İçeriğe geç

ÖLÜ HEYKELLER

Bölüm 2 · 3 dk okuma

ÖLÜ HEYKELLER

Bölüm 2

BENİMLE BERABER Mİ?

Öldüm sandım, bir an bende o heykellerden birisi oldum sandım. Daha önce hiç bu kadar korkmamıştım. Alina sakin kalmış ve belki de onu o heykellerin başına göndermiştim. Aptal, aptal neden baş düşmanını seni tehdit eden varlıkların yanına gönderdim ki şimdi. benden başka ne beklenirdi zaten klasik Gece.

Yanımda duran adam diğer insanlara haber verdi. Yaşadığıma dair hiç bir tepki göstermememe rağmen yaşıyordum. Ben tam bir fiyaskoydum. İnsanlar bana bakıyor, kollarıma iğneler batırıp çıkarıyorlar. Ama ben hastanede değildim, nerden mi biliyordum; Etraf çamaşır suyu kokuyordu ancak hastanede ölülerin bedenine sarılan antibiyotiklerden kokardı ayrıca etraf mavi ve mor karışımı ile boyanmıştı ama hastanelerin içi beyaz olurdu kirler daha çabuk belli olsun diye.

Yanımdaki adamın yüzü yavaş yavaş netleşiyordu. Adamın keskin bir çenesi, dolgun çilek kırmızısı dudakları, beyaz teni, yeşil gözleri, altın sarısı saçları ve küçük kemerli bir burnu vardı. Vücudu kaslı bir yapıya sahipti . Boyu sanırım 1.85'ti. Ama beni buraya nasıl ve ne zaman getirdi bilmiyorum.

Başka bir kadın sesi duyuldu "Koray, acele et onu uyanık tutmamız lazım". Onun adı Koray'dı... " Tamam Açelya, hallediyorum" Koray bana döndü "Gece, beni hatırlıyor musun? Ben Koray PARLA. Dört yıl önce seninle üniversitede tanıştık. Şimdi hatırladın mı beni?" Gözlerim kapanmaya başladığında Koray beni yavaşça sarstı "Hey! Gece uyuyamazsın! Alina seni vurdu ama o da öldü. Sen ölemezsin" beni cidden tanıyor muydu? Alina tamamen ölmüş müydü.

Benim daldığım sırada Koray bileklerime soğuk bir şey sürdü. Kokusu ağırdı, sanırım limon kolonyasıydı. Ayaklarım yavaşça yukarı doğru yükseldi.

Aniden büyük bir acı ile bağırdım, bilincim açıktı ancak uyuma hissi gelmişti. Koray karnımın etrafını soğuk ve ıslak bir bezle temizledi. Yavaşça yarama bakmak için kafamı kaldırdığımda bağırsaklarımı dışarıda gördüm. Midemin bulantısı arttığında kusmak için kafamı yan yatırdım Koray ağız hizamda bir poşet koydu.

Kustuğumda, kusmuğumun kanla karışık olduğunu gördüm. Yanıma kumral bir kız geldi ve Koraya doğru "Koray, çok kan kaybediyor kan gurubunu sor. Bir dakika kusmuğu, kusmuğu kanlı. Acele edin Meriç abi nerde! Hatırlatıyorum ben doktor değilim." Yavaş yavaş bilincimi kaybediyordum. Duyduğum en son ses Kumral kıza aitti "Meriç abi koş!"

...

Uyandığımda şiddetli bir bulantım vardı. Kusmak üzere olduğum için başımı yan çevirdim ve kustum. Kusmuğum düzelmişti ve artık karın bölgemdeki yanma hissi sona ermişti. Rahatlamıştım açıkçası. Yanımda kimse yoktu. Tek başımaydım ama çok susamıştım. Az ilerideki masada bir şişe su vardı.

Susuzluktan ölüyordum adeta, gerçekten ölmemek için ayağa kalktığım sırada kapı yavaşça açıldı ve içeri kumral kız geldi. "Oo, hemen ayaklanmışsın bakıyorum da. Bu arada ben Azra Miray. Tanıştığıma memnun oldum." Kız çok dost canlısı bir tavır sergiliyordu. " Ben de Gece, sadece Gece. Tanıştığıma memnun oldum ben de" Azra yavaşça yanıma geldi ve beni oturttu. "Nereye. Eğer o suda gözün varsa söyleyeyim, ameliyattan çıkalı yirmi dakika bile olmadı, o yüzden su içemezsin ancak kırk dakika sonra istediğini yiyip içe bilirsin" dedi.

"Neden beni kurtardınız" dedim. Gözlerini kaçırdı ve "Biz, şey, ee, şey diye. Bunu bana değil de Ferman'a sorabilirsin çünkü ben bilmiyorum" dedi. "Siz" dedim "kaç kişisiniz?". Yanıtı hiç gecikmedi "Yedi, seninle beraber sekiz" dedi ardından ııı dedi. Benimle beraber mi? Yanlışlıkla bir şey mi kaçırdım ben? "Benimle birlikte mi?" Her ikimizde şaşırmıştık. Yüzü me baktı sonra gözlerini kaçırdı. Sonrada odadan çıktı. Ne olduğunu bile anlamamıştım.

Sonra odaya uzun boylu beyaz tenli siyah saçlı ve kirli sakallı bir adam gidi.

Hiç beklemeden söze girdi "Merhaba ben Ferman. Grubun ve senin başkanınım. Artık bizimle birlikte 'ölü heykeller' grubundasın Gece." ÖLÜ HEYKELLER mi? Çok saçma "Birincisi isim çok saçma, ikincisi ben sizin grubunuzda değilim son olarak üçüncüsü de beni nasıl buldunuz?" dedim. Şaşırmadı, devam ettim "Hem beni orada bulmanız imkansızdı, nasıl beni buldunuz?" cevabı çok saçmaydı "Bu seni hiç alakadar etmez, tamam mı?

ALLAHIM SEN BANA YARDIMCI OLDA ÇABUK İYİLEŞİM

Bölüm sonu

1 yorum