İçeriğe geç

Ölümcül Taht

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Ölümcül Taht

Bölüm 7

6. Bölüm

Uyandığımda hava zifiri karanlıktı. Ağlamaktan yorgun düşmüş, soğuk zemin üzerinde uyuyakalmıştım. Doğruldum. Abartılı olmayan ama etekleri kabarık olan bir elbise giydirmişlerdi bana. Şimdi detaylıca incelemiştim elbiseyi. Ve bununla yerde uyuyakalmıştım. Aşırı rahatsız bir şeydi bu! Sızlanarak yerden kalkıp odadan çıktım. Sarayın sessiz, derin koridorunda yürümeye başladım. Bahçeye çıktım. Tenime çarpan hafif, soğuk rüzgarı hissedince ürperdim. Bahçede törenden kalma kırmızı gelincik çiçekleri vardı. Ablamın en sevdiği çiçek... Odası hep gelinciklerle dolu olurdu. Yürüyüp gelinciklerden birini elime aldım ve sarayın arka tarafında kalan, kimsenin pek uğramadığı bahçenin sessiz tarafına geçtim. Üzeri kuruyup dökülmüş yapraklarla dolu olan banka yöneldim. Elimle yaprakları temizleyip yer açtım ve oturdum. Gökyüzünde ay parlıyordu. Gece tüm sessizliği ile krallığın üzerine çökmüştü. Derken karanlıktan bir ses duydum "Myna!" Sıçradım oturduğum yerde. Dalmıştım. Gözlerimi karanlığa çevirdim ve sesin sahibine bakmaya çalıştım. Flix... "Canın cehenneme aklım çıktı!" Flix gülerek yavaşça karanlıktan çıkıp yanıma oturdu. Kumral saçları ayışığında parlıyordu. Gözleri aynı ablamın ki gibi bal rengiydi. Sadece onun ki biraz daha yeşile kaçıyordu. Gözlerine bakınca ablama bakıyormuş gibi hissettim ve ağlamaya başladım tekrardan. Aniden bastıran ağlama krizim Flix'i de şaşırttı. "Myna... Ağlama..." Elini uzattı. Yanağımda ki yaşları sildi. Daha fazla ağlamaya başladım. "Flix..." Hıçkırmaya başladım "Ablam gitti ya... Ben ne yapacağım şimdi? Nasıl yaşayacağım?" Elini yüzümden çekti. Kalkıp gideceğini sandım ama o bana kollarını açtı. Islak gözlerimle ona bakarken bana eliye 'gel' dedi. Hıçkırarak ona sarıldım. Saçlarımın uçlarını okşamaya başladı parmaklarıyla. Sesim titreyerek konuşmaya devam ettim. "Ailemde beni destekleyen tek kişi gitti... Ben ne yapacağım şimdi tek başıma. Onsuz nasıl yaşayacağım?" Bir süre sessizlik geçti aramızda. Sonra yüzümü kendisine doğru çevirdi. "Yalnız değilsin Myna. Bak..." dedi. Bedenimden ayrıldı ve oturduğu yerden bana doğru dönüp ellerimi tuttu. "Ben varım ve hep yanındayım. Menoly seni bana emanet etti tamam mı? Ben seni bırakmayacağım..." İçimde bir his vardı. Ona karşı oluşmuş, ezelden beri bir güven duygusu... Ona inanıyordum. İnanmak istiyorum. Flix diyorsa yapardı. Beni bırakmazdı... 🌓

Bölüm sonu

3 yorum