İçeriğe geç

ÖLÜ HEYKELLER

Bölüm 8 · 3 dk okuma

ÖLÜ HEYKELLER

Bölüm 8

Sergi

Beni baştan aşağı süzdü. Gözü dolgun ve kırmızı dudaklarımda kaldı. Dudaklarım kurumuştu, biliyordum dudağımı ıslatmak pek etik değildi ama yaptım. Dudaklarıma öyle odaklanmıştı ki az daha baksaydı öpüşecektik. bakışımı dikleştirdim ve çenemi kaldırdım. "Hey, alo neler oluyor Ferman bey!" Gözerini dudaklarımdan alamıyordu. Bir kez daha seslendim ama dalmıştı. Kafamı çevirdim ve dikkatini dağıttığımı sandım. Ben kafamı çevirince gözü bu seferde elmas küpeme takıldı. Evet dikkat çekiciydim ancak çok uzun süre kalıyordu gözleri üzerimde. Tekrar yüzümü döndüm ve tam karşımdaki o açık mavi gözlerindeki o sırları gördüm. Acı çekmişti. Tam kafam dağılacakken bana yaklaştı aramızda yaklaşık beş santim kala kafa geri çektim ve geriye doğru dört adım attım. Tam beşinci adımı atacaktım ki giriş kapısından Koray geldi. Şükürler olsun ki birkaç saniye önce gelmedi. Ona doğru yaklaştım elimi salladım " O o Koray bey erkencisiniz" dediğimde sırıttı. "O o Gece hanım sizde pek şıksınız ne bu güzelliğiniz? Gelin gibi görünüyorsunuz adeta" gözleri parladı, hayranlıkla biz birbirimize bakarken aramıza ferman girdi "Koray, Sen neden lacivert takım elbisesini değil de bej olanı giydin? Hem o benim rolümün kostümüydü, nasıl ve nereden buldun!" Ferman adeta deliye dönmüştü ama ben Koray'ın açık yeşil gözlerinde kaybolmuştum bile. O bana bakarken ne hissediyordu bilemiyorum ama eminim ki o gözleri çok derinlere iniyordur. " Alo ben ne diyorum, burada baş çavuşun eşeği mi konuşuyor acaba?" Bakışlarım ona döndüğünde kısa bir kahkaha attım. " Neye gülüyorsan söyle bende güleyim " bir kere daha güldüm. "Özür dilerim Mahmut Hocam" Bu sefer de Koray'la birlikte güldük.

Ben gülmekten kırılırken aşağıya Açelya ve Azra indi ikisi de birbirinden güzeldi. Açelyanın üzerinde bebek mavisi uzun ve kısa yırtmaçlı bir elbise giymişti. Sarı saçlarını örgü yapmıştı, ardından topuz şeklinde toplamıştı. Masaldan fırlamış bir prensese benziyordu. Azra ise saçlarını topuz ile toplamıştı. Birkaç tutamı dışarda serbest bırakmıştı. Azra pastel yeşil tonlarında tüllerle süslenmiş katmanlı bir yırtmaçlı balo elbisesi giymişti. Kabarık ve tatlı görünüyordu. Herkes çok şıktı. Ta ki aşağıya Ediz inene kadar. Saçlarını taramışı ve yeşil gözleri çağı çıkmıştı. Üzerinde ise lacivert takımı ve içinde sarı renkli siyah noktalı ve kravatı vardı. Mendili ve kravatı aynıydı. İçinde ise beyaz bir gömlek vardı. Hemen ardından da Çağrı indi. Her şeyi siyahtı. Gözleri derinlere dalmıştı saçlarını iki yana doğru taramış ve jöle sürmüştü. Buradaki herkes olağan üzeri görünüyordu.

Bize doğru yaklaşan beyaz audi Ferman'ın karsısında durdu benimle aynı renk olan takımı giymişti ve kapıyı açmıştı bana "Bayanlar önden" diyerek önce kızlar sonra da erkekler arabaya bindi. "E e Tolga yok o nerde?" Herkes güldü, benim aksime. "Tolga böyle görevlere gelmez ki" dedi Açelya. Daha sonra şoför arkasını döndü. Tolga şoför olmuştu. "Madam beni kırıyorsunuz ama" dedi Tolga Açelya'ya doğru. Ben hala olayın şokundayken araba hızlandı ve Azra bir çığlık attı

...

Bir binanın önünde durmuştu. Herkes yavaş yavaş inmişti. Burası bir elmas sergisiydi ve bizim görevimiz kalp şeklindeki elmasları toplamaktı. Tüm grup asaletiyle sokaktaki insanları bir bir etkisi altına alıyordu. Tolga en önden daha sonra kızlar ardından erkekler sergi binasına girdik. Tolga durdu ve girişteki adama kartlarımızı göstermişti. İleride dört adet elmas vardı. Sergideki elmaslar birazdan fahiş fiyatlara satılacaklardı. Ben biraz yavaşladım ve Koray'ın hizasında durdum ve görevi sordum

DEVAM EDECEK...

Bölüm sonu

2 yorum