İçeriğe geç

Ölüm virüsü

Bölüm 28 · 12 dk okuma

Ölüm virüsü

Bölüm 28

~23. Bölüm~

Göz temasımızı bozarak başka tarafa baktım. Aniden mutsuz olmuştum. İçimde bir sıkıntı vardı. Kuzey eliyle çenemi tutup hafifçe kendine geri çevirdi. Onunda benim gibi moreli bozulmuştu.

"Yapma böyle asma o güzel suratını. Ne oldu canını sıkan birşeymi var? "

Kuzeyin gözlerinin içine somurtarak baktım. "Kuzey olmaz biz birlikte olamayız bilmiyormuş gibi yapma abim bunu öğrenirse ikimizde sağ çıkamayız. Abimin bu durumu hiç hoş karşılayacağını sanmıyorum... "Dediğimde sıkıntılı bir nefes verdi.

"Bizi engelleyen tek şey buysa abinle konuşurum tamammı? Seni istiyorum iklim hemde hiç istemediğim kadar. Hep senin yanında olmak istiyorum. Seni göremediğim 2 dakikada çıldırıyorum. Seni daha yakından tanımak öğrenmek istiyorum..."

"Abimle cidden konuşacakmısın? Biliyorsun tersi pistir hele konu ben olunca hiç tanımadığın birine dönüşebilir... "

"Senin için dünyayı bile karşıma alırım iklim... "

Oğlum yavaş gel bendede kalp varya hani atıyor falan!

"Olmaz kuzey herşey o kadar kolay değil... Biz birlikte olamayız bunu kabullensen iyi olur. Benden uzak dur böyle devam ederse kesinlikle yakalanırız ve bu hiç iyi olmaz. Üzgünüm..."

Abimin kuzeyin kapısını tıklatmasıyla yerimden sıçradım. "Kuzey kapıyı aç konuşmamız lazım!"

Odadan içeriye bakarken kuzeye telaşla baktım.

"Neden geldi? Birşeymi öğrendi? Kesin yakalandık? Nasıl gördü? "

"Sakin ol hiç birşey yok sen odana gir ben konuşmaya gidiyorum. "

Kuzey odasına girerken bende kendi odama geçtim ve beklemeye başladım. Ellerim göğsümde odada dönül dönüp duruyordum. Abim ne olurda kuzeyle durduk yere odasına gelip konuşmak isterdiki? Düşüncelere dalıp gitmişken azda olsa konuşam seslerini duyabiliyordum ama anlaşılır gibi değildi. En sonun jeton yeni düştüğü için kapımı açıp kuzeyin kapısına yavaşça yürüdüm ve kulağımı yasladığımda içeriden gelen bağırışmalar yükseldi. Burdanda duyamayınca mecburen odama geçtim ve yatağımın üserine oturdum.

Yarım saate yakın kuzeyin odasının kapısı açıldı. Abim benim kapımı tıklattığında elim titreye titreye kapının konuna gitti.

"İklim"

Yutkundum ve kapıyı açtım. Abimin yüz ifadesi o kadar kızgındıki hiçte iyi birşey diyeceğini sanmıyordum.

"Düş peşime" dediğinde hayla şok içerisindeydim abim arkasını dönüp bana dahada bağırdığında yürümeye başladım. "İklim düş peşime dedim sana! " odaya girdiğimizde kuzey anlını ovuşturuyordu. Abim kapıyı kapatıp kilitledi ve yanımıza geldi.

"Siz ikiniz koridorda üst üste napıyordunuz lan? Kuzey sen benim kardeşimin üstünde napıyordun daha doğrusu!"dedi bana bakarak.

"Senden bir açıklama bekliyorum iklim "

"Biz kuzeyle koşu yarışına girmiştik ben önde giderken ayağım takıldı kuzeyde bana takılıp düştü. Kuzeyi suçlama hepsi benim suçum yanlışlıkla düşen bendim... "

Abim bir benim birde kuzeyin yüzüne bakarken kuzeyle aralarında soğuk bir sessizlik vardı. Kuzeyin gözleri yerde dolaşıp duruyordu. Abim bana baktı ve "kuzeyi seviyormusun? " Diye sordu. Gözlerim fal taşı gibi açıldı ve kuzeye anlam vermeye çalışarak baktım. Kuzey bana bakmadığında onunda hayır demesini umuyordum. Kuzeyin dönüp bana bakmasını bekledim ama bana bakmıyordu.

"Sana soruyorum iklim ondan cevabımı aldım"dedi soğuk bir ses tonuyla. Kuzeyden yanıt alamadığımda abimin sorgulayıcı bakışları altında kaldım.

"Dışarısı zombi kaynıyor, takımdan ağır kayıplar verdik herkesin moreli bozukken küçük bir yanlış anlaşılmanın zamanı? " dedim konunun değişmesini umarak.

Abim sinirle kükrediğinde gözlerim onun dışında heryerde dolanıyordu"Evet iklim tamda zamanı bence"

"Hayır" diyebildim sonunda. Ama öyle olmadığını adım gibi biliyordum...

Abim ikna olmuş gibi beni sorgulamayı bıraktığında son bir kez kuzeye baktım fakat o bakmadı.

"Bu konu kapanmadı gözüm üzerinizde"

"Şimdi gidin yatın zıbarın" deyip abim odadan çıktığında peşinden bende çıkıp odama girerken koridordan gelen elifi gördüm.

"Ne bu bağrışma sesleri sabahtan beri? Kuzeylemi kavga ediyorsunuz"

"Gel odama gir"

İkimizde oturduk. Elif bana soran gözlerle bakıyordu.

"Kuzeyle bugün koşarken yanlışlıkla üst üste düşmüştük bunu birisi görüp abime söylemiş demin bunun yüzünden kavga çıktı" elifin gözleri açılmış ve vicudu donup kalmıştı. Birşeye rahatsız olmuştu gergin görünüyordu.

"Ona aşık olup olmadığımı sordu"

"Sen ne dedin" dedi elif telaşla.

"Hayır dedim tabikide"

Elif önüne döndü. "Kötü olmuş, neyse benim yatmam lazım iyi geceler"

"Sanada"

Elif bu aralar neden bu kadar garip davranıyordu cidden anlayamıyordum. Ecrinin ölümü onu değiştirmiş olmalıydı. Yatağıma yattım ve yorganımı üzerime çektim. Abime kuzey ne söylediği deli gibi merak ediyordum. En sonunda ayağa kalktım ve balkona gittim. Kuzeyin odasına göz ucuyla baktığımda yattığını gördüm benim kapıya doğru siyah pufu çektim ve oturup gökyüzünü incelemeye başladım. O yaz gecesinin tenime çarpan ılık rüzgarının eşliğinde gözlerimi kapattım ve orda kıvrılıp uyuya kaldım.

***

Sabah uyandığımda karnımda hissettiğim keskin ağrı yüzünden elim karnıma gitti. Birkaç kere gözleri kırpıştırdığımda gözüme gelen güneş eşliğinde üzerimde olan yorganı gördüm. Üstümde ayaklarıma kadar kapatan bir yorgan vardı fakat bunu düşünmreye vaktim bile yoktu. Ayağa kalktım ve içeri girip lavoboya foğru yürüdüğümde regl olduğumu fark ettim. "Hayır sırasımıydı şimdi! Birde bunun ağrısını çekiceğim of..."

Lavobodan ellerimi yüzlerimi yıkayıp kendime geldiğimde hızlıca dolaplarımı karıştırdım fakat ağrı kesici bulamadım.

Üstümü ve altıma farklı birşeyler giyip aşşağıya indim mutfağa girdiğimde içeride sevde, elif, adını bilmediğim kız, naz, ateş ve kuzey vardı.

Onların konuştuklarını umursamayacak kadar ağrıyordu karnım. Belli etmemeye çalışarak hazırladıkları sofraya oturdum ve hızlıca birkaç parça bişey yedim. Kuzeyle aramızda olan soğukluk beni geriyordu. Yemeğim bittiğinde hızlıca kalkarak çekmeceleri karıştırdım. İlaçları bulduğumda bir kutu ağrı kesici alıp kendime su koymak için bardak aldım. Masaya doğru yürüdüğümde kuzeyin soran gözleri elimdeki ilaç kutusuna bakıyordu. "ağrınmı var? "Diye sordu.

Ardından "Başınmı ağrıyor? Ateşin varmı? " diye sordu ateş merakla. Kalkıp elini anlıma koyduğunda gözüm kuzeye kaydı. Tabağını alıp ayağa kalktı ve tezgaha sesli bir şekilde koydu.

"Karnım ağrıyor" diye mırıldandım. "Regl ağrısı" diye ekledim.

Ateş aldığım ilacı dikkatle incelerken kendime su koydum. "Nesin sen doktor falanmı? " diye sordu kuzey.

"Bu omlet çok güzel olmuş" dedi sevde ortamı yumuşaltmak için.

"Sen yaptınya ondan çok lezzetli" dedi elif.

"Ben yapmıştım dimi" elifle sevde gülerken oturup ilacımı içtim ve kuzeyin yanına salona kadar gidebildim. O kadar halsizdimki salonda otura kalmıştım. Karın ağrım şiddetini korurken kuzey endişeli gözlerle bana baktı.

Sevde mutfaktan çıkıp yanıma geldi"İklim iyi misin hayla geçmedimi? "

"10-15 dakikaya geçer diye umuyorum asıl sen iyi oldunmu"

"Daha iyi sayılırım teşekkürler" dedi.

"Nehir nasıl onu hiç göremedim? "

"O benim yanımda yatıyordu biz konuşurken ecrinin ölümünü duyunca yıkıldı cocukcağız... "

"Ben onun yanına giderim birazdan, yani gidebilirsem"sevde kafasını salladı.

"Abim hayla uyanmadı sanırım" dediğimde içeriye abim dışındaki herkes girdi.

"Evet daha uyuyor sanırım gece uyumadı" hiç tepki vermemeye çalışarak önüme döndüğüm.

"Canım sıkılıyor birşeyler yapalım hadi"

"Dün can sıkıntısından bi amuna kalkmadığımız kaldı elif onuda yapıcaz yakında! "

"Bakın aklıma ne geldi hadi doğruluk cesaretlik oynayalım"dedi elif.

"Olur"

"Tamam"

"Banada uyar"

"O zaman oturun yere yuvarlak yapın" deyip bir masanın üstündeki şişeye uzandı sevde. Yanımda elif ve sevde vardı karşımda ateş. Ateşin yanındaysa kuzey vardı. Hepimiz oturup yuvarlak yaptığımızda sevde şişeyi ortamıza koyup çevirdi. Şişe durduğunda soran Sevde cevaplayan adını bilmediğim kızdı.

"Bi dakika bölücem ama senin adın ne kafamın içinde adını bilmediğim kız demek garip gelmeye başladı" dediğimde herkez küçük bir kahkaha attı.

"Adım nisa sizinkiler? "

"Ben iklim"

"Kuzey"

"Elif"

"Naz"

"Doruk"

"Sevde"

"Ve Ateş"

"Berkte var ama yukarıda uyuyor"

"Tanıştığımıza memnun oldum"

"Tanışmamız bittiyse soruyorum"dedi sevde

"Sor"

"Doğruluklu mu cesaretlikmi? "

"Cesaret"

"Oo kızımız cesur çıktı, o zaman 5 dakika amuda kalk"

"Çok kolay" deyip duvara ayaklarını koyup amuda kalktı. Kız sanki hiç zorlanmıyormuş gibiydi sanırım bu konuda profesyöneldi.

"Nasıl hiç zorlanmıyorsun? "

"Jimlastik kurslarına gidiyordum hepte ondan, şansıma iyi olduğum bi konudan yaptırdın"dediğinde hepimiz güldük.

"Neyse çeviriyorum"

Şişeyi bu sever nisa döndürdüğünde soran Elif cevaplayan kuzey.

"Doğrulukmu cesaretlikmi? "

"Doğruluk"

"Klasik bir soru sorucağım hoşlandığın biri varmı? "

"Var" dedi kuzey göz ucuyla bana bakıp.

"Kim? "

"Sadece bir soru hakkın vardı"

Elif oflayıp şişeyi çevirdi. Şişe yavaşça bana geldiğinde soran naz cevaplayan bendim.

"Şansıma edeyim"diye mırıldandım.

"Doğrulukmu cesaretlikmi? " diye sordu naz son derece normalce.

"Doğruluk olsun"

"Hiç öpüştünmü? "Dediğinde naza ters ters baktım.

"Adam akıllı soru sorsana bu ne biçim soru! "

"Of uzatma evetmi hayırmı? "

Kuzeyin ve ateşin gözleri üzerimde geziniyordu. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Gergin bir şekilde öylece duruyordum.

"Ben buna cevap vermek istemiyorum başka sor"

"kanka bende merak ettim hadi söyle"dedi sevde

"Evet"deyip konunun değişmesi için hızlıca şişeyi çevirdim. Doruk ve nisaya gelmişti.

Doruk sordu "Doğrulukmu cesaretlikmi? "

"Cesaret"

"Bahçede 5 tur koş"

"Of tamam yürü hadi çıkalım" deyip dorukla ikisi ayağa kalktı. Nazda kalkıp "bende gelicem" deyip peşlerine takıldı. Odadan çıktıklarında şişeyi çevirdim. Soran sevde ve cevaplayan ateşti.

"Doğrulukmu cesaretlikmi? "

"Cesaretlik"

"Şimdi herkes kalksın ayağa" sevdedin dediği gibi ayağa kalktığımızda elifi tutup koşarak kapıdan dışarıya çıkarttı. Biz daha ne olduğunu anlamadan kapıyı üzerimize kapatıp kilitlediğinde kapıya vurdum.

"Sevde? Sevde aç şu kapıyı! "

"Pardon görevi söylemeyi unuttum 3ünüz 3 saat boyunca orada kalıcaksınız" dediğinde sinirle güldüm.

"Sevde saçmalama beni neden burada bıraktın! 3 saat ne ayrıca! "

"Tamam o zaman 2 saat olsun görüşürüzz"

"Sevde geri gel çıkart beni buradan! Sevde kime diyorum ben! Sevde! "

"Bak burdan bir çıkayım varya! " diye bağırdım.

Sevdeden ses çıkmayınca oflayıp arkama döndüm ve odada göz gezdirdim kuzey koltuklardan birine oturmuştu.

"Nasıl bu kadar rahatsınız ya burada kilitli kaldık resmen"

Koltuğa oturduğumda ateşte yanıma oturdu. Biraz yana kayıp ateşe göz devirdim.

"Ağrın geçtimi? " dedi ilgiyle.

"Hayır geçmedi ve yanıma yaklaşmazsan sevinirim"

"Ateş bey ne kadarda meraklısınız üstelik burada ben varken "

"Sanane oğlum işine bak eski sevgilisiyim ben onun"

"Senin o sanane diyen dilini kopartırım belliki kız istemiyor uza"

"Sana noluyor olum sanamı kaldı"

"Sana kalmadığı kesin" dediğinde ateş ayağa kalkmasıyla kuzeyde kalktı. Kuzey ateşin suratıma daha ben müdahale edemeden sert bir yumruk yapıştırdı.

"Napıyorsunuz? Durun! "

Ateşte kuzeye vakit kaybetmeden sinirlice vurdu. İkisi birbirlerine sertçe vurarken hemen ayağa fırlayıp ikisinin ortasına yürüdüm ve ellerimle ikisinide ittirdim.

"Yeter! "

Kuzeyin kaşının kenarı kanıyordu ateşinde dudağı. Kuzeyin oturması için koltuğu işaret ettim.

"Ateş sende şuraya geç"

İkisinide farklı koltuklara oturtup televizyonun altındaki masaları karıştırdım. Birkaç şey alıp ilk kuzeyin yanına gittim. Bir ayağımı kıvırıp yanına oturdum ve pansuman yapmaya başladım. Kuzey kafasını koltuğa yaslayıp ben ona pansuman yaparken beni izliyordu.

"Birdaha sakın kavga etmiyorsunuz tamammı özelliklede saçma sapan bir konu yüzünden!" diyerek onları azarladım.

"İlk o başlattı" dedi ateş dudağına dokunup kana bakarken.

"Ben sana kimin başlattığını gösteririm" deyip kuzey ayağa kalkmaya çalıştığında onu geri ittirdim.

"Size kavga yok dedim!"

Kuzey ateşe dik dik baktıktan sonra bana baktı ve geri yaslandı. Onun kaşına pansuman yaparken yüzlerimiz çok yakın olduğu için konsantre olamıyordum.

"Teşekkürler gerek yoktu" dedi gözlerime bakarken.

Sessizce "Ödeştik" deyip göz kırptım. Kalkıp ateşin yanına gidecekken karnıma bir kramp girmesiyle tökezledim. Kuzey hemen beni tutup koltuğa yatırdı.

"Hey ne oldu?"deid merakla.

"Çok acıyor... " diye mırıldandım.

"Tamam sen yat dinlen" televizyonun altındaki çekmeceyi açıp bir yorgan aldı ve üzerime örtüp yanımdaki küçük koltuğa geçti. Gözlerimi kapattım ve koltuğa kıvrılıp uyumaya çalıştım.

Bir süre sonra bağırışmalarla gözlerimi açtığımda abim ve sevde içeriye girmişlerdi ve 3ü bir kavga ediyordu.

"Noluyor? " dediğimde hepsi bana baktı.

"Uyardınız kızı afferim size! " deyip sevde yanıma geldi.

"Gel odana gidelim" deyip beni kaldırdı ve odama çıktık. "Noluyor? "Diye tekrarladım

"Ben sizi buraya kilitlediğim için ateş bana birşey söyledi ve abinde yanlış anlayıp bağırdı! Zaten sabahtan beri seni 2 erkekle kitlediğim için kızıyor! "

"Haklı! " dedim.

"İklim sırası değil hadi yat sen ben ilaçlarını getireyim"deyip odadan çıktı.

Kendimi yatağa attım ve kıvrılıp ağrımın geçmesini bekledim. Uykum yavaş yavaş gözlerimi kapatırken üşüdüğümü hissedip yorganı üstüme çektim ve uykuya daldım.

***

"İklim"

"İklim kalk"

Duyduğum sesle gözlerimi açtığımda karşımda eğilmiş üstümdeki yorganı çeken kuzeyi gördüm. Kaç saattir uyuduğumu bilmiyordum.

"Ateşin var gibi" dedi anlıma dokunarak. Bense ona soran gözlerle bakıyordum.

"Kapını tıklattım fakat cevap gelmediğinde içeriye girdim. Ağrın geçtimi? "

"Hıhım" diye mırıldandım ve doğrulup yatağın ortasında oturdum.

"Üşüyorum... "Dedim ellerimle kollarımı sararak.

"Dün gece balkonda uyumuşsun üşüttün değilmi? "

"Üstümü sen örttün değilmi? "

"Evet ben örttüm, hadi kalk elini yüzünü yıka"

Kuzeyden yardım alarak lavoboya kadar gittim ve elimi yüzümü yıkadım. Daha sonra kuzeyin yardımıyla tekrardan yatağıma uzanıp kıvrıldım ve üzerime yorganımı çektim. Kuzey kaşlarını çattı ve üzerimdeki yorganı geri çekti.

"Bundan sonrasını kendim halledebilirim" dediğimde kuzey baştan aşşağıya bani süzüp tek kaşını kaldırdı.

"Eminmisin?"

"Evet iyiyim. İyi sayılırım. Galiba iyiyim. Sanırım iyi değilim... "Dediğimde kuzey güldü.

"Yarım saattir uyuyorsun"

"Dün abime ne dedin? " diye sordum pat diye.

"Nerden çıktı bu?" dedi saşırmış bir halde.

"Dünden beri aklımda kaldı, abim düşündüğümdende az kızdı ne konuştunuzki? "

"Birşey konuşmadık ona yanlışlıkla olduğunu anlattım sadece. "

"Anladım"dedim.

"Ben ilaçlarını getireyim" deyip ayağa kalktı kuzey. Bana döndü ve "Üzerini örtmüyorsun tamammı? "

"Tamam... " bana bakıp son kez emin olduktan sonra odadan çıktı. Ardından kapı tıkladığında şaşırdım.

"İklim girebilirmiyim?" bu abimin sesiydi.

"Gir" dediğimde abim yanıma üzgün gözlerle gelip oturdu.

"Sevdeden hasta olduğunu öğrendim iyimisin neyin var? "

"Karnım ağrıyor ve ateşim var iyi olduğum söylenemez"

"Hepsi benim suçum değilmi o kadar olaydan sonra üstüne gelmemeliydim... "

"Hayır abi kendini suçlamana gerek yok"

"Özür dilerim "deyip elini saçıma koyup okşadı.

"Önemli değil " deyip tatlıca sırıttım. Kapı açıldığında tüm anın tadı kaçmıştı. Kuzey elindeki ilaçlarla içeriye girdiğinde abimi görünce duraksadı. Abim ona şüphelice bakıyordu.

"Ne işin var burada" dedi soğuk bir sesle.

"Sevde ilaçları getirmemi istedi" deyidiğinde gülmemek için zor duruyordum. Yanımdaki masaya 2 tane ilaç kutusu bıraktı.

"Geçmiş olsun"

"Teşekkür ederim doktor kuzey bey" deyip sırıttığımda kuzeyin gülmemek için kendini zorladığına o kadar emindimki. Abim bana baktığında hemen eski halime döndüm. Kuzey dışarıya çıktığında yatağa oturdum.

"Abiş senin işin falan vardır tutmiyim seni hem uyuyup dinleniyim biraz"

"Tamam o zaman kendine dikkat et birşey olursa aşşağıdayım" dediğinde kafa salladım.

Abim odamdan çıktığında birkaç dakika sonra bu seferde içeriye ateş girdi! Ne kadar çok ziyaretçin varmış benimde bi bitmedi!

"Seni merak ettim sabah hiç iyi görünmüyordun"

"Sağol iyi olmaya çalışıyorum"

Ateş yanıma geldiğinde karşımdaki masada duran sürahiyle bakışıyorduk. Oraya gidemiyecek kadar halsizdim ve ilaçlarımı içmem lazımdı.

"Dur ben getireyim " dediğinde ilaçlarıma uzandım ve birer tane çıkarttım. Ateş sürahiyi eline aldığında kuzey elinde bir tepsiyle girdi ve kapıyı kapattı. Ateşi gördüğünde duraksadı ve ters ters baktı. İçindne onu dövüp ağzını burnunu dağıtmak istediğine emindim ama bunu ben burda hastayken yapamıyor gibiydi. Birşey demeden ikiside yanıma geldiğinde gergin bir sessizlik vardı. Ateş yan sehpadaki bardağa su doldururken kuzeyin getirdiğine baktım. Kuzey dikkatle ateşi izliyordu. Onun bana olan bu yakınlığından hiçte hoşlandığı söylenemezdi.

"Sabah hiç birşey yemediğin için birkaç şey getirdim acıkmışsındır"dedi bana bakarak. Tepside sandıviç, leziz kokan krepler ve reçeller, vişne suyu ve son olarak dilimlenmiş salatalıklar vardı.

"Teşekkür ederim"

Ateş suyu sehpaya koyup bana döndü. "Başka ihtiyacın olan birşey varmı? "

"Hayı-" derken kuzey lafımı kesti. "Gerisini ben hallederim gidebilirsin" dedi ateşe pis pis bakarak. İkiside birbirlerine öldürecekmiş gibi bakarken "öhm öhm" diyerek dikkati üstüme çektim. Ateşe bakarak "Sağol birşeye ihtiyacım yok" dediğimde kafasını sallayıp odadan çıktı. Kuzeyin sinirden yumruk yaptığı eline bakarak sırıttım.

"Kıskanmayadamı başladık bay egoist?"

"Önce yemeğini yedikten sonra ilaç iç" deyip konuyu değiştirdi. Sinsice gülümseyip yemeğimi yemeye başladım.

(Not:iki hafta bölüm atmamıştım size hediye olarak sayın bu bölümü🎀✨Yorumlarınızı bekliyorumm ponçiklerim)

Bölüm sonu

4 yorum