Geçmişten bir anı
💐
" Aslı abla bak yıldızlar çok güzel" gökyüzüne baktım evet çok güzellerdi
Binlerce milyonlarca yıldız hepsi birbirlerine inat daha çok parlıyorlardı
Bazılarının boyutları küçük bazılarının boyutları büyüktü ama parlamaları aynıydı
Evin bahçesinde gökyüzünü izliyorduk
" Çok canın yandımı Aslı abla" dedi Hazal
" Hayır hiç canım acımadı" yalandı
" Korkmuyormusun şeref amca seni o kilerliğe kilitlediğinde orası çok karanlık babam geçen fare ve böcek dolu olduğunu söyledi"
" Hayır Hazal korkmadım ben küçük değilim böceklerden ve farelerden de korkmuyorum" korkuyordum hemde her gördüğümde ağlıyordum yaklaşmasınlar diye yalvardığım bile oldu
" Sen çok güçlüsün Aslı abla babana ve evdekilere rağmen çok güçlüsün"
"Güçlü değilim Hazal"
" Hayır güçlüsün neden biliyormusun" merak etmiştim nedenini
" Neden?"
" Çünkü şeref amca sana vurmasına katlanıyorsun ölmüyorsun evdekilerin sana vurmasına canını yakmalarına katlanıyorsun babam söyledi üzülüyor babam sana "
Gözlerim doldu Hazala baktım benim gibi uzanmış yıldızlara bakarak konuşuyordu bir yaş süzüldü yanaklarımdan
"Sen güçlüsün aslı abla hemde kocaman güçlüsün"dedi
" Aslı nerdesin lan " babamın sesiyle hemen yerden kalktım Hazala bakmadan koşarak içeriye girdim
" Efendim baba" yanağıma inen tokatla sendelendim
" Sana seslenmiyormuyum ben sabahtandır"
" Özür dilerim baba ben duymadım seni"
" Duyacaksın " diye bağırdı kulaklarımı kapattım
" Özür dilerim baba"
" Senle ugrasamicam hazırlan kocan seni alıcak" dedi
" Ne kocası baba ben anlamıyorum " dedim
" Selim bundan sonra senin kocan olucak onunla yaşayacaksın" dedi
" Zaten neyini begendiyse " diye kısık sesle kendi kendine konuşmuştu
" Ama baba ben daha küçüğüm ne evlenmesi"
Birden saçımın kökünden tutmasıyla çığlık atmıştım
"Sen benim sözümün üzerine söz mü söylüyorsun kimsin lan sen "
" Özür dilerim baba nolur bırak"
"Kesiceksin o sesini bak selim benim gibi insaflı değil elinde kalırsın adamın katil edersin sen ölmek istemiyorsan o sesini kesiceksin tamamı lan" diye bağırdı sonra
" Tamam tamam baba tamam nolur bırak "
Annemin gözlerine baktım babamın beni bırakmasıyla annemin dizlerinin dibine koştum " anne nolur yalvarırım beni selime Verme "
" Sus kız babanın sözünün üzerine söz söylemek olmaz "
"Figen git şu salağın kıyafetlerini çantaya biseye koy kocasına verip gelicem adamı ayağımıza yormayalim
Dakiklar sonra Figen abla çantayla gelmiş babama vermişti çantayi babam geldi kolumdan tutu ve arkasından sürükledi
Selim'in konağının önüne gelmiştik babam arabadan zorla indirmiş beni konağın ortasına sürükledi " baba nolur verme beni selime baba yalvaririm beni selime Verme baba nolur baba"
" Kesiceksin o sesini" bacaklarım yerde sürükleniyordu tek kolumu tutmuş çekerek götürüyordu bağırıyordum ağlıyordum beni selime vermesin diye yalvarıyordum " baba beni selime Verme nolur baba beni selime Verme baba beni selime Verme yalvarırım baba" diye bağırıyordum
Demirhan konağı
Tüm ev halkı öğrendikleri gerçeklerin üzerinden tam 1 hafta geçmişti Demirhan ailesi ordudan evlerine dönmüşlerdi gece olmuş herkes uyuyordu Zeynep her gece kızını uyutuyor bagzi geceleri yanında uyuyordu fatih ise sürekli kızının başını dizine yasliyor saçlarını okşuyordu aslının aklına şerefin saçlarını çektigi saçlarından sürüklendigi anlar geliyordu ama fatih kızının saçlarını koklayip öpüyordu kızına melhem olmak için elinden geleni yapıyorlardu abi tayfası aslıyla sürekli şakalasiyor ve o gecmiş konusunu hiç açmıyorlardı.
Gece olmuş Zeynep hanım aslıyı uyutmuştu salonda Demirhan ailesi oturmuş durgun bir şekilde düşünüyorlardı
"Baba o şerefsizlerin yaptıkları yanlarına kalmayacak değil mi" dedi sarp
" Tabiki kalmicak benim kardeşimize ne yaşattılarsa yasaticam onlara" dedi demir
Alp demire hak verdi
" Saçmalamayın dava edicez onların canını şiddetle yakamayız dava edicez onları böylelikle süründürücez yaşadıklarına pişman olucaklar kan dokülmeyecek ama onlar her gün ölecek" dedi fatih
" Benim kızımın her gün öldüğü gibi mi?" Dedi Zeynep
Canı yanıyordu zeynebin kızı kendi yaşadıklarını yaşamıştı zeynebinde cocukluğu hep şiddetle geçmişti sonra ansızın karşısına fatih çıkmış ve Zeynep kalbini fatihe kaptırmıştı fatih zeynebi kurtardığı gibi kendi kizinida kurtaricakti kızı zeynebin kaderini yaşamıştı
Birden bağırma sesleri gelince Demirhan ailesi korkmuş ve Aslının odasına koşmuşları yatakta kıvranıyor ağlıyor ve sayıklıyordu
" Baba beni selime Verme"
Zeynep duyduklariyla sendelenmişti arkasından demir annesini tutmuştu
Fatih kızının yanına gitmiş saçlarını okşamıştı " sakin ol kızım" tekrar elleriyle kızının saçlarına saldırıp okşadı
" Baban yanında benim yanımdasın güvendesin" Aslı yavaşça rahatlamiş ve gördüğü anidan normal bir rüyaya geçmişti
Sabah olmuş gözlerimi acmiştim yorgunluk vardı üzerimde ayağıma baktım bugün çıkacaktı alçım vücuduma baktım oldukça terlemiştim ayağa kalkmaya çalıştım duş alıcaktım fakat başarısız olmuştum kapımın tıklanmasiyla odaya demir abim girdi
"Günaydın uyuyan güzel"
Gülümsedim " günaydın" çekinerek lafima devam ettim" şeyy annemi çağırırmısın" başıyla beni onaylayıp
" Hizmetinizdeyim efendim tabiki çağırırım" dedi ve gülerek gitti bir kaç dakika sonra odaya annem girmişti
" Noldu birtanem" gözlerimi kaçırdım demir abim odadan çıkmıştı cekindigimi anlayınca ah salak kafam kesin yanlış anladı
" Ben terledim de şey dicektim yani ben du-"
"Demir gelirmisin annem" dedi Zeynep
İçeriye gelen demir abime baktım
" Zeynebi banyoya taşirmisin" demir abim yanima gelmesiyle havalanmam bir oldu
" Aslı kolarim koptu dışardan sıska duruyorsun ama ağrısın be" dedi şaka yaptığını anladığımda güldüm
" Hiçte bile ben çok hafifim"
Güldü
Annem eşyalarımı getirmiş ve beni güzelce yıkamişti az bişey utanmiştim ama annem saolsun utanicak zaman bırakmamişti vücuduma bornozu giydigimde tek ayak üzerinde duruyordum
" Bekle kızım burda ben abinlerden birini çağırayım " başımla onayladım hiç sektiremezdim odaya kadar kendimi
Zeynep Aslının odasından cıkmış o sıra karşısında Yavuz'u görmüştü
" Yavuz oğlum Aslıyı odasına taşirmisin banyodan "
" Tamam Zeynep teyze" demiş ve yavuz Aslının banyosuna girmişti Aslı karşısında Yavuz'u görünce şoka uğradı
Rahatsızca kıpırdadı
"Annen seni odana taşımamı istedi" diyip kendini açıkladı yavuz
Başımla onayladım yavuzun adımları bana doğru geldi üzerinde siyah tişörtü kollarındaki kaslar tişörten taşıyordu altına giydiği kot pantolon saçları yeni yeni cikmiş sakaları hafif bozulmuş saçları çok yakışıklıydı derin bir nefes çektim
Yavuz dibime girmişti kokusu sardı tüm heryeri
Bir koluyla belimi sardı diğer koluyla bacaklarımı havalandigimda yüzüm iyice yüzüne yaklaşmişti gözlerimi gözlerinden cekemiyordum baktıkca bakasim geliyordu
" Aşık oldun herhalde " dedi yavuz
" Hı" diyebildim anlamamıştım ne demişti aşkmı evet evet olmuştum
"Aslı iyimisin" kendime gelmem gerektiğini anlamiştim
Boğazımı temizleyip" iyim şey sıcak ya bunaldım ondan şey oldu"
" Ne oldu" diyip sorguladı
" Aman boşver hadi odama taşi annem yanlış anlamasın"
" Ne yanlış anlicak unutun mu sen benim sevgilimsin" dedi ne ara olduk paşam ben hiç hatırlamıyorum
"Ne ara olduk" dedim
Güldü
" Olduk bı ara" dedi
Yavuz beni odama taşımıştı yatağa bırakmış sonra çıkmıştı
Annem üzerime beyaz kısa kolu crop altıma uzun yanında derin bir yırtmaci olan etek giymiştim oldukça iyiydim saclarimin fazla suyunu havluyla almıştım kulağıma gumuş halka küpelerimi kolye ve bilekliklerimi saatimi taktım ayağıma beyaz spor ayakabi giymiştim yanıma çantami almıştım Alp abim gelmiş beni aşağıya indirmişti yemek masasına oturtmuştu yanımda yavuz oturuyordu bacağımı görünce adem elmasinin aşağıya yukarıya hareketini gördüm önüme döndüm " kızım bugün alçın çıkıyor " dedi gülerek babam
" Şükürki çıkıyor" dedim
"Bugün yavuz Aslıyı hastaneye götürecek " dedi annem duydugumla bende şaşırmıştım tüm abi tayfam
" Nasıl o goturucek"
" Ben kardesimi götürürüm"
" Abileri var burda biz götürürüz" diye söylendiler
"Kızım nasıl isterse Zeynep söyledigine göre kızımın da rızası var hem yavuzu tanırız ona olan yargılarınızı kırın yoksa kafanızı kırarım" dedi babam
Şey baba benim haberim yok ama neyse
Yavuz'a baktım haberi olduğu yüzünden belli oluyordu babamın cümlelerinden sonra keyifle çayını yudumluyordu