İçeriğe geç

Ölümcül Saklambaç

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Ölümcül Saklambaç

Bölüm 1

Tek çare

Önümdeki göz alıcı binaya baktım. Bir yığın insan içeriye girmeye çalışıyor, belki de kendi ölümlerine gidiyorlardı. Para için ölümü göze alan insanlardı buraya gelenler. İnsanların durumu buydu işte. Para kazanmak için tek çareleri ölüme gitmekti. Onları yargılayamazdım. Birazdan bende içeriye girecektim sonuçta. Kimisi hayatını sürdürebilmek için, kimisi sevdiğinin hayatını kurtarabilmek için gelmişti. Küçük adımlarla binaya yaklaştım. Güvenlik bana doğru geldi. "Adınız?" Bekledim, sesimi güçlü çıkarmaya çalışarak cevap verdim. "Arsel Karun." güvenlik elindeki listeye bir göz attıktan sonra bana baktı ve geçebilirsin manasında başını salladı. Fazlasıyla kalabalık olduğundan zar zor yürüyordum. Uzun bir mücadeleden sonra seçmelerin yapılacağı o büyük konferans salonuna gelmiştim. Kendime en yakın bulduğum sandalyeye oturdum. Soluk soluğa kalmıştım. Neden bu kadar insan para için ölmek isterdi ki? Burada yaklaşık 5000 kişi olduğunu düşünürsek yarışmaya girme ihtimalim yalnızca %0,4'tü. Bunları hesaplamaya dalmışken yanımda oluşan hareketlilikle irkildim. Orta boyda düz saçlara ve çok güzel mavi gözlere sahip olan bir kız oturdu yanıma. Gözleri benimkiler gibiydi. Elini uzattı. "Adın ne?" diye sordu hafif utangaç çıkan sesiyle. Gülümsedim. Kızın gergin olduğu her halinden belliydi. Belki gülümsemem onu rahatlatırdı. Onun gibi elimi uzattım. "Arsel," dedim. Gözleri hafif şaşkınlıkla açıldı. İlk kez benim ismimi duyuyor olmalıydı. Kısa süre geçmeden bana cevap verdi. "Ceren bende, Ceren Yıldız." O an ikimizden birinin yarışmaya gitmemesini umdum. Yıllar sonra ilk kez kafa dengi bir arkadaş bulmuş gibi hissediyordum. Ceren'i kaybetmek istemiyordum. "Arsel, neden geldin bu yarışmaya?" diye bir soru yöneltti mavi gözlü kız. Gerçekten neden gelmiştim ben buraya? Amacımı asla bilmiyordum. Kazanırsam parayı nerede kullanacaktım? Bunları hiç düşünmemiştim. Gazetede yarışma hakkında yazanları okuyunca hemen başvurmuştum ve ön elemeyi geçmiştim. Biraz ani karar vermiştim. Tek bildiğim parayı kazanmak istediğimdi. Belki yarışmadan sonraki psikolojik desteğime harcardım. Olduğum durumdan dolayı kendi kendime kıkırdadım. Ceren ise hemen bana baktı. Doğru ya Arsel kızın sorusunu yanıtlamadın. "Özel bir nedeni yok aslında buraya gelmemin." duraksadım. "Yani param olunca illaki harcayacak bir yer bulurum veya nerde olduğunu bile bilmediğim babama ulaşmaya çalışırım." Başını anlarmışçasına salladı. Onun az önce bana yönelttiği soruyu bende tekrar ona yönelttim. "Senin buraya gelme nedenin ne?" Önce gözleri buğulandı, sonrasında ise bir damla gözyaşı süzüldü yanağından. Sormamam gereken bir şey sormuştum sanırım. Tam ağzını araladığı anda konferans salonunda bir mikrofon sesi yankılandı. "Hoş geldiniz sayın yarışmacı adaylarımız!" Salonda büyük bir alkış koptu. Konuşmayı yapan adamın yüzü saklanıyordu. Sadece gözlerini görebildiğimiz bir kar maskesi takmıştı. Bu da onu gizli tutuyordu. Tekrar ses yükseldi. "Bugün aranızdan şanslı 12 yarışmacımızı belirleyeceğiz." Sesi coşkulu çıkıyordu. "Hazırsanız başlayalım!" diye bağırdı ve elini buradaki bütün adayların adlarının yazdığı fanusa daldırdı. Rastgele bir kağıt çekti. "Kaya Yıldırım!" Salonu bir sessizlik kapladı. Sunucu şaşkınlığını gizleyemediği bir sesle "Sanırım Kaya şu an aramızda değil ama biz ona ulaşacağız." dedi. İsimleri çekmeye devam etti.

"Nehir Ak"

"Kuzey Aksan"

"İdil Çiçek"

"Aras Korhan"

"Boran Kıvanç"

"Neva Kır"

"Doruk Saygın"

"Elif Şen"

"Kaan Işık"

"Ceren Yıldız" Üzgün bir ifadeyle Ceren'e baktım. Mutluydu. O mutluysa sen neden üzülüyorsun Arsel? Ölme ihtimali vardı. Yeni tanışmış olsak da ölsün istemezdim. Ceren yerinden kalktı ve sahneye ilerledi. Seçilmiş olan 10 kişi sahnedeydi. Kaya burada olmadığından onun durması gereken yerde onu temsilen adının yazdığı kağıt duruyordu. Bir kişi kalmıştı seçilmesi gereken. Kağıt çekildi ve adım salonda yankılandı. "Arsel Karun" Herkeste olduğu gibi benim ismim okununca da alkış sesleri yükseldi. Ne olduğunu idrak edemeden ayağa kalktım ve sahneye yürüdüm. Yarışmadaydım işte. Amacım bile olmadan başvurduğum bu oyuna seçilmiştim. Sunucu sahne arkasına gitti. Salondan insanlar yavaş yavaş ayrılmaya başladı. Biz ise sahnede öylece dikiliyorduk. Bazı şeyleri yeni idrak etmeye başlamıştım. Buradaki 11 kişinin çıkışı yoktu bu oyundan. Alt tarafı küçükken oynadığımız saklambaç oyunuydu. Ne kadar kötü olabilirdi ki? Sahne arkasından biri çıkıp geldi. Dağınık kahverengi saçı ile aynı renk gözleri birbirini tamamlıyor gibiydi. Ne yalan söyleyeyim yakışıklı adam Arsel. Biri acilen içimdeki sese susması gerektiğini söylemeliydi. Acaba gelen adam Kaya dedikleri firardaki yarışmacı mıydı? Umarım yarışmacı değildir Arsel eğer öyleyse birbirinizi öldürme ihtimaliniz olacak. Şuan tanımadığım el alemin adamını düşünmek istemiyordum. Başımı yana çevirince Ceren'in yere oturmuş olduğunu gördüm. Yanına gittim. "Rahatsız etmedim umarım?" dedim. Bana başıyla oturabilirsin işareti yaptı. Hemen karşısına bağdaş kurarak oturdum. "Kazanırsam kardeşim kurtulabilir." Kardeşi için mi gelmişti? Onu üzmemek için soru sormaktan korkuyordum. Gözlerine baktım. Dolmuştu gözleri. Bir şey diyemedim. Sessizliğe gömülmek istiyordum. Konuşmamı bekliyor gibiydi. Şansıma yanımıza bir kız yaklaşmıştı. Kumral saçlı, tatlı birine benziyordu. "Selam kızlar!" diyerek aramıza enerji saçarak girdi. "Nasılsınız? İdil ben." Beni işaret etti. "Sen Arsel olmalısın." Sonrasında eli hemen karşımda duran Ceren'e çevrildi. "Sende Ceren olmalısın değil mi?" Başımı onu onaylarcasına salladım. Nasıl çabucak isimlerimizi aklında tutmuştu ki? Yetenek işi işte Arsel. Bu sefer içimdeki ses haklıydı sanırsam. İdil elimden tuttu ve beni ayağa kaldırdı, etrafında döndürdü. "Ay kıyafetine bayıldım Arsel." Gerçekten moda mı konuşacaktık? "Teşekkür ederim" Hafifçe gülümsedim. Arkadaş edinmek teknik olarak iyi bir hamleydi. Arkadaşlarını öldürmeye kıyamazlardı herhalde. Böylece 1-0 önde başlardım. İleride toplanmış 6 kişilik bir grup vardı ve Kaya olduğunu düşündüğüm adam onlara bir şeyler anlatıyor gibi duruyordu. Bölmemeye çalışarak "Selam!" diyerek ortama giriş yaptım. Hepsinin başı bana doğru döndü. "Arsel ben, tanışmak istedim de." Önüme bir el uzatıldı. "Memnun oldum Arsel. Kaya bende." Elini tutup salladım. "Memnun oldum." Kalan 5 kişi tekrar sohbetlerine devam etmeye başladı. Ardından gülümsedi. Hayatımda daha önce hiç kimsenin bu kadar güzel güldüğünü görmemiştim. Gözlerim istemeden onu incelemeye başladı. Benden kesinlikle büyüktü. İri yapılı biriydi. Kaya hafifçe kulağıma eğildi. "Oyun alanında da böyle birinin yüzünü incelemeye dalarsan bunu fırsat olarak bilir ve seni hemen öldürürler minik kız." Bir kaşımı kaldırarak ona baktım. Minik kız demek de nereden çıkmıştı? "Pardon da neden minik kız diyorsun bana?" Alaycı bir şekilde bana baktı ve sırıttı. Yine kulağıma fısıldadı. "İlk olarak senin kulağına fısıldayabilmek için eğilmek zorunda kalıyorum. İkinci olarak senden 6 yaş büyüğüm." Onu omzundan ittim. Onu taklit ederek konuşmaya başladım. "İlk olarak kulağıma fısıldanması olayından hoşlanmadım. İkinci olarak benim hakkımda bu bilgileri nerden biliyorsun?" Gözlerini gözlerimin üzerine kilitledi. "Anlaşılan orada duran kağıtlara hiç bakmadın." Eliyle işaret ettiği yere baktım. 12 tane kağıt yere saçılmış şekilde duruyordu. Hemen kağıtlara doğru koştum. Kaya ise bıraktığım yerde duruyordu. Kağıtların arasından Kaya'nın bilgilerinin yazdığı kağıdı buldum.

KAYA YILDIRIM

Boy:1.90

Kilo:83

Doğum tarihi: 30.08.1998

Kan grubu: 0 RH+

Maşallah Arsel 1.90 ne? Yine içimdeki sese hak verdiğim zamanlardan birindeydik. Adam benden 33 santimetre uzundu. Ben olsam bende dalga geçerdim. Boş ver Arsel başkalarıyla tanış, kısalığın çözümü yok sonuçta. Mantıklı bir karar olurdu çünkü şuan hiç kısa olduğum için üzülesim yoktu. Kağıdı geri yere bıraktım. Tam geri İdil ve Ceren'in yanına gidiyordum ki hemen çaprazımdan gelen bağırış sesleriyle hafifçe sıçradım.

Öncelikle hikayemi okuduğunuz için teşekkür ederim. Olabildiğince yakın sürede 2. bölümü atmayı deneyeceğim. Yazdıklarım hakkındaki görüşlerinizi yoruma yazarsanız çok sevinirim. Görüşmek üzere!

Bölüm sonu

3 yorum