İçeriğe geç

Ölüm virüsü

Bölüm 22 · 6 dk okuma

Ölüm virüsü

Bölüm 22

~17. Bölüm~

Kahverengili çocuk öyle bir hızlı koştuki yanımıza nasıl bu kadar hızlı geldiğini anmaladım bile. Birsürü aç zombi bize doğru deli gibi koşuyordu. Baya bir zombi vurmuştum şuana kadar. Ama sayıları o kadar fazlaydıki sanki vurduklarımız bir hiç gibiydi. Zombilerin bu kadar fazla olması planladığımız gibi değildi bir yandan ateş ederken kuzeye baktım oda ters giden birşey olduğunu anladığında ağzını araladı "kaçın! " diye bağırdı bizimkilere. Tam ayağa kalktığımda zombilerden biri önüme atlıyıverdi ani hareketle bir tekme attım. Bir yandan koşarken hızlıca bana gelen zombileri kontrol edip plan yaptım. Marketin iç kısmına doğru koşuyorduk ve yanımda sevde vardı. Market çok büyük olduğu için herkes farklı bir yere ayrılmıştı. Silah seslerini hayla duyabiliyordum. İleride duran rafı gördüğümde sevdeye seslendim. "İlerideki rafı görüyorsun değilmi hızlan ve aniden sola dön" dediğimde kafa salladı. Zombiler bize yaklaştığında hızmızı arttırdık. Rafa geldiğimizde hızlıca sol tarafa saptık. Arkamızdaki zombiler rafa çartıkları için gürültü çıkmıştı. Yavaşlayıp arkamı döndüm ve hızlıca birkaç memi sıkarak zombileri etkisizleştirdim. Sevdeye döndüğümde yan tarafımıza doğru baktı. Hızlıca bende baktığımda bize koşan 3 zombi gördük. Sevdenin "EĞİL! " Diye bağıran sesiyle benim kafamı eliyle yere doğru eğmesi bir oldu. Yukardan yani sevdeden gelen silah sesi kulağıma çok yakın olduğu için kulağım çınlamıştı. Silahsesinin artından sırtıma birşey düştüğünü hissettim. Aklıma sadice birşey geliyordu:zombi cesedi. Gözlerimi irice açıp anında kalktım. Ve arkamda sırtıma düşen zombiyi gördüğümde çığlık atmamak için dudağımı ısırdım. Göğsünden vurulan zombi hayla yaşıyodu ve aniden bileğimi tuttuğunda sevde silahıyla kafasına sıktı. Ayağımı kurtarmayı başardığımda sevde koşmaya başladı. Önümüzdeki zombiyr silahımı doğrulttuğumda silah boşladı. Mermim bitmişti. Elimi cebime atıp bir deste mermiyi yerleştirirken sevde aylağı çoktan vurmuştu. Dümdüz koşuyorduk ve gine yolumuzdaki zombiyi gördüğümde vakit kaybetmemek için yanından hızlıca koştuk. Sola ve önümüzdeki zombiyi gördükten sonra ardından sağa saptık.

Arkamızdan birkaç zombinin ayak seslerini duyuyordum tam onlara bakmak için döndüğümde ayağım birşeye takılıp yere yapıştım. "AHH!"

Şimdi sırasımıydı iklim!

Sevde hızını alamayıp koşmaya devam ettiğinde ellerimi kaldırarak ona baktım."İklim! " sevde'ye doğru koşan zombiler ona engel oluyordu resmen. "Sen koş! Ben yetişirim" diye bağırdığımda sevde başka bir yola saptı. Bana yaklaşan zombinin ayak sesini duymamla ters dönüp yattığım yerden ayaklarına bir tekme atmamla geriye doğru düştü. Sağ elimdeki silahı kavrayıp diğer koşan zombileri etkisizleştirdim.

Aceleyle ayağa kalkıp koşmaya başlamıştımki sakarlığım yüzünden gine düştüm!

Ben böyle işin!

Lanet olası zombiler çıkarttığım ses yüzünden bana doğru geliyorlardı. Sol dirseğimin üzerine düştüğüm için çok acıyordu. Gelen zombileri vurmak için sağ elime baktığımda silahım yoktu! Panikle etrafa bakındım silahım hemen bana doğru koşan bir zombinin oradaydı. Düşerken elimden fırlamıştı. Zombiye ayağımla bir tekme atıp yere düşürdüm. Sağ elimi yere bastırıp kendimi ittim. Ayağa hızlıca kalktıp ve solumdaki raftan bir şişe alıp zombinin kafasına sertçe vurdum. Yere yığılan zombinin arkasındakinede aynısını yaptım. Raftan hızlıca sert kapaklı birşey alıp diğer 2 zombiyede vurup yumruğumu tüm gücümle geçirdim. Yerden kalkanlar da bana doğru koşmaya başlayınca koşmak en mantıklı fikirdi. Zombiler çok hızlı koşuyor olabilirlerdi ama bende hızlı koşabillirdim. Küçükken abimle çok fazla koşu yarışı yapardık ve hepsini ben kazanırdım. Ama tek sorun şuyduki zombilerde benimle neredeyse aynı hızda koşuyordu! Yani tek bir yanlış hareketimle ölme riskim vardı.

Çok yakından gelen silah sesine irkildim. Arkamdaki zombileri birisi vurmuştu. Koşmayı bırakıp hızlıca arkama döndüğümde zombi cesetlerine daha sonrada kuzeye baktım.

"Naber sarı kafa" dedi sinsice sırıtarak

Göz devirerek "Hele şükür biriniz gelebildi burda koşmaktan cacığım çıkmıştı! Neden bu kadar geç kaldın? "

Kuzey ağzını aralamıştıki lafını kestim "Dur tahmin edeyim bu 5'li grup yani melisalar kesin bir salaklık yaptığı için geç kaldınız"

"Zeki kız"

Abim ve sevdede yanımıza koşarak geldiğinde nefes nefeseylerdi. Sevde yanıma koşum bana sıkıca sarıldı. Sarıldığı sırada etrafta hiç zombi kalmadığını fark ettim.

"İklim iyisin! Seni orada bıraktığım için üzgünüm"

"Sorun değil hallettim" dedim sırıtarak.

"Silahın nerede? "Dedi abim. Sevdeden ayrılarak sorusunu cevapladım.

"Lanet olası sakarlığım yüzünden 2 kere ard arda düştüm ve yere fırladı"

"Tamam sıkıntı değil arabada yenisini alırsın"

Girişe doğru yürümeye başladık heryerde zombi cesetleri, kanlar, cam parçaları ve yere dökülmüş gıdalar vardı. Rafların yanından geçerken vişneli kek gördüğümde mutluluktan sırıttım demin nasıl görmemiştim ben bunu? Şanslıydımki zombiler o kutuya hiç dokunmamıştı! Sevinçle yanlarına koştum ve bir tane aldım. Paketini açıp afiyetle yemeye başladım.

Abim:"İklim? "

Kuzey:"Vişneli kek ha? "

"Çantasında yer olan varsa lütfen şu lezzetli kekleri koyabilirmi? "

Sevde:"Benim çantamda biraz boşluk vardı dur alıyim"

Sevde çantasını açıp koymaya başladığında diğer elimle bir tane daha kaptım ve mutlulukla yerimde zıpladım. Bu şeyler ciddi anlamda çok lezzetliydi! Herkes bu hareketimle gülmeye başladığında umursamadan yemeye devam ettim.

Kuzey:"Çocuk gibisin ama bu hoşuma gitti"

Kaşlarımı çatıp kuzeye baktım. "Bundan sonra 50 yaşındaki adam gibi davraniyimde hoşuna gidiyomu görürsün! "

Bu sözümle herkes dahada gülmeye başladığında bende sırıttım. Böyle kötü bir olayın içindeyken herkesi güldürmenin hissi beni mutlu ediyordu. Etrafa bakındığımda melisaların olmadığının daha yeni farkına varmıştım.

"Melisalar nerde? "

Kuzey:"onlar girişin orlarda bizi bekliyor"

"Tamam çabuk olalım çok fazla oyalandık"dediğimde hepimiz hızımızı arttırdık.

"Saat kaç? " diye sordum.

Kuzey cebinden bir telefon çıkartıp saate baktı.

"16.24 tam 36 dakikamız var"dedi.

Girişe vardığımızda melisalar bizi bekliyordu.

Melisa:" hele şükür gelebildiniz"

Abim:"1 tane bile zombi vuramassan tabikide geçikiriz"

Melisa:"vıdı vıdı vıdı"diye dalga geçti.

Marketten çıktığımızda koşmaya başladık. Ayaklarım ve kolum düştüğüm için acıyor olsada belli etmemeye çalışıyordum. Arada ayaklarımın acısı yüzünden tökezliyor ve düşücek gibi oluyordum. Dizime veya koluma bakma fırsatımda olmamıştı zaten. Kimsenin yardımına ihtiyacım yoktu ve kimseye yük olmak istemiyordum. O yüzden sesimi çıkartmamaya karar verdim.

Kuzey:"İklim"

"Hm? "

"Bacakların kanıyor sağ bacağın iyi gibi görünmüyor"

Hay şom ağzıma ediyim nerden anladı bu şimdi? İç sesimimi duyuyor acaba?

Ayaklarıma baktığımda sol dizim gerçektende kanıyordu. Kuzeye bakarak cevap verdim.

"Zombilerden akaçarken takılıp düştüm birşey olmazda sen beni düşünürmüydün? "

Kuzey hiç konuşma fırsatı vermeden ayaklarımdan ve belimden sıkıca tuttuğu gibi kucağına alıverdi. Tam bağıracaktımki zombileri dahada üstümüze çekmemek için dudağımı ısırdım. Sinirle kuzeye bakarken "Napıyorsun be adam? Yere indir beni vallahi çığırırım! " ayaklarımı havada çırparken bir yandanda kuzeyin göğsünden ittiriyordum.

Dıraşıya neredeyse çıkmak üzereydik. Melisa ve sevde bize şaşkınlıkla bakıyor ama söyliyecek söz bulamıyorlardı. Kuzeye söylediğim sözü umursamadan beni çırpınmayayım diye dahada sıkı tutması beni deli etmişti resmen. Bu adam nasıl bu kadar güçlüydü? Hem beni taşıyordu hemde sırtındaki yiyecekleri. Üstelik koşuyordu!

"Egoist beni etkilemeye çalışıyorsan yanılıyorsun yürü git nazı falan etkile! Kollarından bir kurtuliyim seni-"

Kuzey:"İklim azıcık susarmısın"

Kuzeyin dediğim laflara karşı dudağının ucu kıvrıldığında sinirle ofladım. Ellerim havada kaldığında nereye koyucağımı şaşırmış bir vaziyetteydim. En sonunda omzuna koydum. Abim arabayı açtı ve herkes içeriye girerken nasıl hepimizin sığacağını düşündüm. "İyide nasıl sığıcaz arabaya! "

Abim:"Ne bileyim ama hızlı olun zombiler git gide çoğalıyor"

"Sende indir artık beni!"

Kuzey yavaşca beni yere bıraktıktan sonra arkaya bindim. Pembe kız hemen yanımda melisanın dizine oturmuştu. Kahverengili öndeydi ve diğer erkekte en sonda oturuyordu. Sevde ise ortada sıkışıp kalmıştı. Kuzey beni ittirip yanıma oturdu ve kapıyı hızlıca kapattı. Zombiler arabaya ve camlara vurup ellerindeki pis kanları bulaştırıyorlardı. Abim arabayı çalıştırıp hızlıca sürmeye başladı. Birkaç zombi ezdi ve artık zombilerden kurtulmuşuk. Kuzeyle dip dibe oturmamız yeterince rahatsızlık verirken bu 5li grubun bizle gelmesini sorguluyordum. Abicim ne gerek var ya yolda bırakıp gidelim şunları!

Sevde:"iklim azcık kaysana ayakta kaldım! "

"Yermi var sevde zaten sıkıştım şurda! "

Sevde:"kuzey şuna birşey desene ya ayaklarım ağrıyor! "

"Napabilirim? 5 kişi zor sığıyoruz şurda napiyim Kuzey'in kucağınamı oturayım-"

Kuzey aniden belimden kavrayıp dizine otutturmasıyla neye uğradığımı şaşırdım. Ağzım şaşkınlıkla açık kaldı. Gözlerim fal taşı gibi açıldığında sevde fırsat bilip yerime sırıtarak oturdu.

iklim senin şom ağzına edeyim!

Hiçbir tepki veremiyordum tamamen vicudum uyuşmuştu. Sevde dibimde sesli kahkahalar atarken ben etkisiz bir halde hayatı sorguluyordum.

Kuzey'in dizlerindeydim

Kuzey'in dizlerindeydim

Şu anda Kuzey'in dizlerindeydim!

Sakinleşmeye çalışsamda olmuyordu kalbim o kadar hızlı atıyorduki sanki her an göğsümden fırlayabilecekmiş gibiydi. Elleri belimi kavramıştı...

Bölüm sonu

7 yorum