Han gecenin bir vakti uyanmıştı. Telefonunu eline alıp saate baktı, neredeyse altı olmuştu. Telefon ışını açıp odaya tuttu. Minhoyu göremeyince biraz tedirgin oldu. Han karanlıktan korkardı bu yüzden her zaman ışıklar açık uyurdu. Dikkatlice ayaklanıp salona indi. Han odanın girişine vardığında Minho eve yeni dönüyordu. Telefonunun ışığını kapattı hemen. Karanlıktan pek bir şey göremiyordu. Minho telefonunu açtığında telefonun ekran ışığı yüzünü aydınlatmıştı. Han Minhonun dudak çevresindeki kırmızı şeyi anlayamadı. Minho ise kanı elinin tersi ile sildi. Hanın telefonu çalınca Minho direk sesin geldiği yere dönü, Han içinden küfür ediyordu. ''mhm efendim baba'' Tek çaresi rol yapmaktı. Han penisini düzeltti. ''hm evet'' Tek gözünü kapatmıştı elinden geldiği kadar uykulu rolü yapacaktı. ''arkadaşımdayım evet... mhm gelmem bir süre işim var'' Han esneyerek Minhonun yanına gidip dibine oturdu ''hm tamam baba'' Han telefonu kapatıp koltuğa bıraktı Minhonun koluna sarılıp kafasını omzuna koydu. ''yenimi uyandın'' Han esneyerek cevap verdi ''mhm evet'' Han kafasını kaldırıp Minhoya baktı. Baş parmağı ile dudağının kenarındaki kırmızı sıvıyı sildi ''bu ne'' Minho telaşlanıp ''dışardan yemek yiyerek geldim sos bulaşmıştır'' Han parmağındaki kanı sos sanarak ağızına götürmeye yeltendi Minho hanın bileğinden kavrayıp baş parmağını emdi. ''yaah sosun tadını merak etmiştim'' Minho vaz geçirmek adına ''etme boşver'' Han üstelemedi odasına gidip kapıyı kapattı. ''ananıı sikkeyyiiiiiiim of çok heycanlandım'' yatağa girip yorganı kafasına kadar çekti. ''heyecandan çüküm düşücekti neredeyse''
Birlikte okula doğru yürüdüler. Han heyecanlı bir şekilde konuşurken Minhonun gözleri gülüyordu. ''gerçekten çok korkmuştum ve bana çok gülmüşlerdi ben aynı böyleydim'' han geçmişteki anısını canlandırırken Minhodan büyük bir kahkaha kazandı. Minhoyu öyle görmek hana bir mutluluk vermişti kalbinde kelebekleri uçurmuştu. ''Haan'' bir kız uzaktan koşarak geldi. Hanın boynuna atılıp sarıldı. Han ellerini yana doğru açarak kıza temas etmemeye özen gösteriyordu. Minho ise ciddi bir ifade takınmıştı. ''ben önden gidiyorum'' Han Minhoya dur bile diyememişti. Ona ahtapot gibi yapışan kıza baktı daha sonra uzaktan Minhoya. ''biraz daha sarılırsan boğulacağım'' Han zar zor kızdan uzaklaştırmıştı kendini ama neden aklında sadece Minho vardı. ''ya oppa bu gün sana küçük bir süprizim var bize gelsene'' Han kızın teklifini anlamıştı en azından anlayabilicek yaştaydı Han kızı eliyle ittirip ''iğrençleşme... peşimdende gelme''
Han sınıfa geldiğinde Minho çoktan uykuya dalmıştı... yada öylemiydi. Han sırasına oturup başını sıraya koydu ve izlemeye başladı. Aşırı mizahşör arkadaşı gelip ''sıra altından pornomu izliyosun lan'' Han kafasını kaldırıp ''bu replik bir yerden tanıdık geldi... lan yoksa sendemi soulmates okudun'' Sanki yaptığı çok havalıymış gibi böbürlendi ''tabi ama ben kız taraftarıyım'' Han umursamayıp kafasını tekrardan sıraya koydu. ''harbi neyin var'' ''mutsuzum hacı çok'' arkadaşı sandalyeyi çekip yaklaştı ''açayımmı bi 70lik rakı'' Han saçlarını karıştırıp ''ya bi siktir git ya zaten derdim büyük dongpyo'' ''neymiş lan o dert'' Han artık tutmayıp söyledi ''arkadaşımdan hoşlanmaya başlıyorum galiba ama bunu nasıl friendzonedan çıkarabilirim bilmiyorum'' dongpyo biraz düşünüp konuştu ilk defa o an kullandı belkide ıqsunu ''onun evine git film falan açın sonra yanlışlıkla olmu gibi üzerine içicek dök... yavaşca-'' '' ya salakmısın ya porno filmimi çekiyoruz'' ''ya bi dur dinle.'' Han kafasını sıraya geri koydu '' sonra işte üzerindeki tişörtmüdür nedir çıkar sonra bir bakışma... mhm'' ''bi sus sik kafalı'' ''eğer seni öperse senindir ittirirse hiç senin olmamıştır'' Han bunu bir düşündü bir anda ayağa kalktı ''ÇOK MANTIKLI LAN'' Yere düşen sandalyenin sesi ile bütün dikkatleri çekmişti özür dileyip sandalyesini düzeltti. Minho olanları duymuştu aslında. Han geri oturup bu sefer sessizce heyecanını yaşadı ''çok mantıklı'' Dongpyo bir süre kendi ile gururlandı ama Han onu umursamıyordu aklında çok başka işler vardı.
eve geldiklerinde Minhonun duşa girmesini fırsat bilerek twittera girdi. ''twitter her ihtiyacımı karşılıyorsun maşallah'' bir kaç video izledi. ''ben böyle yapamam ki lan'' izlediği sahneler onun karakterine hiç uymuyordu. ''lan ben pasifim galiba ee nasıl olcak'' Han Wattpade girip Soulmates kitabını okudu bir fan kurgu olmasına rağmen onun bir şeyler öğrenmesini sağlayabiliceğini düşündü. ''ya insan sevişme olan bölümleri belirtir değilmi nasıl bulayım şimdi ben 50 bölüm içerisinde sevişmeli olanı yazar ben senin ta- burası yazar tarafından sansürlenmiştir- neys buldum'' -Yoora:valla dua et başrolsün Woosan: hayır yoora kendi yarattığın karaktere sinirlenemezsin-
Han Dongpyonun anlattığı senaryoyu yapabilirdi yani ne kaybedecektiki. ''Minho gel film izleyelim'' Han her şeyi çoktan hazırlamıştı şaraplar abur cuburlar falan. Minho Hanın yanına oturdu. Han biraz daha minhonun yanına sokulup Minhonun yüz ifadesini kontrol etti. Minho gerçekten bu çocuğun o tavsiyelere uyup uymayacağını merak ediyordu.
Filmin yarısına gelmişlerdi neredeyse ve herhangi bir şey olmamıştı. Han doğru anı bekliyordu. en sonunda dökmeyi başardı Minho ani soğukluk ile doğruldu ''ay çok özür dilerim'' han minhonun gömleğinin iliklerini çözmeye başladı... omuzlarından sıyırdı ve bir kenara attı. Elini karın kaslarına attı, şimdiden yanaklarındaki sıcaklığı hissedebiliyordu. Ayağa kalkıp ''ben sana yeni kıyafet getiriyim'' Minho elini kavrayıp kucağına çekti. Belinden tutup erkekliğinin üzerine oturmasını sağladı. ''cidden tavisiyeye uymalısın... ama sevgilim yerine seks arkadaşı olabiliriz'' Han durumu tam kavrayamamışken Minho çenesinden kavrayıp dudaklarını öpüp emmeye başladı, Han hala kendine gelememişti. Hanın belindeki eller sertleşmiş ve penisine baskı yaptırmaya başlamıştı. Han öpüşmeye karşılık verip Minhonun sırtını kanepeye yaslamıştı. Şu anda tamamen Hanın izlediği videolar gibi olmuştu. Han kalçasını istemsizce hareket ettiriyordu. Altında şişen penisi hem Hanı hemde minhoyu dahada havaya sokuyordu. Minho kendi geri çekip ''bunu cidden yapmak istiyormusun'' Han hiç beklemden cevabını verdi ''bu kasa tamamen senin tadını çıkar'' Han çilek tadan dudaklara tekrardan yakınlaştı.