Kahya Karlosun azından..
Bugün yeni işim de ilk günüm du hem heyecan lıydım hem gergin işe başladığım yer koca bir köşk dü sahibi ise ünlü yazardı içeri girdim sanki her şey farklı parçalar di ama bütün leşmişti sanki olağan üstüydu sahi bu adam neden tekdi ki dünyaca ünlü biriydi anlamsız gelmiş ti köşkün arka sında koca bir kapı kapının dışında geniş bir bahçe önü denizle kaplı yavaş adımlar la denize ilerledim arkadan bu ses Karlos seni bekliyorum dedi ses muhtemelen ev sahibine ait di hemen efendim diyip o en üst kattaki odaya ilerledim kapıyı çaldım mülayim bı ses girin defi kapıyı açar açmaz Nergiz koktu çok ağır di ama odayla bütün leşmiş sanki kendi konusuydu kendine has arkası dönük şekilde camdan izliyordu.
- merhaba efendim ben Karlos
- hoşgeldin Karlos
bu ses içimi titretti sanki bu beklenti vardı gülüm sedim ve bana evi anlattı kuralları benim görevimi benim görevim bay Andrea ya hizmet etmek ti sağ kolu gibi Fransız çok ünlü bı yazardı beni Onurlandırmıştı adeta güzel günler bizi bekliyor du...