İçeriğe geç

𝘋𝘢𝘭𝘨𝘪𝘯 | wlw

Bölüm 12 · 2 dk okuma

𝘋𝘢𝘭𝘨𝘪𝘯 | wlw

Bölüm 12

Buluşma.

Ayça’nın patlamasından sonraki birkaç gün sessizlik hakimdi. Grup sohbeti donmuştu, kimse yeni mesaj atmıyordu. Zeynep özelden yazıp duruyordu: “Kızlar buluşalım mı? Sadece biz üçümüz. Konuşalım, havayı yumuşatalım.” Mira’yla konuştuk, karar verdik. Buluşmak iyi gelebilirdi. En azından Zeynep’le yüz yüze konuşmak, Ayça’nın yarattığı gerilimi biraz dağıtabilecekti.

Cumartesi akşamı Alsancak’ta küçük bir kafe seçtik. Hava serindi, içerisi sıcaktı. Zeynep çoktan gelmiş, masada oturuyordu. Bizi görünce ayağa kalktı, sarıldı – önce bana, sonra Mira’ya. Sarılmada bir rahatlama vardı.

“Hoş geldiniz,” dedi, sesi yumuşak. “Kahveler hazır, oturun.”

Masaya oturduk. Zeynep hemen konuya girdi, ama suçlama olmadan:

“Öncelikle… Ayça’nın yaptıkları için özür dilerim. Grup adına konuşmuyorum ama ben sizin yanınızdayım. O çok ileri gitti. Hikayeleri, mesajları… Okurken ben bile sinirlendim.”

Mira fincanıyla oynuyordu, başını hafifçe salladı.

“Teşekkür ederim Zeynep. Ama biz de suçluyuz belki. Daha erken konuşmalıydık.”

Zeynep başını salladı.

“Hayır. Kimse kimseyi zorla sevemez. Ayça’nın hisleri gerçek ama sizin mutluluğunuzu lanetlemek hakkı yok. Ben Ayça’yla konuştum dün. Özelden. Çok ağladı, ‘kırıldım’ dedi ama sonra ‘belki abarttım’ diye ekledi. Henüz özür dilemedi ama… yumuşuyor gibi.”

Ben araya girdim, sesim sakin ama kararlı:

“Yumuşasa da… o sözleri geri almalı. ‘Sahte aşk’, ‘mutlu olman kısa sürsün’ gibi şeyler… bunlar incitiyor. Biz birbirimizi seviyoruz. Bu sahte değil.”

Zeynep elimi tuttu.

“Biliyorum. Ve ben de biliyorum ki siz gerçeksiniz. Grup da biliyor. Ayça hariç kimse ona katılmadı. Birkaç kişi özelden bana ‘Ayça aşırıya kaçtı’ diye yazdı.”

Mira derin bir nefes aldı.

“Peki şimdi ne olacak? Grup dağılmasın istiyoruz. Ama Ayça’yı da zorla geri getiremeyiz.”

Zeynep gülümsedi.

“Zorlamayalım. Zaman verelim. Ben Ayça’yla konuşmaya devam edeceğim. Belki bir hafta sonra özür diler, belki de uzak durur. Ama siz devam edin. El ele yürüyün, mutlu olun. Biz yanınızdayız.”

Konuşma hafifledi. Kahvelerimizi içtik, eski günlerden bahsettik, güldük. Ayça konusu arka planda kaldı ama tamamen silinmedi. Zeynep kalkarken bizi tekrar sarıldı.

“Her zaman yanınızdayım,” dedi. “Ve lütfen… kendinize iyi bakın.”

Dışarı çıktığımızda Mira elimi tuttu. Parmaklarımız iç içe geçti. Sokakta yürürken omuzlarımız değiyordu.

“Zeynep iyiydi,” dedi Mira.

“Evet,” dedim. “Ve grup dağılmadı. Sadece değişiyor.”

Mira durdu, bana döndü. Gözlerimiz buluştu.

“Seninle olmak… her şeye değer,” dedi fısıltıyla.

Gülümsedim.

“Seninle de.”

Öne eğildi, dudakları benimkilere değdi – kısa, yumuşak bir öpücük. Sokak lambasının altında, kimsenin umursamadığı bir yerde.

Eve dönerken el ele yürüdük. Kapıyı kapattığımızda birbirimize sarıldık. Uzun, sıcak bir sarılma. Başımı omzuna yasladım, o da saçlarımı okşadı.

“Bugün iyi geçti,” dedim.

“Evet,” dedi Mira. “Ve yarın da iyi geçecek.”

O gece odalara ayrılırken Mira kapıda durdu. Alnımdan öptü.

“İyi geceler,” dedi.

“İyi geceler,” dedim.

Kapı kapandı. Odama uzandığımda içimde huzur vardı. Ayça’nın sözleri hâlâ incitiyordu ama artık korkutmuyordu. Çünkü Mira yanımdaydı. Zeynep yanımızdaydı. Ve biz birbirimize sahiptik.

Bu bizi daha da güçlendirmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.