Hülya Hoca- Büşra Kızım sen Elif'in yanından kalk, efe'nin yanına geç. Barışcım sende Elif'in Yanına geç
Barış- Tamam hocam
Çok utanmıştım Büşra ile efe arkamızda oturuyorlardı ve her ders dördümüz konuşurduk. Ben tabi her ders barışa bakıyorum Buda bunu farketti tabiki
ben bir gün 3 ders ona dalmışım bana
Barış- İyimisin dalıdında. dedi ben ise
- Hiç dalmışım öylesine. demiştim.
tabi aşık olduğumu anladı herhalde gülümsedi. Her gün birlikte geziyorduk Barış Ben Efe Büşra. Bir salı günü 2. dersin tenefüsünde müdür beni yanına çağırdı.
Müdür- Napıyorsun bakalım Kızım dersler nasıl?
- Dersler iyi Müdürüm.
Müdür- Sana bir sır vereyimmi?
-Tabiki Müdürüm lafı bile olmaz.
Müdür- Barış senden hoşlanıyormuş hergün seni anlatıyor bana.
Çok utanmıştım. O anki mutluluğumu gizileyemedim.
- Ayy gercektenmii Allahım Sana şükürler olsun.
Müdür- Aa Barış hoşgeldin oğlum.
Barış- Babacım izninle.
Müdür- Al oğlum senin zaten.
Ne Olduğunu anlamadım. Birden Barış elimi tuttu. ve ara koridora getirdi. Zil çoktan çaldığı için kimse yoktu hocalar bile. Beni duvara sıkıştırdı.
Barış- Ee naptın güzelim.
- İyiyim de Barış ne bu sözler.
Barış- Anlasana SENDEN HOŞLANIYORUM.
-Barış şaka falanmı yapıyorsun?
Barış- Hayır imkansız birşeymi?
-Yok ya sadece şaşırdım. Ya Barış hadi sınıfa gidelim hocalar kızar.
Barış- Peki gidelim.
Yanağımdan öpmüştü içimde kelebekler uçuşuyordu. Çok mutluydum El ele tutuşup sınıfa doğru gittik. *Kapıyı çalarlar* Tıktık.
Kapıyı açıp iceri girdiğimizde ise sınıfta hoca yoktu. Elimi barışın elinden çekmeye çalıştım Bırakmamıştı. Kulağıma Fısıldadı.
Barış- Sınıfta hoca olmadığına göre elini tutabilirim.
Çok utanmıştım. Sınıfa girdik, Herkez Hayırlı olsun demeye başladı.