Minel, üniversitenin eski kütüphanesinin üçüncü katındaki masada ders notlarına gömülmüştü. Hava, kâğıt ve toz kokusuyla doluydu. Dışarıda rüzgâr ağaç yapraklarını hışırdatıyor, içeride ise sayfa çevirme sesleri yankılanıyordu.Tek derdi, ertesi hafta gireceği Matematik sınavıydı. Yalnızca bir derdi daha vardı… örümcekler. Onları düşünmek bile kalbinin hızlanmasına yetiyordu. Küçük ya da büyük, fark etmezdi; Minel için hepsi kâbustu.Tam ders notunun bir paragrafını anlamaya çalışırken, masanın diğer ucunda bir hareket fark etti. Siyah, tüylü bacaklı minik bir şey, yavaşça masanın kenarından aşağı sarkıyordu. Minel’in nefesi kesildi. Sandalyeyi hızla geri ittiğinde kalemi yere düştü.Kalemi almak için eğildiğinde, karşı masadaki biri, sakince elini uzatıp örümceği incelemeye başladı."Merhaba küçük dostum," dedi adam, neredeyse fısıltıyla.Minel şaşkınlıkla baktı. Adam, uzun boylu, koyu kahverengi saçlı, siyah tişörtünün kolunu hafifçe sıvayarak örümceği eline aldı. Sanki elinde bir mücevher tutuyormuş gibi dikkatle inceliyordu."Sen… ona dokundun!" dedi Minel, sesi biraz fazla yüksek çıkmıştı.Adam başını kaldırıp gülümsedi. "Korkmana gerek yok, bu sadece Salticus scenicus. Atlak örümcek. Zararsızdır."Minel’in gözleri kocaman açıldı. "Sen… bunların isimlerini mi biliyorsun?"Adam hafifçe omuz silkti. "Ares Marcus. Zooloji bölümündeyim. Örümcekler benim… diyelim ki en iyi arkadaşlarım."Minel, bir adım geri çekildi. "Ben Minel. Örümceklerden biraz korkuyorum."Ares’in gözlerinde hafif bir merak parladı. Sanki Minel’in korkusu, onun için çözülmeyi bekleyen bir bilmeceydi."Belki bir gün fikrini değiştiririm," dedi gülümseyerek.Minel, bu cümlenin hem tehdit hem de davet gibi hissettirdiğini fark etti.Ve o an, bunun sadece bir karşılaşma olmadığını, belki de hikâyelerinin ilk satırı olduğunu hissetti.
Bölüm 1
İlk tanışma - Kütüphanede Örümcek mi?!
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.