Güneş ufukta yeni doğuyordu, ama ormanın derinlikleri hâlâ karanlıktı. Aras, Lena ve Vera, yorgun ve bitkin bir şekilde birbirlerine tutunuyordu. Artık sadece birbirlerine güvenebiliyorlardı. “Daha ileri gitmeliyiz,” dedi Aras. “Ama dikkatli olalım, her adımımız ölüm olabilir.” Vera, hâlâ sessizdi. Gözlerinde hem korku hem de hüzün vardı. “Demir… Kai… Keşke yanımızda olsalardı.” Üçlü, eski bir terkedilmiş çiftlik evine ulaştı. İçeri girmeleri gerekti; zombiler açık alanda çok tehlikeliydi. Ama ev, sessizliğin içinde bir umut gibi görünüyordu. Ancak evin içinde, başka bir grup zombi onları bekliyordu. Lena çığlık attı ve çantadan çıkardığı çekiçle savunmaya çalıştı. Aras ve Vera da ellerinde ne varsa kullanıyordu. Savaş kısa ama şiddetliydi. Bir anda Aras, zombilerden birinin saldırısına uğradı. Vera ve Lena onu kurtarmaya çalıştı ama Aras’ın yaralanması ciddi görünüyordu. “Kaçın, ben hallederim!” dedi Aras, kanlar içinde ama kararlı bir şekilde. Vera ve Lena, göz yaşları içinde, Aras’ın arkasında koşarak evi terk ettiler. Aras, arkalarından bakarken, zombilerle çevriliydi. Bir çığlık, sonra sessizlik. Ormanın derinliklerinde ilerleyen Vera ve Lena, artık arkadaşlarının kaybını kabullenmek zorundaydı. “Artık… yalnızız,” dedi Vera. Lena başını salladı. “Ama hayatta kalacağız… Demir, Kai, Aras… bizi izliyor olmalı.” Gece boyunca yürüdüler, aralarındaki sessizlik, kayıpların acısıyla doluydu. Ay ışığı ağaçların arasından sızarken, arkalarına bakmadan ilerlediler. Hayatta kalmak için tek şansları, birbirlerine tutunmaktı. Hikaye böyle sona erdi: Lise artık bir zombi mezarlığı olmuştu; kayıplar, acı ve ölüm, geride kalanların omuzlarındaydı. Ama karanlığın içinde, hayatta kalanlar için küçük bir umut ışığı hâlâ parlıyordu.
Bölüm 5
Sessizlik
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.