İçeriğe geç

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 30 · 2 dk okuma

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 30

En Uzun Gece

Atölyedeki duvar saati...

**03.42'yi** gösteriyordu.

Normalde bu saatlerde Maison Noir tamamen sessiz olurdu.

Ama bu gece...

Dikiş makineleri durmuyordu.

Ütüden çıkan buhar atölyeyi kaplıyor, makas sesleri birbirine karışıyordu.

Sabotaj yüzünden zarar gören kıyafetlerin büyük kısmı sökülmüş, yeniden dikilmeye başlanmıştı.

Kimsenin gözünde uyku kalmamıştı.

---

Lara, elindeki ceketin yakasını dikerken esnedi.

"Bu kaçıncı kahvem?"

Kerem, bilgisayar ekranından gözünü ayırmadan cevap verdi.

"Altıncı."

"Sayıyor musun?"

"Sen saymayı bıraktığın için."

Lara hafifçe gülümsedi.

"Teşekkür ederim."

Kerem ilk kez bunu duyuyormuş gibi şaşırdı.

"Ne için?"

"Beni susturmadığın için."

"Seni susturabilen biri varsa tanışmak isterim."

Lara elindeki ipliği ona doğru fırlattı.

"Çok komiksin."

"Öyleyim."

İpek uzaktan onları izleyip Ege'ye eğildi.

"Bunlar kavga ederek flört ediyor."

Ege başını salladı.

"Ben de artık öyle düşünüyorum."

---

Saat sabah altıya yaklaşırken...

İpek'in parmakları titremeye başladı.

İğneyi kumaşa geçirmek isterken yanlışlıkla parmağına batırdı.

"Ah!"

Ege hemen yanına geldi.

"İpek."

İpek elini saklamaya çalıştı.

"İyiyim."

"Göster."

"Bir şey yok."

Ege nazikçe elini tuttu.

Parmağından küçük bir damla kan akıyordu.

Ege cebinden temiz bir mendil çıkardı.

Sessizce parmağına bastırdı.

İpek ona bakıyordu.

"Bu kadar telaşlanmana gerek yoktu."

Ege gözlerini kaldırdı.

"Vardı."

"Neden?"

Çünkü..."

Bir an duraksadı.

"...sana bir şey olunca benim canım acıyor."

İpek'in nefesi kesildi.

Atölyedeki sesler sanki uzaklaştı.

Ege de söylediği cümlenin farkına varmıştı.

İlk kez bakışlarını kaçırdı.

"Ben..."

"Söylemek istememiştim böyle."

İpek yavaşça gülümsedi.

"İyi ki söyledin."

Ege şaşkınlıkla ona baktı.

İpek derin bir nefes aldı.

"Ben de..."

"...uzun zamandır senden hoşlanıyorum."

İkisi de birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.

Sonra Ege utangaç bir gülümsemeyle sordu:

"Yani..."

"Bu..."

"...bir şansım olduğu anlamına mı geliyor?"

İpek başını hafifçe salladı.

"Evet."

Ege istemsizce güldü.

"İnanamıyorum."

Lara uzaktan olanları görünce dirseğiyle Kerem'e vurdu.

"Bak."

Kerem başını kaldırdı.

İpek ile Ege hâlâ birbirlerine bakıyorlardı.

Kerem gülümsedi.

"Sonunda."

Meral Hanım da fark etmişti.

Mert'e sessizce,

"Çok yakışıyorlar."

dedi.

Mert ilk kez ona bakarak gülümsedi.

"Evet..."

"...gerçekten."

---

Sabah güneşi pencerelerden içeri süzülmeye başladığında...

Koleksiyonun büyük kısmı yeniden hazırlanmıştı.

Elena heyecanla içeri girdi.

"Harika haber!"

Herkes ona döndü.

"Bellanova ekibi provalar için iki saat sonra geliyor."

Meral Hanım rahat bir nefes aldı.

"Yetiştirdik."

Tam herkesin yüzü gülmeye başlamıştı ki...

Koridordan büyük bir gürültü geldi.

Ardından...

Cam kırılma sesi.

Herkes koşarak dışarı çıktı.

Atölyenin ön camı paramparça olmuştu.

İçeriye büyük bir taş atılmıştı.

Taşa bağlı küçük bir not vardı.

Kerem notu çözüp açtı.

Üzerinde sadece şu yazıyordu:

> **"Bu daha başlangıç."**

Atölyedeki herkes donup kaldı.

Lara'nın yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu.

Bu artık sadece bir iş rekabeti değildi.

Birileri...

Onları korkutmaya çalışıyordu.

Ve ilk kez herkes aynı şeyi hissetti.

**Bu iş sandıklarından çok daha tehlikeli bir hâl almaya başlamıştı.**

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.