İçeriğe geç

𝘒𝘪𝘴𝘴 𝘰𝘧 𝘧𝘭𝘢𝘮𝘦𝘴 | texting

Bölüm 3 · 2 dk okuma

𝘒𝘪𝘴𝘴 𝘰𝘧 𝘧𝘭𝘢𝘮𝘦𝘴 | texting

Bölüm 3

Arada kalan.

Elara, son zamanlarda iki hayat arasında sıkışmış gibiydi. Biri alıştığı, düzenli, herkesin “doğru” dediği hayat… Diğeri ise adını koyamadığı ama içine sızan bir huzursuzluk. İşten çıkarken telefonunu elinde evirip çevirdi. Ekranda bir mesaj vardı. Okumuştu ama cevaplamamıştı. Cevaplamak istemediği için değil; ne yazacağını bilmediği için. Kael onu bekliyordu. Binanın önünde, her zamanki gibi elleri cebinde, etrafı gözleriyle tarıyordu. Elara’yı görünce bakışları yumuşadı. “Geç kaldın,” dedi. “Biraz,” dedi Elara. “Yoğun geçti.” Kael başını salladı. “İstersen birlikte yürüyelim.” Elara kabul etti. Yan yana yürürken Kael’in adımlarını bilinçsizce yavaşlattığını fark etti. Elara’nın temposuna uyuyordu. Bu küçük detay Elara’nın içini titretti. Bir süre konuşmadılar. Elara’nın telefonu cebinde titreşti. Elara duraksadı ama çıkarmadı. Kael fark etti. “Açmayacak mısın?” diye sordu. Elara omuz silkti. “Sonra.” Bu cevap Kael’e yetmedi ama üstelemedi. Sormadı. Ama zihninin bir köşesine not düştü. Bir kafeye girdiler. Elara cam kenarına oturdu. Dışarıyı izlerken yüzünde garip bir dalgınlık vardı. “Biri mi var?” diye sordu Kael, aniden değil, dikkatlice. Elara irkildi ama inkâr etmedi. “Hayatımda biri var,” dedi yavaşça. “Ama… her şey her zaman söylendiği kadar basit olmuyor.” Kael’in çenesi gerildi. “Anlıyorum,” dedi ama tonu sertti. “Seni mutsuz ediyorsa—” “Bilmiyorum,” diye kesti Elara. “Sadece… bazen yalnız hissettiriyor.” Bu cümle Kael’in içine oturdu. Çünkü Elara yalnız değildi. Yanındaydı. Ama belli ki başka bir yerde daha vardı. Kael bakışlarını masaya indirdi. “Ben sınırları bilirim,” dedi. “Ama biri seni kırıyorsa, buna sessiz kalamam.” Elara başını kaldırdı. “Kael… senin bunu taşımanı istemiyorum.” Kael hafifçe gülümsedi ama gözleri ciddi kaldı. “Taşımıyorum,” dedi. “Sadece görüyorum.” Dışarı çıktıklarında hava soğumuştu. Elara üşüdü. Kael refleksle montunu omuzlarına koymak istedi ama yarıda durdu. Elara fark etti. “Gerek yok,” dedi yumuşakça. Kael montunu geri çekti ama gözlerini Elara’dan ayırmadı. “Tamam,” dedi. “Ama üşüdüğünü fark etmemek zor.” Elara gülümsedi. Bu gülümseme suçluydu. Çünkü Kael’e karşı hissettikleri, hayatındaki diğer şeyle çakışıyordu. O akşam ayrıldıklarında Kael arkasından baktı. Elara’nın hayatında biri vardı. Bunu biliyordu. Ama Elara’nın yanında kendini yalnız hissetmesi… İşte bunu kabul edemiyordu. Ve Elara, eve dönerken şunu düşündü: Kael gerçeği bilmiyordu. Ama çok yakındı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.