Yaklaşık bir saattir iş arıyordum fakat bulamamıştım. Karnım açlıktan zil çalıyordu ve evde yiyebileceğim hiç bir şey yoktu. Tabi duvar kenarları dışında. Saçmalama Canfeza.
Artık bu apartmanda yaşayacağım için komşuları da tanımalıydım. (Belki birileri yemek verir )
Mesela kapı açmama yardım eden yakışıklı çocuktan başlayabilirdim.
Şaka
Her katta 3 blok vardı. Hemen tam kapıma bakan zili çaldım. Açsa Ne diyecektim ki. Zil çaldıktan bir kaç saniye sonra kapı açıldı.
Ve karşımda yakışıklı kaslı çocuk duruyordu.
"şey merhaba buraya yeni taşındım da bir komşuları dolaşayım dedim "
"iyi yapmışsın içeri geç istersen "
O daha lafını bitiremeden ayakkabılarımı çıkardım. Bu kabalık nereden geliyor Canfeza.
"ben de tam yemek yiyordum aç mısın " ben daha cevap veremeden karnım benden önce davranıp tüm gücüyle guruldadı. İlk günden hatta saniyeden rezil olmuştuk.
"ton balıklı makarna sever misin " utancımdan sadece kafa salladım. (Bi zahmet Canfeza )
Hemen beni içeri davet edip bir tabak daha çıkardı.
"çok teşekkür ederim kusura bakma "
"aç olduğun için mi özür diliyorsun saçmalama "
Tabağa makarna koyup masaya oturdu. Bende hemen karşısına oturdum. Sadece sessizce yemeğimi yiyip kalkmayı planlıyordum ama yakışıklı kaslı çocuk buna müsaade etmeyip bir konu açtı.
"adını sorabilir miyim? "
"Canfeza, senin "
"Alpay çok güzel bir adın varmış anlamını biliyor musun ? " Hiç ismimin anlamını merak etmemiştim zaten doğduktan beş ay sonra yetimhaneye terk edilen bir bebeğin adını ne koyarlardı ki.
"hayır bilmiyorum "
Öğrenmek ister misin "
"hayır "
"Canfeza sonsuzluğun canı demek " ismimin böylesine bir anlamı olduğunu hiç tahmin etmezdim .
"gerçekten mi ? "
"neden şaşırdın ki ? "
Normal bir insan bir yabancıya hikayesini anlatıp anlatmamak arasında kalırdı ama ben kendimi asla tutamayan biri olarak hemen anlatmaya başladım.
"ben yetimhaneden geldim buraya çocuğunu 5 aylıkken terk eden bir kadının böylesine derin anlama sahip bir ismi layık göreceğini hiç düşünmezdim "
"üzüldüm senin adına "
"herkes öyle der artık inanmıyorum "
"benim söylediğim yalan falan değil "
"evet öyledir "
"şu an yetimhaneden ayrıldığına göre on sekiz yaşında olmalısın on sekiz yıldır yetimhanede yaşamak zor olmalı "
"evet zor bu arada sen kaç yaşındasın ? "
"yirmi üç "
"beş yaş var o zaman aramızda "
"evet "
"sana abi mi demeliyim yoksa Alpay diye seslensem sorun olur mu ? "
"hayır olmaz bana Alpay diye seslenebilirsin "
Biz konuşurken makarnamın bittiğini fark etmemiştim bile .
"ben gideyim artık daha fazla rahatsızlık vermeyeyim "
"kalabilirsin daha istersen "
"yok ya her şey için teşekkür ederim "
"rica ederim istediğin her zaman gelebilirsin "
"tamam görüşmek üzere " dedim ve evden çıktım. Çok garip hissediyordum. Tekrar yatağıma uzandım ve bu sefer karnım tok bir şekilde iş aramaya koyuldum.
Biraz daha bakındıktan sonra bana en uygun işin bir kafede garson olarak çalışmak olduğuna karar verdim. yetimhane de genelde işleri 15 yaş ve üzerindekiler yapıyordu bu yüzden ufak da olsa deneyimim vardı.
Bu gün Alpay sayesinde doymuştum ama yine de yemek yapmak için malzemelere ihtiyacım vardı. Yetimhaneden çıkmadan önce bi miktar para vermişlerdi. O parayla hemen bir markete gidip yiyecek almam gerekiyordu.
Üstüme bir hırka geçirdim ve marketin yoluna koyuldum.









