Kitaplar en büyük sığınaktır yalnız insanlar için.
Yalnızlığınla baş başa kalmak istemeyince, canın sıkılınca, ağlayınca, gülünc, bir hiç gibi terk edilince kitaplara sığınırım ben..
Kendi dertlerimi unutmak isteyince kitaptaki karakterlerin derdi olur benim derdim.
Onunla güler, ağlarım. Canım yanar bazen, bazense o dost masasına bende oturuyor gibi hissederim...
Dertsizlerin derdi olmuş Manolya, Sığın kitaplarına. Onlardan başka kimsen yok zaten değilmi Manolya? Aman diyeyim kaldırma başını, saklan şu Dünya'nın derdinden Manolya...
İnsan kendi derdine ağlamaya utanınca, kimseye bir şey anlamayınca saatlerce bir kitabı anlatır ve ağlarmış.
Karşısındaki kitaba ağlıyor sanırmışta insan kendi haline ağlarmış...
Kimsede sormazmış derdi varmı diye. Oturur izlerlermiş ,çaresizce ağlayışını...
Okuduğu kitaba çok bağlanınca kopamazmış insan o kitaptan.
Döner döner olurmuş aynı kitapları;
Bazen bir tavşan deliğine takılırmış gözü, bazen bir mektup beklermiş camın kenarında, bazen küçük bir kapı ararmış evin içinde, bazen bir kurt uluması duymak istermiş ormanda...
Ama insan sürekli bir şey ister ve beklermiş.
İnsanı yaşatan da hayalleri ve beklentileriymiş zaten...
"Hayal kurmayan insanlar ölü sayılır. "
Derdi annem, onun hayalleri de gerçekleşemedi zaten...
Kendimi bildim bileli kitap okurken hayal kurarım ben, çünkü kitaplar ve hayaller yargılamaz beni...
Bir alıntı oturabilir hayatımın ortasına, bazen havalara uçabilirim mutluluktan, bazen saatlerce izlerim bir duvarı.
Vedakaşmaksa en zorudur kitapla ya da en sevdiğin karakterle, bir parçan kopuyor gibi hissedersin çoğunlukla...
Ben insanlardan çok kitapları severim, kitaplar nefes almamı kolaylaştırır benim...
Gerçi, kimin kolaylaştırmazki?
Açıkcası üzülürüm ben kitap okumayanlara.
Bana göre lanetlenmiştir onlar, Tanrı onları tek bir Dünya'ya haps etmiştir ve onlar bunun bir lanet olduğunu bile anlayamazlar...
Yazık, ne kadar da yazık...
Oysa ne güzeldir kitaplarla bir sürü farklı evrene yolculuk etmek.
Bu duyguyu asla yaşayamayacak insanlara acırım ben, fazlasıyla acırım hemde.
Büyük bir nimetten yoksun kalmıl kimselerdir onlar.
Ama dedim ya fark etmezler onlar kaybettikleri şey'in değerini.
Lanetlidir onlar, sen de lanetleme uzak dur öylelerinden, ölmesin okuma hevesin.
Başka diyarlarda nefes almaya devam et sen, çünkü bu Dünya'da ki oksijen yetmez herkese kitaplar olmasa...
İnsan bazen bir alıntıya ağlıyabilir saatlerce, benim şu anda yaptığım gibi...
Söyleyeyim mi alıntıyı sana?
"İnsanın canı yanıyormu?" Bu çocukça soru, Harry engel olamadan dudaklarından dökülmüştü . "Ölürken mi? Hiç yanmıyor," Dedi Sirius. "Uykuya çalmaktan daha çabuk, daha kolay."
'Ağlanırmı buna?' ,deme bana.
Çünkü ağlarım ben, ağlamazsam hasta olurum ben.
"Ağlamak lazım delirmemek için" Dedi annem, oda delirdi zaten...
Bu yüzden durmadan ağlarım ben...
Bu alıntıyı ne zaman görsen ya da duysam ağlarım ben, tutamam kendimi içime işler çünkü kelimeler nedensizce..
Bende acizce ağlarım işte...
Neyse...
Cümlelerim tıkanıyor kalıyor boğazımda...
Ağlamaya gidiyorum ben...
Ölümde gelmedi zaten...
Nerdesin canımın içi?
Yarın mutlaka gel,
Bekliyorum seni...
Özlüyorum seni...
Seviyorum seni...
Sende sev beni...
Çünkü ben;
Seviyorum seni...