İçeriğe geç

Ömür Dediğin

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Ömür Dediğin

Bölüm 4

Dost Kılığına Girmiş Şeytan -3

Acunla sohbet ederlerken çok mutluydu iki kardeş. Ava son iki gün kalmış, acunun bacağı sakatlandığından ötürü ava gelmesi mümkün değildi. Yine de Acunu ellerinden geldiği kadar hatta fazlasıyla mutlu etmek istiyorlardı. Acunsa o olaydan sonra toparlanamamış, çevresindeki hareketleri inanmaz gözlerle izliyordu. Tiginler ne yaparsa onu yapıyordu. Gülseler gülüyor, dertlenseler dertleniyor ayak uydurmaya çalışıyordu ama iki gün sonra olacak olan avı aklından bir türlü çıkartamıyordu. Av, onun için topluma kabul edildiğinin resmi bir kanıtıydı. Şamansa, işte bu kötü haber tellalcısı, biraz daha zorlarsa bacağının hepten sakat kalacağını ve ava katılamayacağını söylemişti Acuna.

Ava son iki gün kala oba eski halini koruyor, her şey eski düzeninde ilerliyordu. Ama ta derinlerde bir yerlerde çatlak olduğundan kimsenin haberi yoktu. Küçücük bir çatlak onarılmazsa daha da büyür ve sonunda her yeri su basardı. İşte Tonga haftalardır giderek büyüyen bu çatlağı kalbinin en derininde hissediyor ama ne yerini ne de sebebini biliyordu.

" Acun da mı böyle hissediyor? Yanında biz varız, yanımda onlar var. Halk onu kabul etmiş gibi gözükse de içten içe onun pis, hain bir Çinli olduğunu söylüyorlar. O bir hain değil.

Benimse beceriksiz tigin bozması olduğumu söylüyorlar. Duygusuz, cani...

Ben beceriksiz, duygusuz, cani değilim. Biz tiginiz, henüz çok olmasa da bir ağırlığımız var, Acun ise halktan biri. Bak burada bir ayrım yok işte. Gerektiğinde Toyda söz sahibi beylerin arasında yer alabilir Acun da. Er Uluç hem Acunun hem de Tengiz'in tarafında. Abim Arçura Güneyde komutan olmak istediğini söyleyip kağanlıktan çekildiğinden beridir herkesin gözü ve desteği Tengiz'in üzerinde. "

Acun dışlanıyordu, bunu bilmeyen yoktu. Halkta her yer edinmeye çalıştığında yerli olmaması ve atalarının hain olması ile ilgili asılsız dedikodular öne sürülerek açık bir şekilde istenmiyordu. Bazen iş daha da ileri gidiyor herkesin gözü önünde fiziksel özellikleri hedef alınarak küçük düşürülüyordu. Bu yanlıştı. Tonga kendi içinde ettiği bu mukayeselere bir türlü son veremiyor, Acunun acısını en derinden anlamaktan ve belki de bu çaresizlik yüzünden ondan uzaklaşmak istiyordu. Çünkü Acunu gözlerine her baktığında o saf güvenin, neşenin yerini, şüphe, kıskançlık ve umutsuzluğun aldığını görüyordu. Tonga dallarının gölgesinde uzandığı perili ağacın dallarına bakmaya devam etti. Belki zamanla düzelirdi araları. " Belki" dedi. Kalbindeki bir mum ışığı kadar küçük umuda rağmen yüksek bir sesle. " Ava beraber gideriz."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.