İçeriğe geç

OLD MAN

Bölüm 5 · 3 dk okuma

OLD MAN

Bölüm 5

5.BÖLÜM: ZAMANIN ÖTESİNDEKİ TOHUMLAR

Uzay istasyonunun metalik koridorlarında sadece havalandırma sisteminin düşük desibelli uğultusu duyuluyordu. Tom, üzerinde STAR-LIGHT amblemi olan tulumuyla, mekiğin son sistem kontrollerini yapmak için teknik panelin başında ter döküyordu. Sapsarı saçları alnına yapışmış, buğday teni panelin mavi ışığıyla aydınlanmıştı.

​Tam o sırada, elinde dijital verilerle dolu bir tabletle Isabel Clark belirdi. Tom’un titiz çalışmasını bir süre sessizce izledikten sonra yanına yaklaştı.

​Tom: "Hala üzerinde çalışmamız gereken birkaç kütleçekim denklemi var, Isabel. Jüpiter yakınındaki o delik şakaya gelmez."

​Isabel: "Denklemler halledilir Tom. Ama asıl sorunumuz denklemler değil, arkamızda bıraktığımız dünya."

​Tom elindeki aleti bırakıp Isabel’e döndü. Genç kadının gözlerinde, sadece bir bilim insanının değil, bir stratejistin soğuk ama kararlı bakışı vardı. Isabel tabletindeki bir grafiği Tom’a doğru çevirdi.

​Isabel: "Bak bu verilere... Dünya nüfusunun artış hızı sadece durmadı, geriye sarmaya başladı. İnsanlık artık sadece soğukla değil, kendi sonuyla da savaşıyor. Eğer o gezegenlerde sadece su bulup dönersek, döndüğümüzde kurtaracak kimseyi bulamayabiliriz."

​Tom kaşlarını çattı. "Ne demek istiyorsun? Görevimiz keşif değil miydi?"

​Isabel: "Planımı değiştirdim Tom. Eğer o üç gezegenden birinde yaşam imkanı varsa, orada kalacağız. Yanımıza aldığımız embriyo bankası ve genetik havuzla bir insan kolonisi kuracağız. Dünya'daki yangın sönene kadar, insanlığın tohumlarını o uzak galaksiye ekeceğiz."

​Tom bir an duraksadı. Sırtındaki o ağır sorumluluğu ilk kez bu kadar net hissetti. Artık sadece bir pilot değil, yeni bir medeniyetin kurucusu olma ihtimaliyle karşı karşıyaydı.

​Tom: "Peki ya geri dönmek isteyenler? Ya da buradaki sevdiklerimiz?"

​Isabel: "Einstein ve TON-618 bizim için o kararı çoktan verdi Tom. Biz solucan deliğinden geçtiğimiz an, Dünya için yüzyıllar geçmiş olacak. Dönecek bir evimiz kalmayacak, bu yüzden yeni bir ev inşa etmek zorundayız."

Profesör Mark Clark, istasyonun en geniş ve teknolojik donanımlı toplantı odasında ekibi bir araya getirdi. Odanın ortasındaki devasa hologram masasında, TON-618'in ürkütücü ama bir o kadar da büyüleyici görüntüsü dönüyordu.

​Işıklar loşlaştı, Profesör’ün yüzündeki yorgunluk çizgileri dijital ekranın yansımasıyla daha belirgin hale geldi.

Profesör Clark, masanın üzerindeki bir dosyayı kaydırarak havaya yansıttı. Karmaşık matematiksel semboller ve geometrik şekiller odanın tavanına kadar yükseldi.

​Clark: "Hepiniz buradasınız çünkü zamanımız tükendi. Einstein’ın genel görelilik teorisindeki eksik halkayı, yani TON-618 gibi aşırı kütleli bir kara deliğin merkezine yaklaştığımızda zamanın tam olarak nasıl kırıldığını çözmeye çok yaklaştık. Bu formül, STAR-LIGHT’ın sadece bir uzay gemisi değil, bir zaman sığınağı olmasını sağlayacak."

​Tom, kollarını göğsünde kavuşturmuş, sapsarı saçlarının altındaki keskin bakışlarını formüllere dikmişti. Buğday teni, ekrandaki kırmızı uyarı ışıklarıyla gölgeleniyordu.

​Tom: "Yani bu denklemler bize, kara deliğin olay ufku yakınında geçirdiğimiz her saniyenin Dünya'da kaç yıla bedel olacağını mı söylüyor?"

​Clark: "Tam olarak öyle Tom. Ve bu bizi Isabel’in sunduğu acı gerçeğe getiriyor: Kolonileşme."

​Profesör derin bir nefes aldı ve ekibin geri kalanına, Emily ve Edman’a baktı.

​Clark: "Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor ve doğum oranları çakıldı. Güneş sönmeye devam ederken, insan ırkının devamlılığını sağlamak için tek şansımız bu yolculuk. Gideceğiniz o üç gezegenden ikisi, TON-618'in kütleçekimi sayesinde donmaktan kurtuluyor ama aynı zamanda zamanın dışında kalıyor. Eğer orada bir koloni kurarsak, insanlık Dünya'daki felaket bitene kadar —ki bu binlerce yıl sürebilir— orada güvenle gelişebilir."

Edman: "Yani biz sadece pilot ve mühendis değiliz Profesör. Biz, insanlığın tohumlarını taşıyan birer taşıyıcıyız, öyle mi?"

​Clark: "Evet Ed. Isabel’in planı doğrultusunda STAR-LIGHT’a yerleştirilen dondurulmuş embriyolar ve genetik banka, sizin yeni dünyadaki en değerli kargonuz. Einstein’ın bu formülü sayesinde, doğru zamanlamayı tutturursak o gezegenlere indiğinizde insanlığı sıfırdan başlatacak teknolojiye ve zamana sahip olacaksınız."

​Isabel, büyükbabasının yanına geçip elini masanın üzerine koydu. "Bu bir keşif görevi değil beyler. Bu, insan neslinin 'B Planı'. Geri dönmek, artık bir seçenek değil; bir zorunluluk da değil. Yeni evimizi inşa etmek zorundayız."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.