değiştirecek bir şeyde söylememiştim doğrusu. "Tabii ki burası daha iyidir dedikodu yok en azından.." Söylene söylene resepsiyona doğru ilerlemeye başladı, bende arkasından anlamayarak onu takip ettim, Aslı hanımla konuşmasına kaldığı yerden devam ediyordu şimdi, gelecek olan stajyerin adının Deniz olduğunu öğrenmiştim konuşmalarına istemeden kulak misafiri olduğumda.. İstemeden.

Demek ki gelecek olan yeni stajyer bir kızdı, ve bu benim gerçekten işime gelirdi. Birlikte çalışacaktık ve bu süre zarfında gerçekten bu otelden bir arkadaş edinebilirdim.

Aslı hanımın bakışları avını bekleyen bir kurt kadar keskindi Mert'e bakarken, onun Mert'e karşı bir şeyler hissettiğini uzun zaman önce fark etmiştim ama Mert ona karşı hiçbir şey hissetmiyordu, yani umarım.. Ayrıca hissederse de bu beni ilgilendiren bir durum olmadığı için umurumda değildi pek.. Yalan söyleyemeyeceğim aslında umurumda ama neden umurumda bilmiyorum, insanlar özgürdür ve istedikleri kişiye istedikleri duyguları hissedebilirler bu kimsenin umurunda olmamalı. Ben yine garip düşüncelerimin içinde kendimi boğmaya devam ederken yeniden Mert'in sesiyle döndüm bulunduğum ortama. "Esma nereye daldın öyle? Sesimi bile duymadın." Meraklı gözlerle gözlerimin içine bakıyordu bir cevap vermem için. "Hiç, öyle garip düşünceler benimkisi önemli değil, ne zaman gelecekmiş bu yeni stajyer Mert bey bir bilgi yok mu?" Konuyu dağıtma hızımı ve aynı zamanda sorduğum sorunun hemen ardından daha önce hiç duymadığım bir erkek sesinin gelme hızı aynı oranda eşitti. "Buradayım, geldim geciktim biraz özür dilerim.." Sesin geldiği yöne, yani arkama döndüğümde bize doğru hızlı adımlarla ve nefes nefese kalmış bir çocukla karşılaştım, benimle aynı anda Mert'te sesin geldiği yöne dönmüştü. Yeni stajyer olduğunu söyleyerek yanımıza doğru geldi ve ben yeni stajyerin kız olduğunu zannederken onun erkek olmasının şokuyla çocuğa gözlerimi dikip öylece kalakalmıştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.