İçeriğe geç

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 17 · 3 dk okuma

Ölçüler Arasında Aşk

Bölüm 17

Kayıp Patika

Kamp ateşinin etrafındaki neşeli hava, Alessandro'nun son cümlesiyle tamamen dağılmıştı.

"...Atelier Vesper düşündüğümüzden çok daha tehlikeli."

Herkes birbirine bakıyordu.

İlk sessizliği bozan kişi Lara oldu.

"Birisi bana artık düzgünce açıklayabilir mi? Bu Atelier Vesper tam olarak ne istiyor?"

Alessandro elindeki dosyayı masaya bıraktı.

"Henüz kesin bilmiyoruz."

Sofia dosyadan birkaç fotoğraf çıkardı.

Fotoğraflarda farklı moda evlerine ait koleksiyonlar vardı.

"Son iki yılda Avrupa'da dört büyük moda evi, yeni koleksiyonlarını tanıtmadan birkaç hafta önce aynı sorunu yaşadı."

Mert fotoğraflara yaklaştı.

"Tasarımlar çalınmış..."

Sofia başını salladı.

"Sadece çalınmadı."

Bir sonraki fotoğrafı gösterdi.

"Aynı tasarımlar Atelier Vesper tarafından birkaç gün önce piyasaya sürüldü."

İpek şaşkınlıkla ağzını kapattı.

"Yani..."

"Evet." dedi Alessandro.

"İnsanlar da onları kopyacı sandı."

Atölyede ağır bir sessizlik oluştu.

Meral Hanım ilk kez gerçekten endişeli görünüyordu.

"Bizim de başımıza aynısı gelebilir."

"Tam olarak bundan korkuyoruz." dedi Sofia.

---

Gece geç saatlerde herkes odalarına çekilmişti.

Lara ise uyuyamıyordu.

Camdan dışarı baktı.

Ay ışığı gölün üzerine vuruyordu.

"Biraz hava alacağım."

Sessizce dışarı çıktı.

Kamp alanı neredeyse bomboştu.

Sadece birkaç kamp lambası yanıyordu.

Lara göl kıyısına kadar yürüdü.

Derin bir nefes aldı.

"İnsan bazen sessizliği de seviyormuş..."

Arkasından bir ses geldi.

"Senin bunu söylediğine inanamıyorum."

Lara arkasını döndü.

Kerem.

"Eğer beni korkutmaya çalışıyorsan..."

"Başardım mı?"

"Hayır."

"Yüzündeki ifadeye göre evet."

Lara gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.

"Uyuyamadın mı?"

Kerem omuz silkti.

"Sen çıkınca ben de çıktım."

"Neden?"

"Tek başına dolaşmanı istemedim."

Lara alaycı bir ses tonuyla konuştu.

"Ne kadar centilmence."

"Öyleyimdir."

"Abartma."

Bir süre ikisi de sessizce gölü izledi.

İlk kez birbirlerini rahatsız etmeyen bir sessizlikti.

---

Ertesi sabah...

Alessandro herkesi tekrar topladı.

"Günaydın."

Kimse cevap vermedi.

Lara kahvesini kaldırdı.

"Ben kahvemi içmeden günaydın diyemiyorum."

Meral Hanım istemsizce başını salladı.

"Bu konuda aynı fikirdeyiz."

Mert hemen gülümsedi.

"İlk ortak noktamız."

"Yanlış anlamayın."

"Çok geç."

Lara fısıldadı.

"Bir puan daha Mert Bey'e."

---

Kahvaltının ardından Sofia haritayı masaya serdi.

"Bugünkü görev biraz farklı."

Lara derin bir nefes verdi.

"Yine mi görev?"

"Bu kez ekip çalışması değil."

Herkes merakla baktı.

"Her çift, haritadaki kontrol noktalarına giderek küçük görevleri tamamlayacak."

Kerem keyifle sırıttı.

"Yani yine Lara'yla birlikteyim."

Lara hiç düşünmeden cevap verdi.

"Şanssızlık işte."

"Evet ama benim için değil."

Lara gözlerini devirdi.

---

Yaklaşık yarım saat sonra...

İpek ve Ege ormanın kuzey patikasında ilerliyordu.

İpek elindeki pusulaya baktı.

"Sanırım doğru yoldayız."

Ege haritaya baktı.

"Sanırım."

"Bu 'sanırım' hiç güven vermiyor."

"O zaman yüzde seksen doğru yoldayız."

İpek güldü.

"Şimdi daha çok korktum."

---

Diğer tarafta...

Lara önden yürüyordu.

Kerem ise rahat rahat arkasından geliyordu.

"Yavaş yürür müsün?"

"Hayır."

"Neden?"

"Çünkü sen sinir oluyorsun."

Kerem gülmeye başladı.

"Sen gerçekten beni sinir etmekten keyif alıyorsun."

Lara dönmeden cevap verdi.

"Bir hobim olması lazım."

Tam o sırada...

Ayağının altındaki toprak hafifçe kaydı.

"Lara!"

Kerem refleksle kolundan tuttu.

Ama bu kez ikisi birden dengesini kaybetti.

Yuvarlanmaya başladılar.

"Eyvah!"

İki saniye sonra...

Yumuşak çimenlerin üzerine düştüler.

Kerem altta...

Lara üstteydi.

İkisi de birkaç saniye kıpırdamadı.

Sonra aynı anda konuşmaya başladılar.

"İyi misin?"

"İyi misin?"

Bir an göz göze geldiler.

Lara ilk kez Kerem'in kahverengi gözlerine bu kadar yakından bakıyordu.

Kerem de onun yüzündeki birkaç dağınık saç telini fark etmişti.

Tam o sırada...

Yakındaki bir çalıdan hışırdama sesi geldi.

Lara panikle ayağa fırladı.

"Kesin ayı!"

Kerem de hemen ayağa kalktı.

"Bu bölgede ayı yok."

"Ya varsa?"

İkisi dikkatle çalıya bakarken...

İçinden küçük, tombul bir kirpi çıktı.

Kirpi ikisine de birkaç saniye baktı.

Sonra hiçbir şey olmamış gibi yürüyüp gitti.

Sessizlik.

Kerem dudaklarını birbirine bastırdı.

Lara kollarını göğsünde birleştirdi.

"Gülmeyeceksin."

Kerem başını eğdi.

"Gülmüyorum."

Omuzları titriyordu.

"Gülüyorsun."

"Hayır."

"Kerem!"

Kerem sonunda kahkahayı patlattı.

Lara önce suratını astı.

Sonra kendisi de gülmeye başladı.

Bu, ikisinin birlikte attığı ilk gerçek kahkahaydı.

---

Ancak onlar bunun tadını çıkarırken...

Ormanın biraz ilerisinde siyah montlu bir adam büyük bir kayanın arkasından onları izliyordu.

Elindeki fotoğraf makinesiyle birkaç kare çekti.

Telefonunu çıkardı.

"Evet

."

Karşı taraftaki kişi konuşurken adam gözlerini Lara ve Kerem'den ayırmadı.

"Onları buldum."

Bir an durdu.

"Ve planın ikinci aşaması için hazırız."

Adam telefonu kapattı.

Yüzünde tekinsiz bir gülümseme vardı.

Kamp artık sadece bir ekip çalışması etkinliği değildi.

Birileri onları adım adım takip ediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.