‘’Seni aptal kız hani en az 80di gerizekalı bi bokuda becer!’’
Şu bana bağırıp duran genel patron annem, hayatımın karanlık yüzü...
ne kadar başarılı bir avukat ve zengin bir kadın olsa da içimde başarısız ve fakir bir anneydi.
‘’Bu gidişle baban gibi mi olmak istiyorsunn yoksa!’’
Bahsettiği yani babam gazeteciydi, gunlerden bir gün bir ünlünün dava çıkışında beklerken annemle tanışmış ve aşık olmuşlar, ama babam aylak bir şarhoşun onde gideniydi ve ben doğduktan iki sene sora annem ve babam boşandı ve ben hiç babam 7 yaşıma kadar görüştük ancak babam öldü . Ve evet anlayacağınız üzere tek çocuktum.
‘’Bu böyle olmaz senin için farklı bir terbiye lazım.’’
‘’Ne tür bir terbiye’’
‘’Merak etme seracim, öğreneceksin şımdi defol git odana’’
Anneler döver de sever de lafını hiç duydunuz mu? inanın annem bunu her yüksek not aldığımda bunu yüzüme yüzüme utanmadan söylüyordu, yok neymiş ben senin için neler yapıyorum haberin varmı bilmem ne sanki ben istedim doğurmanı, sanki ben istedim bunları yapmanı aldım 60 notunu nolmuş sınıftakiler 10 alıyor ama cennette gibi yaşıyorlar ama ben cehhennemde gibiydim.
Odama hızlı hızlı yürürken kafamdan aynen bunları geçirdim, odama girer girmez sanal arkadaşım orion_099 bir şey yazmışmı diye hemen bilgisayarımı açtım.
Orionun gerçek adınını bilmiyordum, onu cok önemsiyorum, çünkü o da benim gibi bu dünyadakin insanların aptal kurallara uyduğunu söylüyordu ve tek arkadaşımdı.
Ophelia.hell: bakıyorum bu aralar hiç yazmıyoruz.
Orion_099: bügün amma sakiniz, ne oluyor kıyamet falan mı?
Ophelia.hell: yoo! istersen inaççı ve asi tavrımı takınmaya devam edeyim
Orion_099 :ay yok, Allah korusun.
Orion_099: ophelia sana bir soru soracağım.
Ophelia.099 :sor bakalım.
Orion.099: sen neden hesabının adını ophelia.hell koydun bir sebebi varmı ?
Ophelia.hell: var hem de 2 tane.
Ophelia.hell: daha instagramı indirmeden önce bir araştırmamda ophelia isimli bir kızın ailesi yüzünden intihar ettiğini öğrendim ve aynı gün içeresinde okuduğum kitapta ophelia.hell isimli bir hesap vardı ben de bunun bir kader olduğuna inandım ve instagram hesabı açtım.
Liz: okuduğu kitap saklambaçtı :)
Orion_099 :vayy güzelmiş de, sen sanki instagram hesabı açmak için fırsat kolluyorumuşsun gibime geldi.
Ophelia.hell: ahahaha! peki senin hesap ismin nereden geliyor
Orion_099 : benikide aynı isimli bir kitaptan geliyor 99 da en sevdiğim sayi birleştirince böyle birşey çıktı
Liz: evet doğru tahmin,kitap oriondu.
Ophelia.hell: harika
☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆☆
Orionla neredeyse 1saat boyunca konuşmuştuk, o hayata tutunma sebeplerimden biriydi keşke onula gerçekte tanışsaydık.
"Sera hemen buraya gel"
"Geliyorum anne"
Ophelia.hell: orion annem cagriyor kapatmam lazim.
Orion_099:tamam sonra tekrar gorusuruz.
Ophelia.hell: gorusuruz :)
İçeriye girdiğimde samimi guluslu bir kadin vardi ve bana doğru elini uzatarak:
"Merhaba sera tanıştığımıza memnun oldum."
"Sağolun, bende."
"Ben de kendimi tanıtayım adım sera,p periyodikan a plus akademisinin kurucusunun büyük torunuyum"
Bu akademi bir yerden tanıdık geliyordu sanki, ama nereden?
‘’Biraz akademinizden bahsedebilir misiniz, ama öncesinde ziyaret sebebinizi merak ettim?’’
‘’Annen davet etti, seni resmi olarak okulumuza kayıt etti.’’
Annem ile göz göze geldiğimizde, noldu sıçtım dimi ağzına dercesine bakıyordu.
‘’Okulumuzdan özetle bahtemem gerekirse, 1999 yılında ünlü kimyacı dedemin vefatı sonucu büyükannem bu okulu kurdu ve babama bıraktı şuan ise ben müdür için ufak ufak hazırlık yapıyorum.’’
‘’Afedersiniz ama beni bu hikaye pek de ilgilendirmiyor açıkcası, ben ne işe yarıyor onu merak ettim sadece ‘’
Kadın şaşırmışcsına;
‘’Ee tamam, okulumuz ana bina ve beraberinde 29 binadan oluşuyor ana binamızda belirli eğitimler ve testler yapıyoruz 1 yıl sonunda bu testlerin sonucuna göre senin hangi mesleğe uygun olduğun çıkıyor ve 29 ek binadan birine gidip 5 yil eğtim alıyorsun.’’
Yani annem benim kişiliğimi keşvetip ona göre beni bir boka mı bağlayacaklardı da mimarları 29 binada durduran neydi.
‘’Eee, kızım çok sevindin değil mi?’’
‘’Ne demezsin anne.’’ dedim fisildayarak
‘’Efendim.’’
‘’Çok sevindim demek istedim.’’
‘’Harika o zaman eşyalarını topla 1 saat sonra gideceksiniz.’’ Dedi otoriter tavrını takınarak.
İnanın ya da inanmayın hiç zorluk çıkarıcak halim yok, sırf annemden kaçabilceksem o yere koşa koşa giderim, ne kadar nefret etsem de aynısını okula yaptığım gibi, zaten benim açımdan da kötü bi durum değildi aslında, dünyanın da sevdiğim yanı bu ya beni bir flim ya da kitap karkteri gibi hissetirmesi, yani yer o kadar da fena görünmüyordu, zaten ne demiş tolstoy;
‘’Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.’’ sanırım bu sefer yolculuğa çıkacak olan bendim
Eşyalarımı hızlı hızlı ve heyecalı bir şekilde toplarken - çünkü bu cehennemden, yarı yarıya kurtuyorum- annem odama gelirek kolumu tuttu ve sıkarak:
''Kaçmaya planlıyacak olursan senin kafanı parçalarım, anladın mı beni?''
Ben de kolumu kurtarmaya çalışarak
''Cenneten kaçmakmı asla anne böyle bi aptallığı sadece şeytan yapar.''
''Sen iletişim kurmayalı baya değişmişsin asi seram benim'' dedi piskopat bir gülüş atarak
''Anne hayır'' diyerek gürledim.
Annem odanın kapısı kilitleyerek yavaşça elini cebine soktu ve bir çakmak çıkardı .
''Hatırladın mı sera?''
Ben ise ağlamaklı gözlerle
''Gerçek yüzünü bu kadar hızlı göstermeni beklemiyordum annecim ''
Güldü. Ve bana yeterince acı çekmek istercesine ve beni sıkıştırak eline elime aldı.
''Başka bir yer düşünüyorum ama bugün önemli bir gün, şanlısın seracım,''
Dedi ve elindeki çakmağı büyük bir zevkle yakıp elime doğru ateşı yaklaştırdı.
Ateş başta acı verip bağırmama neden olsa da bu acı yavaş yavaş uyuşukluğa döndü vücudum tepki vermeye bıraktı, annem bunu anlamış olacak ki beni yakmayi birakip, arkasini donup gidecek iken tekrardan bana dogru dondu ve kafasını tavana dikip bakan, bana bakip:
''Hayde, 15 dakikaya çık artık ''
Öylece boş boş tavana baktım ve valizime tıktığım yanık kremini alıp lavaboya gittim elimi bir güzel soğuk su ile yıkadıp elime yanık kremini sürdüm, annem o kadar büyük bir iz bırakmamıştı Allahtan, sonuçta bu yara hayatmın büyük bir bölümünde benle birlikte olucaktı. aynada bir sure kendime bakıp saçlarımın dalgalığını düzeltip kalan eşyalarımı toplamaya doğru odama gittim.
Neredeyse bir 15 dakika sonra aşağıdaydım serap denilen kadın koca bir gülümseme ile gözleriyle tekradan selam verdi, birlikte kapının çıkışına doğru ilerleyip ben siyah bir mersedesin arkadasına bindirdi .
Annem arkadan bana sırıtıyordu ben de ona sırıtıyordum, ne kadar sahteydik en amatör tiyatrocular bile bizden daha iyi oyuncudur bundan eminim.
1.30 saat sonra tesise gelmiştik araçtan indiğimde etrafta koşusturan yaşıtlarım vardı.
Herkesten nefret ederdim ama özellikle yaşıtlarımdan. çünkü küçükken büyük gibi davranıp büyüncede çocuklaşan birer aptal ordusuydu neredeyse 18mize basacaktık ama bakıyorum ki bu insanlarda bir adım ilerleme olucağını beklemiyorum.
Yanıma serap denen kadın gelip kulağıma şu sözleri fısıldadı.
''onları daha tanımadan yargılama, emin ol onlarda senin benim gibi konuşunca kaynaşırsınız.'' Dedi
Ben de aynen onun gibi fısıldyarak;
''onlar sadece sizin gibi onlar benim gibi olamazlar olsalar böyle olmazlardı ayrıca benim biriyle anlaşmak gibi bi derdim yok.''
Kadın bana gülümseyerek
'' bunu izleyip görelim seracım hayde gel de sana ders programını ve kat planını verelim, sonrasında odanda senin seviceğin bazı hediyeler bıraktık.''
Hediye mi ne tür bir hediyedi, açıkçası dünyada sevdiğim şeyler arasında maddi değeri olan hediyelerdi.
Daha sonra serap hanım bana karşı aynı gülümsemesini takınarak içeri aldı ve akıl hastenesini andıran uzun koridordan doğru ilerledik ve sonunda fotokopi odasına vardık.
''Sen burada bekle sera, sana ders programını kat planını ve anahtarını getireceğim.''
''Kafamı olumlu anlamda sallayıp koridorda bekledim.''
Cennet diye tabir ettiğim bu yer benim için nasıl olucaktı, yoksa burada da okuldan ve evden nefret ettiğim gibi nefret mi edecektim kafamda binlerce soru dahilinde serap hanımı beklemeye devam ettim.
''Hah! gecikriğim için üzgüm sera, oda anahtarını bir türlü bulmadım.'' diyip elime kat planını ve ders progrmamını tutuştudu.
''Önemli değil.''
''Eee, hadi süprizinin yanına gidelim'' dedi hafif dafif kıkırdayarak
Birlikte koridorda yürürken gördüğüm asansöre bindik ve 12 kattan 3 kata geldik.
''İşte işte senin odan, 1007''
Elindeki anahtari alıp kapıya okuttu, kapıyı açtı.
''Tadaaaaaa!''
Odamı görebilmek amacı ile odanın içine girdim ve resmen şoka girmiştim.
Tek kişilik bir odaydı ve tam benim zevkime düzenlenmişti, simsiyah çarşaflı bir yatak beyaz bir dolap ve masa, gri bir duvar yerde beyaz ahşap döşemeler üstünede hafif tüylü bir siyah pas pas ve yetmezmiş gibi siyah beyaz kıyafetler ve okumadığım yüzlerce kıtap vardı.
''Ee, nasıl beyendin mi bari?''
''B- burası tek kelime ile harika!''
"Seveceğini biliyordum en sevdiğim şey öğrencilerimin zevklerine göre oda hazırlamaktır. Kaydını alır almaz odanı hazırlattım, annene de senin sevdiğin renkleri sordum ve sana özel olarak bedenine göre kıyafetler hazırlattırdım''
''Zahmet etmişsiniz, teşekkür ederim.''
''Ne demek şekerim, ben gidip formanı ve beden kıyafetlerini getirtiyim.'' dedi ve tam çıkacak iken durup;
''Ha bide, kat planınn arkasında kurallar okuyor bi göz gezdirirsen sevinirim''
''Pekala teşekürler.''
''Hadi sana iyi hazırlanmalar yarın dersler başlıyor sonuçta. '' dedi ve sonunda kapıyı kapatıp gitti.
Odaya şöyle bir göz gezdim ve gözlerim tekrardan kıyafetlere takıldı. Annem bu hayatım boyunca bana bir kere bile kıyafet almadı evet zengindik ama annem aşırı cimri bir kadındı, en azından bana karşı böyleydi, bilemiyorum. Ama iyi önünden bakmak gerekirse, bana yeni kıyafet almış sayılırdı şuan.
Gözüm odanın içindeki kapıya ilişti bu da sanırım banyonun kapısıydı, kapıyı açıp içeri girdim ve dolap gibi şeyin kapağını açtım.
İçinde dört kat vardı ve altında bir çekmece bulunuyordu, 2 kat boyunca bakım malzemeleri ve diğer iki katta da bakım ürünleri vardı çekmecede ise havlular ve makyaj çantaları falan vardı.
Hemen dolap kapağının özerindeki postiti alıp okumaya başladım.
İstediklerini seçip ayır, dolabın yanında bir tane koli var, kalanlarını onun içine koyabilirsin ve zahmet olmazsa kapıya koy görevliler gelip alır .
Seraptan :)
Yutkundum. Resmen şok içerisindeydim hiç böyle muamele görmemiştim açıkcası...
Bazılarımız için normal gelen sevgi, benim için hayal gibi bir şeydi. İnsanlara sorsak sevgş nedir desek herkes krndine göre bir tanım yapardı ama ben googledrn araştıramadan yapamıyordum kendimi suçlu hissediyordum ama asıl suçlu kimdi?