"Canfeza!" 13 Nisan 2019. O gün Elvin'in sesini son defa duymuştum. "Canfeza" demişti en son. Keşke o gün o şerefsiz Elvin'in değil de benim canımı alsaydı. Elvin benim yerime yaşasaydı. Keşke ölmeden önce çektiği o acıları ben çekseydim de yaşasaydı. Elvin'in sesini bir kez daha duymak için her şeyimi verirdim. Onu bir daha görmek , son bir kez daha sarılmak isterdim. Elvin öldüğü gece 13 yaşıma basacaktım. Yetimhanedeyken doğum günlerimizi iple çekerdik. Öyle pastayla falan kutlamazdık fakat minik bir hediyemiz oluyordu doğum günlerimizde. Belki bir papuç belki bir toka. Ama o bize yeterdi hep. O günden sonra bir daha asla doğum günümü kutlamadım. Hep o tarihten kaçtım 13 Nisan eskinin aksine cehennem gibi geçiyordu şimdilerde. 5 yıl geçmişti tam 5 yıl fakat ben hala ölümünü atlatamamıştım. Bundan 4 yıl önce neysem şimdide öyleydim. Tüm çocukluğum Elvin'le beraber geçmişti. İkimizde çok küçük yaşta gelmiştik yetimhaneye. Şimdi geldi aklıma küçükken bir söz vermiştik birbirimize. Sonsuza kadar arkadaş kalacaktık. Elvin daha 13 yaşında sonsuz olmuştu. Bende hala onun yasındaydım. Küçükken verdiğim bu söze hiç istemediğim bir şekilde tuttuğunu fark etmem yüzümde hafif bir gülümseme yaratmıştı. Küçükken söz verir verir hiç tutmazdım. Elvin'de bana hiç inanmazdı söz dediğimde. O günden sonra kimseye söz de vermemiştim Elvin'in hatrına fakat şimdi kendime bir söz verecektim.
Elvin'in katilini bulacaktım.
Katil için belki öylesine bir kurbanıydı. Aradan uzun zaman geçmişti . Hatirlaması imkansızdı ama böyle bir şey yapmaya hakkı yoktu. Küçücük bir çocuğun canını almaya.













