İçeriğe geç

Oshi No Ko Evreni

Bölüm 4 · 7 dk okuma

Oshi No Ko Evreni

Bölüm 4

3.Bölüm

✨Yeni Bir Gülümseme Oluşturmak✨

Burdaki hayatım güzel bir şekilde ilerliyor.Ai işe gidiyor,ve biz Miyoko abla ile kalıyorduk.O günden sonra Miyoko ablanın benden biraz korktuğunu görebiliyordum.Ama bir yandan da aramızdan biri hemen ağlasa,göz açıp kapayıncaya kadar ilgileniyor ve evi tertemiz yapıyordu.Ama bir yandan ateşli ve yakuşuklu aktör hayali kuruyordu...hehehe.

Neyse onu bunu boş verelimde sorun Miyoko değil,sorun annemiz Ai...bu sıralar paradan dolayı endişeleri var.

"Bu ayki maaşım zar zor 200.000 yeni geçiyor..."Ai yüzü endişe ve hayal kırıklığı ile elindeki maaş çekine bakıyordu.

Animede onun bu durumuna üzlümüştüm...sonuçta Ai hiç bir zaman parayı umursayan biri olmamıştı.Pahalı dondurmada bunun kanıtı zaten...her anne gibi o da bizi, yani çocukları için para derdinde...Acaba bu durum için yapabileceğim bir şey var mı...?Ah,doğru ya...!!!

Aklıma bir fikir gelmedi,sonraki olaylarda zaten bu olayın çözüldüğünü ve Ai'nin çok para kazandığını hatırladım.Bir yandan buna sevinip mutlu olurken,nedense bir anda üzülesim tuttu.

Her şeyi önceden biliyorum...Güzel olmasına rağmen,bu biraz sıkıcı...Sonuçta insanlar bilmediği gelecek için çabalıyorlar ama ben...

Bir anda gülümseyerek.Ai'nin,Ruby'i kaldırmış bir şekilde bir şeyler söyleyen yüzüne baktım.

...onu kurtarabilirim.

Yumruklarımı sıkarak,gözümün önüne getirdim.

Bu yüzden burda olmalıyım

Yumruğuma baktığım yerde ,Ai'nin dondurmasını aldığını fark ettiğimde,düşüncelerim hızla ayrılarak dondurmaya dik dik baktım.

Günlerdir aradığım ve meraktan beni çatlatan dondurma!!!..Nerden aldı?!,ne zaman?!...

O yerken dudaklarımın kenarından salyamın aktığını hiç fark etmemiştim.

Eğer dondurmayı bitirmezse ben yerim,tadını çok merak ediyorum!...Acaba parasına gerçekten değiyor mu?

Ai dondurmayı biraz yedikten sonra masaya koydu.Hızla hazırlaranarak,derse gitmek için kapıya giderken,koltuktan beni kucağına aldı.

Waaaağ!!Dondurmaaaa!!!!...

Elimi dondurmanın olduğu yere uzatıyordum.Kapının oraya geldiğimizde Ai merakla bana bakarak,

"Sorun ne Aimi?" Ona bakarak, gözlerim doldu.Bir anda yüksek sesle ağlamaya başladım.

"WAAAAAAĞ!...INGAAAAAH...HUAAAAAĞ!!"herkes şoka girmiş bir şekilde donarken.Ai yüksek sesten dolayı donmuş bir şekildeydi.Miyoko bu ağlamayla kaç kez rastladığı için şoktan hızla kurtulan oldu.

"Ah,olamaz..."Miyoko kısık sesle bana bakarken söyledi.Kardeşlerim ise gözlerini kısarak bana baktılar,Aqua kaç kez bu kadar bağırmamı söylemesede,kendimi kontrol edemiyordum.Ai ilk defa ağlamamla karşılaşmış olacak ki telaşla,

"Aimi?!"Fark etmeden tişörtünü çekiştiriyor,çırpınıyor.Sudan ayrılmış bir balık gibiydim...

Ama Ai'nin bana sarılmasıyla,bir an durakladım.İnce elleriyle başımı okşarken rahatlatıcı bir sesle,

"~Yoshi,~yoshi...Annecik geri gelicek."şaşkınlıkla hareketsiz kaldım.Kendime geldikten sonra sarılmsına karşılık vererek,bende sarıldım.Sıkıca tişörtünü tutarak,içimdeki düşüncelerle daha çok ağlıyordum.

Bunun için mi ağlıyorum bee!! Güzelim dondurmayı yiyemeden ericek...Ama neyse,bu çok rahatlatıcı...Bu seferlik affediyorum;(

"Onu da götüremezmiyim?"Ai saçlarımı okşarken,yalvaran bir yüzle Miyoko'ya bakıyordu.

"Bunu yapamazsın,yalan söylesen bile fark edilebilir."Gözlerini kapatıp,elindeki iki bebeği daha çok kavrarken söyledi.

Ai hüzünle gözünü kısarak,anlamış gibi hafif bir ses çıkardı.Beni havaya kaldırıp gözlerime bakarak,

"Ne kadar talihsizlik dimi?..."Hafifçe gülümseyerek,

"Ama merak etme,Annen çok hızlı geri gelicek"Bir gözünü kırparak,daha çok gülümsedi.Hafif alnıma öpücük kondurup,kardeşlerimede aynısını yaptıktan sonra el sallayarak ayrıldı.

Sanada görüşürüz...

Bana göz kırpan o yüzünü gördükten sonra,biraz afallamıştım.Sadece içimden fısıltı hâlinde "görüşürüz" diyebilmiştim.O gittikten sonra bile gülümsemeye çalışan o yüzü hâlâ aklımda tekrarlayıp durdu.

1 aydır Ai ile yaşamama rağmen ilk defa onu böyle görüyorum.Genelde gülümsemesi...böyle değildi.

Onun sahnede olan gülümsemesi gözümün önüne gelirken,hüzünle kafamı eğdim.Onun gerçekten sıkıntılı olduğunu daha iyi anlamış oldum.Miyoko bizi taşırken,düşünceler içindeydim.Kardeşlerimin konuşmaları artık kulağıma gelmiyordu.

Neden üzgün olduğunu herkes anlayabilir,bu yüzden bunun için endişelenmemem gerekiyor...sonuçta zaten zengin olucak.Ben karışırsam bunu engelleyebilirim...

Hafifçe şeytanca gülümseyerek,

Yada daha da zengin olmasını sağlayabilirim,böylece bir sürü dondurma ve PAHALI MAMA-

Kendimi tokat atarak bu düşüncelerden kurtulmaya çalıştım.

Düşündüğüm şeye bak...tam bir aptalım.

İkizlerin bana korku ve şaşkınlıkla baktıklarını fark ederek onlara döndüm.Bunu,şimdi nasıl açıklıcaktım...Ellerimle telaşla oynarken,Ruby gözleri komik bir şekilde bağırdı.

"

KENDİNE TOKAT ATTI!!!"Aqua sakin bir tavırla bana bakarken,Ruby'nin sözlerini bastırdı.

"Bir sorun mu var?"Kendimi toparlayarak,kafamı iki yana salladım.

"Hayır,sadece düşünüyordum."İkisi bana tuhaf bakarken,Ruby merakını yenemeyerek sessizliği bozdu.

"Düşünürken kendine tokat mı atıyorsun?"Gözlerim şaşkınlıkla açırlırken,kafamı kaşıyarak tedirginlikle gülümsedim.

Hehe,çok güzeeel...

"B-ben...kafamdaki...yani..şey..."Dona kaldım.Aklıma kendimi ifade edecek bir kelime gelmiyordu.Ruby'nin daha çok meraklanarak hafif başını eğmiş bir şekilde bakmasıda pek yardımcı olmuyordu.

Bana öyle bakma ~yaaa....

"Kafandaki?"Ruby merakla fısıltı hâlinde söyleyince,utanarak hızla kafamı başka yere çevirdim.Ama bir anda başka bir ses duymamızla konuşma yarıda kesilmiş oldu.

"Ne hakkında düşünüyordun?"Konuyu hızla değiştirmesiyle,beni bu utanç durumumdan kurtardığı için Aqua'ya içimden teşekkür ediyordum.Ama sorduğu sorunun cevabı beni hüzünle boğuyor,boğazımı düğümlüyordu.

"İlk önce size sormak istediğim bir şey var."Söylediğim şeye merakları daha çok artmış,heyecanla bekliyorlardı.

Onların da fark edip etmediklerini merak ediyorum...Aquanın fark ettiğini düşünsemde,Ruby'i bilemicem.

"Evden çıkmadan önce Ai'nin yüzünü fark ettiniz mi?"Aqua iç çekerek gözünü başka yere çevirip,fısıldayarak

"Paradan dolayı endişeleri var"Ruby hüzünle gözlerini kısarak yere bakarak,Aquanın ardından konuştu.

"Gülmeye çalışıyor gibiydi,o zamankilerle aynı gülümsemiyordu."Sondaki cümleyi eski anılarının içinden söylerken,onlara hafif şaşırmış gibi bakarak,ikisininde bana bakmasını sağladım.

"Oh,demek fark ettiniz."Ruby merakla ve heyecanla bana dik dik bakarak,biraz bağırarak

"Bunun için bir planın mı var?!"Bir an böyle demesiyle yine afalladım.

Ne yapabilirim?...Gerçekten bir şey yapmama gerek var mı?...Sonuçta benim etkim olsun yada olmasın,onlar bunu çözeceker...Ben...sadece...buna uy-

"Ruby...biz bunun için bir şey yapamayız.Bir bebek olarak, yapacaklarımız sınırlı."Aquanın umutsuz sesini duyarak düşüncelerim yarıda bölünerek şaşkınlıkla baktım.

"Hayır,yapabiliriz!!...aklıma bir fikir geldi!"İkimizin merakla ona bakmasını sağladı.Bir umut ışığı yaksada bu ışığa teredütlü yaklaşıyordum.Sonuçta ateşin ışığı bir umut ışığı olamazdı...

Ruby kasvetli bir auraya bürünerek, parmaklarını korkunç bir şekilde hareket ettirerek fikrini açıkladı.

"Bütün hayranları toplayıp böbreklerini satabiliriz"

Heyecanla hızla duygumu değişterek,şeytanca ve kasvetli bir şekilde gülümsedim,

"~Ohhh! Böbrek yetmez,bütün bedenlerini Ai'ye sunmaları gerek!!"Aqua içinden neden böyle piskopat kardeşlerim olduğunu sorguluyor olacak ki bıkkınlıkla nefes verek fısıltı şeklinde,

"Düşüncelere bak hele...kafayı sıyırmış olmalılar."Onun fısıltısını duyarak,sinirlendim kaşlarımı çatarak,bağırdım.

"Beğenmiyorsan,neden daha iyi bir fikir bilmiyorsun?!!"Bir an sessizlik oluşurken kısa sürede Aqua ve Ruby aynı anda bana bağırdılar,

"CİDDİ MİYDİN?!"Onların bu suratlarını gördükten sonra amacımı elde etmiştim.Kahkaha atarak gülmeye başladım...

Biraz eğlenmek istemiştim...ama bu kadar şaşırdıklarını görmek...Ah,duramıyorum.ÇOK KOMİK!

Gülmekten Karnımı tutarken bana sinirli baktıklarını fark etmemek elde değildi.Kendime gelirken,nefes nefese

"Şa-kaydı...(nefes verir)...Sadece şakaydı."Ruby sinirle bağırdığında,o sırada aklıma gelen fikirle gözlerim açıldı.

"HİÇ KOMİK DEĞİL!!!"Onlara şaşkınla dönerken,benim gibi onlarda dondu.

Belkide benim sayemde olucak,çünkü artık bende animenin bir parçasıyım...Yani....Bu planda aklıma geldiğine göre...bunu benden başkası yapamaz.

Heyecanla gülümseyerek onlara baktım.Kafaları karışmış olamlılar,bir ergen gibi duygularımın hızlı değişmesi onlara garip gelmiş olabilir.

"Aklıma bir plan geldi..."Gözlerimi karalılıkla kısarak onların gözlerinin içine bakıp,gülümsemem daha çok genişledi.

"Ve bu harika olucak."

Bir kaç saat sonra

"BU İNANILMAZ,TANITIM ETKİNLİĞİ!!!...VE MİNİ KONSER!...BU GİRİŞLERİ PİYANGO GİBİ OLAN TÜRDEN!!"Ruby,heyecanla geldiğimiz mini konsere bakarak bağırıyordu.Aqua hafif kafasını bana eğerek,bebek arabasından bana bakıyordu.

"Bunun işe yaracağına emin misin Aimi?"Heyecanla ona baktım.Ne yapabilirdim,bende Ruby gibi çok mutluydum.

Ortam harika!!...çok heyecanlıyım,böyle olacağını hiç bilmiyordum.

Ellerim istemsizce hareket ederken,kontrolsüzce kafamı evet anlamında Aqua'ya salladım.Daha konuşmamıza devem edemeden,Miyoko eğilip bir parmağıyla,fısıldayarak bizi uyardı.

"Bakın çok istediğiniz için yanımda getirdim,yakalanırsak başına iş alacak kişi benim"Sonra emziklerimizi takarken tek tek bizi uyarmaya başladı.Bana geldiğinde parmağıyla emziğe hafif dokunarak,

"Ve konuşmak kesinlikle yasak,tamam mı?"Hafiften başımı sallayınca,gülümseyerek başımızı okşayarak,

"Emziğiniz ağzınızda uslu uslu oturun."Miyoko son sözünü söyedikten sonra doğrulup

sahneye baktı.Aqua Miyoko'nun dediklerini doğrularcasına gözlerini kapatarak konuşmaya başladı.

"Doğru söylüyor,nede olsa göze batamayız."Heyecanlı bir şekilde yerimde duramıyordum,onların söyledikleri kelimeler,insanların gürültüleri ile birleşerek kulağıma hiç ulaşamıyordu.Bir süre sonra sahneye B-Komachinin çıkışıyle gürültü daha çok arttı.Havada lightstickler dans ederken,iki elimide havaya farkında olmadan heyecanla sallıyordum.

Bir idolün konserine gitme hayalim gerçekleşiyor.....WAAĞAHHH!

Heyecanla içimden bağırırken,onlar dans edince daha çok heyecanlanacağımı ve mutlu olacağımı sandım ama...

Yine o gülümseme...

Elim hüzünle havadan aşağa indiğinde,planın 2.aşamasına geçme zamanı gelmişti.Hafiften gülümseyerek,Miyoko'ya zorla aldırdığımız bütün lightstickleri çıkararak,kardeşlerime verdim.Onları önceden planı detaylıca anlattım,biraz şüpheyle yaklaştıktan sonra onlara güvence vererek işe yarayacağını söyledim.Ve şimdi...Kafamı hafif sallayarak,başlamaları

için işaret verdim.

Bebeklerin sana yardım edicek Ai!!...Tekrar!...Tatlı yüzünle!...SAHNEDE,YENİDEN DOĞMUŞÇASINA GÜLÜMSEEE!!!...

Emziğin...CANI CEHENNEME!

Ve emziği fırlatarak başladım...

~Ganbare Ai!

~Makeruna Ai!

~İke ike yare yare

~Tsuyoi zo Ai!

Lightstickleri ileri geri sallarken bildiğim tek şeyi yaptım.Ve bebekler bobaa bobaa yaparken bir anda durdu,aslında sanki zaman durmuş gibi bütün herkes durmuş,gürültülü ortam tamamen sessizliğe bürünmüştü.

Hehe...

Miyokonun şuan kalp krizi geçirdiğine eminim ama önemli olan, Ai sessizliği bir an bozarak ağzı çok tatlı bir şekilde gözleri parlayıp bana gülümserken,bir anda bir sürü kargaşa oldu.İnsanların çoğu(neredeyse hepsi) telefonlarını çıkarmış bir şekilde silahla ateş edercesine bu değişik olayı çekmeye çalışıyorlardı.

Bazıları üstümüze çullamadan Miyoko'nun bizi hızla çıkarıp,sokakta delicesine eve doğru koştuk.

"Hani sizin endişeleriniz var dı ha!?"Özellikle bana bakıyordu,çok kasvetli göründüğünü,bütün sinirini üstüme kusacak bir hâli vardı...Buna gerçekten yemin edebilirim.

Ama kabul etmeli ki çok güzel sôyledim...ve Ai çok güzel gülüyordu.

Her ne olduysa yinede rahatlayarak gözlerimi kapatarak gülümsedim.Bu sadece fırtınadan önce sessizlik bile olsa....

Evde

"100 milyon görüntülenme ve 1 milyon tweet mi?!"Miyoko daha çok tedingin bir şekilde parmağı titrerken,yorumlara bakıyordu.

"O bebek konuşabiliyor mu?"

"OHAA!"

"ONLAR ÇOK TATLI!!!"

"~KAWAİ♥️"

"Bebek çok tatlı söylememiş mi?"

"Böyle bebeklerim olması için her şeyimi verebilirim."

"O bebek nasıl böyle konuşabiliyor?"

"Sen gel biraz şöyle"Miyoko kocası tarafından nutuk çekilmek için odanın dışına sürüklenirken,tamamen yüzünde duygusuz bir ifade vardı.Kafamı telefondan kaldırarak,Hafiften el sallayıp,şeytanca onun arakasından gülümsüyordum.Bunu fark etmiş olacak ki bana kasvetli bir şekilde bakıyordu.

Bol şanslar,Miyoko ablacık:)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.