İçeriğe geç

Ollyg - my oc

Bölüm 2 · 8 dk okuma

Ollyg - my oc

Bölüm 2

Ormandaki kadın

- Hey Gwen bu kavanozda neyin nesi??

-D-Dur ne?!

Gwen daha bir şey diyemeden Sam Gwen'in çantasının suluk kısmındaki kavanozu kapar

-Sam! Geri ver onu!

-ohhhooo HEY! Mike şuna bir baksana sevgili Gwen'imiz okula bu sefer okula iğrenç bir kurbağa getirmiş!

-vay bu ne iğrenç bi şey hey Gwen bunu fen sınıfında içini açmamız için mi getirdin??

Sam ve Mike Bu sözden sonra Gwen'in ağlamaklı olduğunu ve korkuyla bakan gözlerini gördüklerinde kahkahayı patlattılar gülmeyi bırakıp lafa giren ilk kişi Mike'tı

-Hey sadece takılıyoruz dostum sakinleş bu sevimli yaratığın içini niye açalım ki?

-Aynen Gwen sakın bize ağlayacağını söyleme.

Gwen yarı gülmekli yatı ağlamaklı bir şekilde konuşuyor

-Beni korkuttunuz ama onu büyütmek için çok uğraştım Sam lütfen kavanozumu verir misin?

-Al bakalım dostum ama bir dahakine ağlarsan bu sefer gerçekten vermeyeceğim.

Sam kavanozu Gwen'e uzattı ama kızdan önce başka birisi kavanozu kaptı Bu Joseph'ti Sam Mike ve Gwen birden karşılarındaki iri çocuğa baktılar Sam kavanozun alınması ile hemen arkasından konuştu.

-Hey ver onu!

-hmm bakalım bu da neymiş??... Iyy gerçekten bi kurbağa mı getirdin Sam? Bu kadar iğrenç olacağını düşünm-

-Onu ben getirdim! Ve onu geri vermeni istiyorum Joseph.

Joseph Gwen'in kavanozu almak için uzattığı eline baktı ve alaycı bir tavırla tekrar küçük kıza baktı.

-O eline başka şeyler vermek isterdim ama benden küçüksün tatlım

-Aynı sınıftayız salak ve 2 yıl boyunca hep aynı dersten kalan ve bu yüzden sınıf atalayamayacak kadar gerizekalı olan ben değilim ama değil mi Joseph! Şimdi o kavanozu geri ver!

-Ne dedin sen seni küçük sürt-AHH!!

Gwen korkuyla geri çekildi ve gördüğü şeye neredeyse gülecekti Mike Joseph'in kasıklarına bi tekme geçirmiş ve o bağırırken elindeki kavanozu kapmıştı ardından koşmaya başladı Sam ve Gwen ona bakarken arkaya dönüp bağırdı.

-Hey aptallar koşsanıza! O koca puşt kendine gelince orda olmak istemezsiniz!!

Bunu duyan Gwen ve Sam birbirine bir saniye gülerek baktı ve yerdeki çantalarını kapıp Mike'ın arkasında koşmaya başladılar okuldan çıkar çıkmaz ağaçlık alana doğru koşmaya başladılar. Okuldan iyice uzaklaştıklarında üçlü nefes nefese yere çöktüler. Nefes bile alamazken kahkaha atmaya devam ettiler

-Mike o neydi ? Sen öldün oğlum biliyorsun değil mi?

-Sam kıçımı nasıl kurtarabilirim lan ben?

-Üzgünüm ama seni bu durumdan bırak Sam'i ilahi bi güç bile seni kurtaramaz

-Bu gün o halde okulu astık ha? Mike? Gwen? Ne dersiniz ormanda gezinelim mi?

-Bana uyar Mike'a her türlü uyacak gibi ha?

-Tabikide uyacak salak hahaha.

Böylece üçlü birlikte ormanda gezinmeye ve konuşup gülmeye başlamışlardı bazense birbirine çelme takıp düşürmeye çalışıyorlardı iki saat yürüdükten sonra ormanın derinliklerine gittiklerinde ağaçlar canlılığını yitiriyor ve kasfetli bir ortam oluşturuyorlardı bu çocukları germeye başlamıştı adımları yavaşlamış ve birbirine daha yakındurmaya başlamışlardı.

-H-hey çocuklar sizce fazla ilerlemedik mi?

-Gwen haklı ne dersin Sam geri dönelim mi?

-Ah bilemiyorum şey ben biraz daha gidip daha neler göreceğimizi merak ediyorum gelmicek misiniz?

-Sam zaten fazla islerledik daha ne kadar ileri gidebilir? Başka zaman yine gelip araştırırız burayı.

-Mike bile tırsmış baksana Sam hadi ama gidelim.

-Pekala ama söz verin geri gelicez değil mi?

-Söz veriyoruz Sam hadi gidelim.

Sam bir şey demeden başıyla onayladı ve geldikleri yolu geri dönmeye başladılar 1 saat geçmişti ama bu kuru ağaçların olduğu bölgeden bir türlü çıkamıyorlardı aynı yerde dönüp duruyor gibiydiler hava soğuma başlamıştı çozuklar birbirine yaklarıp adımlarını hızlandırdılar ama bi sonuca varamadılar korkuları büyüyordu artık yürümekten bacakları ağrıyordu bi ağacın altına oturup nasıl çıkacaklarını düşünüyorlardı birden birisinin sesi ile küçük bi çığlık atmaları bir oldu..

-Hey siz çocuklar kayıp mı oldunuz?

Ses bir kadın sesiydi ama fazlasıyla tok bir sesdi aşırı sakin ve tehtid edici bi tonu vardı sesini kibar çıkartmak için çabaladığı için mi böyleydi? Çocuklar korkuyla tam karşılarında uzun boylu kadına baktılar fazla genç görünüyordu ama buz gibi duruşu ve bakışları özellikle o yorgun ve göz altı neredeyse siyah olmuş gözleri taktığı gözlük bile soğukluğunu gizleyemiyordu.(görseldeki gibi ama şey yüzünde bir kaç çizik hayal edin o kadar yapamadım ama evet ana karakter neredeyse böyle sadece yüzünde bir kaç çizik hayal edin...)

-Siz dilinizi mi yuttunuz yoksa? Birisiniz cevap verse hm?

Bunu söylerken çocuklara yaklaşmış ve elleri cebinde biraz eğilerek çocuklara üstten bakıyordu. Bu kadın ne zamandır onları izliyor du? Cesaretini toplayan Mike konuşmaya başladı.

-Ş-Şey biz dolaşmak için ormana girdik a-ama kaybolduk hanımefendi...

Kadın bi an durdu ve kısa bi kahkaha attı soğuk sesi bir an gitmiş ve tatlı bir kahkaha atmıştı ama konuşmaya başladığında aynı tok ses gelmişti ama bu sefer daha az korkutucu.

-Hanımefendi? Ha? Bu kadar resmi olmana gerek yok ufaklık bende sizi ormanı yakmaya çalışan bir kaç yaramaz sandım...

-Burayı başkası mı yaktı o yüzden mi ağaçlar bu halde?

Soran kişi Gwen'di korkusu sesinden belliydi kadın ona döndüğünde kafasını eğdi o gözlere bakamıyordu.

-Evet aynen öyle ufaklık ve kafanı eğme seni ısırmam.

-Y-Yok ondan değil şey... g-gözleriniz biraz...

-yorgun ve keskin bir bakış ha? Ya da kısaca korkutucu?

-EVET!...

-Bağırmana gerek yoktu küçük sessiz ol.

-ben özür dile-

-Boşver!... Hadi ayağa kalkın sizi götüreyim görüldüğü üzre okula gidiyorsunuz hadi bakalım okula götüreyim sizi.

-P-Pekala ııııı....

-Bethany. Ama Betty yeterli olur küçük.

-Biz küçük değiliz üçümüzde 15 yaşındayız.

-Ona bakılırsa bende 20 yaşındayım küçük şey.

-Ne!? A-ama çok genç görünüyorsun 17-18 yaşında gibisin.

Bethany kahkaha attı o kadın gülünce çocukların içi rahatlıyordu resmen sıcak bi gülümsemesi vardı.

-Betty abla şey peki sen neden burdasın?

3 çocuğun aklındaki şeyi Sam sorabilmişti sonunda Betty bi süre sessiz kaldı ama cevap vermezse kabalık olacağını düşündü...

-Burda yaşıyorum ııh-..

-Sam adım Sam...

-Burda yaşıyorum Sam.

-N-nasıl yani?

-Ölü ormana girdiğiniz zaman 200metre Kuzey ve 80 metre batı yaptığınız zaman benim evim olucak sizi bulduğumda evimden sadece 10 metre uzaktaydınız...

-Bu ormanda nasıl yaşabiliyorsun burası korkutucu...

-Ah bana göre korkutucu değil prenses bu orman benim bütün herşeyim burayı avucumun içi gibi bilirim...

-Adım Gwen abla ve Bu da Mike.

-Ah sizinle tanıştığıma sevindim çocuklar...

Bundan sonra çocuklar bir şey sormadı ya da Betty sormadı hepsi sessiz bir şekilde Betty'i takip ediyorlardı çocuklar biraz arkada olduğu için fısıldıyarak konuşuyorlardı ama Betty'nin duymadığını düşündüler.

Gwen: Hey Mike Betty abla çok korkutucu değil mi sence?

Mike: Haklısın Gwen resmen korku filmlerindeki ormanda dolaşan bi seri katil gibi görünüyor...Hele o yaraları...

Sam: Hey çocuklar düşünsenize Betty abla bizi okula bırakıcak Joseph onu gördüğünde pantolonuna edicektir.

Gwen: Evet haklısın sence bizi onun manevi kardeşi gibi tanıttırmasını sağlayabilir miyiz? Bundan sonra ondan korktukları için bize bulaşan olmaz...

Mike: Bu çok havalı olurdu ama Betty abla kabul etmez ki baksana eminim yapıcak çok daha önemli işleri vardır hem onu yormaya hakkımız yok zaten çok yorgun görünüyor...

- Okulda sizi rahatsız eden birisi mi var ufaklıklar baya yavaş yürüyorsunuz bu gidişle anca yarın çıkarsınız bu ormandan.

Çocuklar duydukları sesle hemen önlerine döndüler ve adımlarını hızlandırıp Betty'nin yanından yürümeye başladılar .

-Soruma Cevap alamadım hm?

Üçüde birbirine baktılar sonra ise Betty'e ama o önüne bakarak konuşuyordu herkes birbirine bakarken Sam konuştu.

-Şey evet abla bir kaç çocuk var ve bize pek hoş davranmıyorlar...

-hmm.... O zaman sizi bir süre okula ben götüreyim ne dersiniz? Size sataşmaya çalışınca ben devreye girerim.

Çocuklar şaşkınlık içinde Kadına bakakaldılar yüzünde yarım bi sırıtış olan kadını gördüklerinde içleri ürpermişti ama bu fırsatı nasıl kaçırırlardı ki?

-Gerçekten mi abla??

-Teklif ettiğime göre prenses Gwen??

Çocuklar bu lakaba gülerken ablalarıda gülmeye başlamıştı Betty onlara baktığında içten içe duygulanmıştı. Uzun bir yok sonunda ormandan çıkmış ve okulu görmüşlerdi çocuklar sadece 3 ders kaçırmışlardı Betty'nin bu hızlı geri dönüşü gerçekten garipti dediği doğruymuş demekki ormanı çok iyi biliyordu.

-Evet hadi bakalım hangi sınıftasınız gösterin bakalım.

-Bu taraftan abla.

Çocuklar ablalarının elinden tutup okula soktular teneffüs saatiydi heykes uzun boylu kadına bakıyordu o yürüdükçe yoldan çekiliyorlardı çocuklar resmen süper bir güç elde etmiş gibiydiler. Sınıflarının önüne geldiklerinde üçüde tedirgindi ama sınıfa girdiklerinde Joseph ve 2 arkadaşı daha sınıfı boşaltmış sıraların üstünde oturuyorlardı sınıfa girenleri görünce yüzlerind ebir gülümseme oluştu ama üç çocuk sınıfa girdiklerinde arkalarından birisinin girdiğini gördüler Joseph'in 2 arkadaşı yutkunurken o çatık kaşlarla giren kişiyi inceliyordu. Uzun boylu çatık kaşlı ve asabi görünen bi kadındı bu.

-Hayırdır sümüklü bebeler beni dövdürtmek için bu kolay kadını mı buldunuz?

-Sen Joseph olmalısın ha?...

Çocuklar tam arkalarından gelen sesle irkildiler Joseph ise gergin bi şekilde yerinde kıpırdandı.

-Bu çocuklarla uğraşma Joseph küçük olduğun için bi uyarı ile geçicem sadec-...

-Sen neyden bahsediyorsun Sürtük! Ha? Bu sünepelere istediğimi yaparım bu seni ne ilgi-

-Bana bak küçük bu üçüde benim manevi kardeşim onlara zarar verirsen gözümü bile kırpmam seni dayak manyağı yaparım!

Joseph Kadın bunları söylerken ayağa kalktı ve kadının karşısında durup işaret parmağı ile kadının göğüsüne vurarak konuştu.

-Kaltak! Eğer canının yanmasını istemiyorsan ikile burda-AAAAA!

Kadın hiç beklenmedik bir hızla çocuğun parmağını ters çevirip bi korolma sesinin çıkmasına sebep olur çocuğu bıraktığında yere yığılan çocuk acıyla parmağını tutar kadın ise soğuk ve hiçbir şey olmamış gibi konuştu.

-Bana izinsiz dokunmaya kalkışma ufaklık!

-UGH SEN! SEN BUNU ÖDEYECEKSİN PİÇ KURUSU!!

-Ödeteceğin günü bekleyeceğim ufaklık.

Joseph acıyla 2 arkadaşı ile birlikte sınıftan çıktı Betty çocukları sıralarına yerleştirdi ve konuşmaya başladı.

-urgh şu velet gerçekten sinir bozucuymuş bu arada siz çocuklar neden bu akşam yemeğinde bana katılmıyorsunuz sizinle daha çok tanışmak isterim...

Gwen huzursuzdu aynı şekilde Mike da aynıydı sadece Sam konuştu...

-Şey abla eğer aileleri izin verirse olur..

-İzin istemenize gerek yok ben konuşurum siz sadece bu gece akşam yemeğinde beni yalnız bırakmayın lütfen...

Sıcak bir şekilde gülümseyen Betty çocukalrın hepsini ikna etmeyi başarmıştı bu gece uğraşması gereken şeyler biraz

zor olucaktı...

Ben bunu 2 bölüm yapayım en iyisi toplam 1567 kelime lan nedir bu??! 2. Bölümü erken yayınlayacağım onda hızlıca konuya giricem uzatarak can sıkmaya gerek yok bence.... 2. Bölüm en kısa zamanda...

🌙☕🥞🧸🩹🦔

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.