İçeriğe geç

𝘒𝘪𝘴𝘴 𝘰𝘧 𝘧𝘭𝘢𝘮𝘦𝘴 | texting

Bölüm 14 · 2 dk okuma

𝘒𝘪𝘴𝘴 𝘰𝘧 𝘧𝘭𝘢𝘮𝘦𝘴 | texting

Bölüm 14

Siyah araba.

İç soruşturma hızlı ilerledi. Elara’nın telefon kayıtları incelendi. Eski mesajlaşmalar. Silinmiş konuşmalar. Konum geçmişleri. Ve sonunda buldular. Kael. Gerçek adı. Eski adres kaydı. Acil durum iletişim listesinde bir zamanlar yazan isim. Kapı çalındığında Elara şaşırmadı. Bu kez resmi bir davet değildi. Aramaydı. Sorgu odası küçük ve aydınlıktı. Karşısında aynı sivil kadın oturuyordu. Masaya bir dosya bıraktı. “Kael ile iki yıl aynı adreste yaşamışsın.” Sessizlik. “Elara?” Elara düz baktı. “Evet.” “Neden bunu beyan etmedin?” “Operasyon sırasında gerekli değildi.” Kadın kaşını kaldırdı. “Kaçan şüpheliyle geçmiş ilişkin ‘gerekli’ değil miydi?” Bu cümle odanın havasını değiştirdi. Elara cevap vermedi. Kadın dosyadan bir fotoğraf çıkardı. Elara ve Kael. Bir kafede. Gülüyorlar. “Bu adamı tanımıyordum demiştin.” Elara’nın içi kıpırdamadı. “Artık tanımıyorum.” Kadın geri yaslandı. “Duygusal bağın devam ediyor mu?” Bu soru kişiseldi. Ama Elara’nın sesi profesyoneldi. “Hayır.” Bu cevap doğru muydu? Kendisi bile emin değildi. Aynı Gün – Başka Bir Oda Hastane odasında biri uyanmıştı. Mert. Zayıflamıştı. Göz altları çökmüş, bakışları donuktu. İfade almak için iki memur geldi. “William seni kaçırdı mı?” Mert bir süre tavana baktı. “Evet.” “Sana fiziksel işkence yaptı mı?” Uzun bir sessizlik. Mert’in zihninde karanlık depo, zincir sesi, Kael’in gözleri vardı. Ama bir şey daha vardı. Elara’nın yüzü. “Hayır,” dedi sonunda. Memurlar birbirine baktı. “Seni tuttu.” “Evet.” “Neden?” Mert gözlerini kapadı. “Yanlış bir şey yaptım.” “Ne?” Mert’in çenesi gerildi. “Elara’ya yalan söyledim.” Memur not aldı. “William seni öldürmedi. Neden?” Bu soru uzun sürdü. Mert yavaşça cevap verdi: “Çünkü o beni cezalandırmadı.” “Ne yaptı o zaman?” Mert gözlerini açtı. “Beni kendimle bıraktı.” Bu cevap memurları tatmin etmedi. Ama Mert daha fazlasını söylemedi. Kael’in yöntemini anlatmadı. Depodaki detayları anlatmadı. Kael’in Elara için yaptığını söylemedi. Akşam Elara tekrar sorgu odasına çağrıldı. Kadın dosyayı kapattı. “Mert ifade verdi.” Elara’nın kalbi sertçe vurdu ama yüzü sabitti. “Ne dedi?” “William’ın onu öldürmediğini. Kişisel bir hesap olduğunu.” Kadın dikkatle baktı. “Ve ilginç bir şekilde… seni suçlamadı.” Bu beklenmedikti. “Elara,” dedi kadın daha yumuşak bir tonla, “Bu adam seni koruyor. Kaçak da seni koruyor. Sen kimi koruyorsun?” O an Elara ilk kez gerçekten sessiz kaldı. Çünkü cevap şuydu: Hiçbirini. Artık kimseyi korumuyordu. Ama sistem buna inanmıyordu. Son Elara geçici açığa alındı. Resmî olarak. Rozetini masaya bıraktığında elinin titremediğini fark etti. Ama dışarı çıktığında aynı siyah araç yine sokaktaydı. Bu sefer içindekini gördü. Kael. Camın arkasında. Yaklaşmadı. Sadece baktı. Elara da baktı. Aralarında artık üç şey vardı: Geçmiş Şüphe Ve hâlâ bitmemiş bir bağ Kael arabayı çalıştırdı. Gitmedi. Bekledi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.