İçeriğe geç

Ölümle Vals

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Ölümle Vals

Bölüm 12

Gurur ve Öfke 1

Nova çalışma masasına geçmiş, okumalar yaparak türlü notlar alıyordu. Kapının tıklanmasıyla seslendi,

"Gir!" İçeri elinde tepsiyle genç bir kız girdi,

"Akşam yemeğini getirdim efendim." Diyerek Nova'nın talimatını bekledi. Bir şeyler karaladığı kağıttan kafasını kaldıran Nova,

"Oradaki masaya bırakıp çıkabilirsin." Deyince, hizmetçi kendine söyleneni yapıp odadan ayrıldı. İşi bitince kitap ve kağıtlarını belli bir düzene göre toparladı. Yemeğini yemek üzere masanın yanına geçti. Aldığı ilk lokmada ağzı tuz tadıyla dolunca içinde dayanılmaz bir kusma isteği uyandı. Hemen banyoya koştu. Midesindekileri boşalttı. Halsiz bir şekilde su içerek ağzındaki tadın gitmesini umdu. Acı bir şekilde gülümseyerek 'Kontes beni öldürmek için elinden geleni yapıyor. Yazık ki başaramayacak.' diye düşündü. Olay çıkarmak istemediğinden Ari'yi çağırdı. Kendisine yenilebilir bir şeyler getirmesi için yolladı. O gidince öncesinde almış olduğu kurabiyeleri çıkarıp atıştırmaya başladı.

Sonunda düzgün bir şeyler yediğinde ahşap kutuyu almak için eğildi. Tahta parçayı yerinden çıkardı. Çeşitli zehirlerle dolu kutudan ikinci sıradaki yeşil olanı aldı. Çalışma masasında duran tütsülüğe koydu. Bulduğu bir tane kibriti çakıp zehrin üzerine attı. Odaya yeşil bir duman yayılmaya başladığı anda, Nova başının döndüğünü hissetti. Zehrin etkisi kendini gösteriyordu. Derin nefesler alarak bilincini açık tutmaya çalıştı. Kulakları çınlıyordu. Tüm çabalarına rağmen etrafındaki dünyanın bulanıklaştığını fark edince koluna sert bir çimdik attı. Acının onu kendine getirmesine izin verdi. Yeşil dumanın etkisi zayıflamaya başlayana kadar sık sık bu işlemi tekrarladı. Biraz kendini toparladığında hizmetçiyi ikna edebilmek amacıyla kestiği bileğinin bandajlarını değiştirmesi için Ari'yi çağırdı. O da halledilince yatağına yollandı. Zehirden dolayı kendini çok iyi hissetmiyordu. İki gün üst üste içmesi, işleri daha kötü hale getirmiş gibi görünse de eğer vücudunun iyileşmesine izin verirse istediği oranda direnç kazanamayacaktı. Dişlerini sıkıp uyumaya çalıştı.

Gece boyunca hafif iniltilerle bir sağa bir sola döndü. Huzursuzlukla gerilen bedeni uyumasına, zihni ise uyanmasına izin vermiyordu. Bir ara komodinde duran bardaktan su içmek için kalktı. Gecenin sessizliğinde uğuldayan kulaklarını ovuşturdu. 'Bu geceyi atlattıktan sonra geriye on üç gün kalıyor. Hepsini deneyebilecek miyim?' Diye düşünse de hemen kafasını sallayarak 'Yapmak zorundayım. Aksi halde ölüm fermanımı imzalamış olurum. Buradan ayrılabilmem için her şey plana göre gitmeli.' diye zihnini toparladı. Yatağına uzandı. Gözlerini kapatıp huzursuz uykusuna devam etti.

Sabah olduğunda Ari elinde, nefis kokular gelen bir tepsiyle girdi. Nova'nın uyuduğunu gördü. Uyandırmak için yaklaştı. Hafifçe omzuna dokunarak,

"Efendim uyanmanız gerekiyor. Bugün kahvaltıdan sonra Ekselansları Dük Valen'in odasına gideceksiniz." Dedi. Ardından perdeleri açmak için arkasını döndü. İçeri dolan güneş ışığı, Nova'nın gözünü yaktı. Elini yüzünün önüne getirip engellemeye çalışsa da nafile. Gözlerini kırpıştırdı. İstemeyerek yatağında doğruldu,

"Rahatsız olduğum için Dük Valen'i ziyaret edemeyeceğimi haber ver."

"Efendim aslında Ekselansları sizi akşam odasına çağırmıştı. Hatta kolunuzdaki sargıları değiştirirken söylemiştim. Ama siz rahatsız olduğunuz için gidemeyeceğinizi bildirmiştiniz. Dük Valen aynı mazereti duyunca memnun olmayacaktır."

"Aah Altar'ın o kadar umrunda olduğumu mu sanıyorsun." Diye mırıldandı.

Bölüm sonu

3 yorum